EHL-İ SÜNNETE GİYDİRİLEN DELİ GÖMLEĞİ; KERBELA!...
Daha önceleri de def’a’larca ifade ettiğim gibi, zaman zaman, internet Vasatı’na câlib-i dikkat yazılar düşüyor. Bunlardan birisi de pek Muhterem, Av. Abdüssamad Aydın Beyefendi’nin 27.06.2026 tarihli yazısıdır. Türkiye’deki Şî’a severlere karşı ehl-i Sünnet mensuplarını ikaz eden bu enfes yazıyı iftiharla köşeme aktarıyorum: - “ Ma’sûmiyet ve mazlûmiyet algısı üzerine kurulu, İslâm’ı şî’î’leştirmek amaçlı büyük çaptırma; Kerbela! Ehl-i Sünnet’in 1300 yıldır, “Ama biz de ehl-i Beyt-i seviyoruz,” cümleleriyle kimseyi ikna edemediği alnımıza çalınmış, kara bir leke Kerbela! İslâm’ın en büyük, en asil ve en anlamlı devletlerinden olan, Emevî’lerin üzerine yapıştırılmış kara bir yafta Kerbela! Herkesin doğru sandığı karalama, menkıbe ve hikâyelerle efsaneleştirilerek, İslâm’a sokulmuş sinsî nifak, ağır fitne, büyük yalan; Kerbela! Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğuna boyun eğdiren, gerçekler karşısında dillerinin sustuğu, büyük bühtan; Kerbela! Haz. Muaviye radiya’llâhu anh ve oğlu Hz. Yezîd ve Emevî İslâm İmparatorluğu üzerinden koskoca ehl-i Sünnet dünyası’na yapılmış büyük i’tibar suikasdı; Kerbela!
Perdeler arkasında bırakılmış Kerbela olayı, Şî’a’ nın babasının malı mıdır ki, eline almış masallarla süslü, bir Kerbela kılıcı, ehl-i Sünnet’e saldırıyor tam 1300 yıldır. Evet, o Kerbela son 20 yılda, Suriye, Irak, Afganistan ve Yemen’de katl’edilen 6,5 milyon ehl-i Sünnet’e ortak suçlama!!! Evet Kerbela, bu ümmetin içinde işlenen tek cinâyet midir? Ya da içine düştüğü tek fitne ya da dökülen tek kan mıdır, ya da kardeş kardeşe kılıç çektiği tek olay mıdır ki, tüm ehl-i Sünnet’i 1400 yıldır, büyük bir karalamaya muhatap ediyorsunuz bu tek olayla?!
O zaman cevap verin, ey Haz. Hüseyin’in şehâdeti üzerinden Haz. Muhammed sala’llâhu aleyhi ve sellem ve sahabesine saldıran ey Şî’a Şî’a severler. İslâm’ın 1. Halifesi Hazret-i Ebû Bekir ile onun kızı olan Peygamberimizin zevcesi Hazret-i Âişe anne’mizin iffeti, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersiz? Ya İslâm’ın 2. Halifesi, Şehîd Haz. Ömer’in kanıyla onun kızı olan, Peygamber’imizin Zevcesi Haz. Hafsa anne’mizin iffeti, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değerliydi. Ya da İslâm’ın 3. Halifesi ve Peygamber’imizin iki Haz. Rukiye ve Haz. Ümm-ü Gülsüm’ün zevci (Peygamber damadı) olan Şehid Haz. Osman’ın 40 gün susuz bırakıldıktan sonra Kur’ân başında şî’î’ler tarafından şehîd edildiğindeki Kur’ân’a dökülen kanı, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi? Ya da Haz. Osman’ın katilini engellemeye çalışırken iki eli de kopartılan, eşi Naile’nin kanı, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi?
İslâm’ın 4.Halifesi, Hazreti AlÎ’nin Kûfe’de, sabah namazında bir Şî’î tarafından hançerlendiğindeki kanı mı, aynı sabah Şam’daki sabah namazında yine bir şî’Î tarafından hançerlenen ama ölmeyen Haz. Muaviye’nin kanı mı, Hz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi? Ya, şî’î, karısı tarafından zehirlenerek öldürülen, Haz. Alî’nin Evlâdı’ndan Şehid, Haz. Hasan’ın canı, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi?
Ya da, Cemel Vak’a’sında; Haz. Osman’ın şî’î, katillerini tutuklamayan Haz. Ali ile “O şî’î’a’ları tutukla” diyen Haz. Âişe saflarında, Aşere-i Mübeşşere’den (cennetle müjdelenen on kişiden) olan, Talha bin Ubeydullâh ve Zübeyr bin Avvâm dahil karşılıklı saflarda şehid olan en az, 10.000 (on bin) sahabe’nin kanı, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi? Yâhut da, yine Haz. Osman’ın katillerini yakalamadığı için, Haz Ali’ye bi’at etmeyen, Haz. Muaviye ile Hz. Alî arasında Fırat Nehri kenarında cereyan eden Sıffîn Savaşında şehid olan 12.000 sahabe’nin kanı, Haz. Hüseyin’in kanından daha mı değersizdi? Ey Şî’a! Hem faili olduğunuz Haz. Hüseyin’in kanını bizlere ehl-i Sünnet mensuplarına bulaştırıyorsunuz hem de işlediğiniz onbinlerce cinayeti görmezden gelip ma’sûm rolü oynuyorsunuz?!..