“YÂSÎN” SURESİ HAKKINDA BİLİNMEYENLER!

Resûl-i Ekrem salla’llâhu aleyhi ve selem Efendimiz, bir Hadis-i Şerif’lerinde şöyle buyurmuştur.

Şöyleki, “ Şüphesiz, herbir şey’in kalbi varıdr; Kur’ân-ı Kerim’in kalbi de “ Yâsîn,” suresidir.”Tefsir-i Kebîr Sahibi,Fahruddin-i Râzî, “ Yâsîn,” Suresinde üç usûl en kuvvetli burhan, açık ve vâzıh delillerle) takrir buyrulmuştur. İbtidâ’ da ( başlangıçta) Risâlet( Peygamber’lik) “Sen şüphesiz, Peygamber’ler’densin.” ( YâsÎn/ 36/3). Bu beyanın açık burhanı,( Sarîh delili) “ Hikmet dolu Kur’ân hakkı için,” ( Yâsîn/ 36/ 2). İkinci burhan, sarih delil,” Doğru yol üzeridesin.” “( Bu Kur’ân) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.” “ Ata’ları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.” ( Y 36âsîn/ 36/4,5,6). Nihayetinde ise, Vahdaniyet ve Haşr ( öldükten sonra tekrar dirilmek.).” Bir şey yaratmak istediği zaman O’nun yaptığı “ Ol” demekten ibarettir. Hemen oluverir.” “ Her şeyin mülkü kendi elinde ( yed-i Kudretinde) Allah’ın şanı ne kadar yücedir! Siz de O’na döneceksiniz. ( yâsîn/ 36/82,83)n

Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem, “ Ölümü yaklaşan birisi için, Yâsin-i Şerif’in telkin edilmesini ve onun başı ucunda okunmasını mendub kılmıştır.( ya’nî sünnettir.” Tefsir-i Kebîr/ Cild/7/Sahife/122)

Resûl-i Zîşân salla’llâhu aleyhi ve sellem, yine buyundular,ki: “ Şüphesiz, her şeyin bir kalbi vardır; Kur’ân-ı Kerim’in kalbi de “yâsîn,” Suresi’dir. Herkim Allah rızasını tlep ederek bu Sure’yi okursa Allah onu bağışlar ve Kur’ân-ı Kerim’i 22 kere okumuş gibi onu ecir-sevab ihsan eder.Her hangi bir müslüman ki, Melekü’l-Mevt ecelini almak ruhunu kabz’etmek için geldiğinde, onun başı ucunda “ Yâsîn,” Suresi okunursa, Yasin-i Şerif’in herbir harfine on melek iner, Ölüme hazırlananın önünde saf tutarlar, onun için salat ederler( rahmet dilerler),onun istiğfar ederler gasline ( yıkanmasına) şahid’lik ederler, cenazesine tabi olurlar, cenaze namazını kılarlar kabrine defninde şehadet ederler.”

“ Her hangi bir müslüman,ki, Sekerat-ı Mevt halinde iken onun yanında, başı ucuinda Yâsin-i Şerif okunursa, Cennetin hazinlerinden Rıdvan ismindeki melek gelmeden, Melekü’l-Mevt,(Ölüm Meleği) onun ruhunu kabz’etmez. Cennet Hazini Rıdvan cennet şarabınran bir şerbetle gelir, yatağı üzerinde yatıyorken o şerbeti içirir,Melekü’l-Mevt( ölüm Meleği) ruhunu kabz’eder,susuzluğa doymuş olarak ruhu alınır, Cennet Şarabına ve suya doymuş olarak kabrinde bekler, Peygamber’lerin havuzlarından hiçbir havuza ihtiyaç duymaz. Hatta, hiç susuzluk hissi duymadan cennete girer.”

Yine, Resûlü Ekreim salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz Buyurdular: “ Şüphesiz, Kur’ân-ı Kerim’de bir Sure vardır,ki, okuyana şifa, dinleyenlere mağfiretlerine sebeb’dir. Agah ve mütenebbih olunuz,ki, bu Sure,” Yâsîn,” Suresi’dir.( Tefsir-i Kebîr/ Cild/ 7/Sahife/ 122,123/ Kenar)

Bir mü’min yaşlandığında,( yaş aldığın’da) buna “ Sinnü’l- İyas,” deniliyor,ki seksen yaşına baliğ olduğunda, itaat halindeyse,( büyük günahlardan içtinab ediyorsa,( kaçınıyorsa), Kalem ondan kaldırılır, seyyiatı,( hasbe’l-beşer işlediği küçük günahlar ve kabahatler) yazılmaz. Tıpkı, sabî’lerin seyyiatı( küçük günahları yazılmadığı gibi… Kiramenkâtibîn meleklerinden sağ omuzlarda kişinin yaptığı amel-i salihleri( iyilikleri ) yazan melem, sol omuzlarda, kişinin günahlarını, seyyiatini yazan meleğe, seksen yaşına baliğ bir kimse için, 2 Seyyiati,” yazma, defteri boşuna karalama, nasıl olsa, Allah afvedecek, karalamak, silmek mecburiyetinde kalırsın,” diye ihtarda bulunur.

Rivâyet olunduğu üzere, Cenab-u Hakk bir Hadis-i Kudsî’sinde şöyle buyuruyor.” Yaşlılık Benim Nurum’dur; ve şüphesiz, ben, Nuru’mu Narım ( Ateşim) ile yakmaya haya ederim.” (Hamâmî zâde, Yâsîn Tefsiri/ Sahife/ 44)