İnsanlığın yaşamsal, düşünsel, siyasal ve kültürel değişimi binlerce yıl sürmüştür ve halen sürmektedir. Bu değişim esnasında en etken olan sebep ve sonuç olgusudur. Dünya tarihindeki olayların incelenmesi genellikle kronoloji esasına göre gerçekleştirilir. Çünkü tarihi olayların özelliklerinden biri, sebep sonuç ilişkisidir. Tarihsel süreçlerde bazı olaylar ortaya çıkan yeni gelişmelerin sebebi olurken başka bir açıdan bakıldığında kendinden önce değişimlerin sonucu olabilir. Bu süreçte meydana gelen bazı değişimlerin etkisi ise farklı coğrafyalar ve toplumlar üzerinde oldukça büyüktür.
Bu nedenle büyük etki oluşturan yeni gelişmeler tarihsel dönemlerin belirleyici olayları olarak kabul edilir.
Kronolojik olarak farklı devirlere bakıldığında tarihin seyrini değiştiren belirleyici olayların önemlilerden birkaçı şunlardır:
“Yazının icadı, tekerleğin ve ateşin bulunuşu. Roma İmparatorluğu’nun kuruluşu. Kavimler Göçü. Talas Savaşı. İstanbul’un Fethi. Roma ve Bizans İmparatorluklarının yıkılışı. Moğol İmparatorluğu’nun kuruluşu. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve yıkılışı. Coğrafi keşifler. Saatin icadı. Fransız İhtilali. Napolyon’un Waterloo Savaşı ile durdurulması. Magna Carta ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi. İlk buharlı lokomotifin kullanımı. Sanayi Devrimi. Bolşevik İhtilali. 1929 Dünya Ekonomi Krizi. Maraton Savaşı. Haçlı Seferleri. 1 ve 2. Dünya Savaşları olarak sıralanabilir.”
Bu savaşlardan birkaçını biraz detaylandırarak anlatırsak tarihin seyrinin nasıl değiştiğini gayet kolayca anlarız;
“Maraton Savaşı kronolojik olarak tarihin ilk savaşları arasında yer alır. MÖ 490 yılında gerçekleşen savaş, Yunanlılar ve Persler arasında meydana gelmiştir. Savaş sonucunda Yunan medeniyeti daha geniş coğrafyalara yayılmış ve kök salmıştır.
Tarihin seyrini değiştiren savaşlardan biri de Talas Savaşı,dır. Çin’in Orta Asya’dan batıya doğru yayılmasını engellemiştir. Aynı zamanda Çin’deki barut, pusula ve kâğıt gibi önemli icatlar batıya taşınarak yeni keşiflerin yolu açmıştır.
Tarihin dönüm noktalarından biri de İstanbul’un Fethi’dir. Bizans ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşmiştir. Bu savaş sonucunda Bizans yani Doğu Roma Devleti tarih sahnesinden çekilmiş, Osmanlı Devleti yükselişe geçmiştir. Kronolojik tarih açısından İstanbul’un Fethi, Orta Çağ’ın kapanışı ve Yakın Çağ’ın başlangıcı kabul edilir.
Haçlı Seferleri de tarihin seyrini değiştiren olaylardan biridir. Batı dünyasının Türk Devletleri ve Osmanlı Devleti üzerine düzenlediği bu akınlar sırasında farklı milletler arasında kültür etkileşimini artırmıştır. Aynı zamanda yeni icatlar, savaşlar yoluyla batıya taşınarak yeni keşiflerin önünü açmıştır. Haçlı Seferleri sonucunda alınan zaferler Osmanlı Devleti’nin geniş coğrafyalara yayılmasını da sağlamıştır.
Waterloo Savaşı, Napolyon’un durdurulması noktasında en önemli tarihi olaylar arasında yer alır. 1815 yılında gerçekleşen savaş sonucunda Fransa’nın tüm Avrupa’ya hâkim olması engellenmiş ve Napolyon’un ilerleyişi durdurulmuştur.”
Tarihin seyrini değiştiren en önemli savaşlar denince akla hiç şüphesiz 1. ve 2. Dünya Savaşları’da gelir. Bu savaşlar sonucunda pek çok ülke yıkılmış, ülkelerin coğrafi sınırları değişmiş, insan nüfusu azalmıştır. Ayrıca pek çok yeni ülke kurulmuştur.
Farklı tarihi devirlerde kurulan, geniş kıtalara hükmederek tarihin seyrini değiştiren imparatorluklar vardır.
Mesela; Persler, Roma, Britanya, Osmanlı, Rus ve Moğol İmparatorlukları geniş topraklara yayılarak farklı coğrafyalarda hüküm sürmüştür. Pers İmparatorluğu Mısır’dan Hindistan’a ve Mezopotamya’dan Avrupa sınırlarına kadar geniş bir coğrafyaya hükmetmiştir. Tarihin öne çıkan imparatorluklarından biri de Roma Medeniyeti’dir. MÖ 27 yılında kurulan imparatorluk MS 395 yılına kadar varlığını sürdürerek batıdan doğuya oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Gücü zayıfladığında Batı ve Doğu Roma olmak üzere ikiye ayrılmış ve Osmanlı Devleti; Doğu Roma’yı ele geçirince yükselişe geçmiş, doğudan batıya kolayca hakim olmuştur.
MS 1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti fiili olarak 1923 yılında yıkılmıştır. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra yıkılan imparatorluklardan biri olan Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika’dan Doğu’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar oldukça geniş bir yüzölçümüne sahip olmuştur.
Tarihi olaylar; savaşlar, imparatorlukların yükselişi ve yıkılışının yanı sıra bilimsel devrimler ve yeni keşifleri de kapsar. Antik Yunan döneminden beri pek çok farklı bilgin tarihin seyrine yön veren keşif ve buluşlar gerçekleştirmiştir. Antik Yunan’da Aristo, Hipokrat ve Pisagor’un geliştirdiği teoriler modern bilimin temelini atmıştır.
İslam ve Türk dünyasında yaşayan İbni Sina ve İbni Rüşt; Orta Asya’da Biruni, Ali Kuşçu, Uluğ Bey, İbni Heysem, Farabi ve Harezmi gibi alimler ise Yunan bilginlerinden aldıkları teorileri daha ileri noktaya taşımışlardır. Kâğıdın, Talas Savaşı ile Çin’den farklı coğrafyalara taşınması ise matbaanın icadının hız kazanmasını sağlamıştır. Matbaa ile birlikte Rönesans ve reform hareketleri ortaya çıkmıştır.
Galileo Galilei’nun dünyanın yuvarlak olduğunu keşfinden sonra tarih boyunca Newton’un yerçekimi kanunu, Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini keşfi, Einstein izafiyet teorisi gibi modern fiziğin temelini atan pek çok bilimsel gelişme yaşanmıştır.
Yaşanan bilimsel gelişmeler arasında hiç şüphesiz Sanayi Devrimi ve atom bombasının icadı tarihi değiştiren olayların başında yer alır. Sanayi Devrimi, 1. Dünya Savaşı’na girme sürecini hızlandırırken; atom bombasının icadı ise 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirmiştir. Her dönem tarihe yön veren bilim insanları ile günümüze değin farklı icatlar ve bilimsel keşifler gerçekleştirilmiştir.
Kısacası: Tarihte, her sebebin bir sonucu insanlığı geliştirmiştir. Elbette ki, bu buluş ve icatlar yine insanlık lehine uygulandığı sürece güzel olmuş ve de insanlığa mutluluk getirmiştir. Ne yazık ki; bu buluşların ve icatların bazen de insanların egosu yüzünden toplumlara zarar verir duruma gelmiştir. Temennim o dur ki; savaşlara son verilir ve bu bilimsel gelişmeler, inşallah insanlığın barış ve de huzur içersinde yaşaması için kullanılır