“Yıl 1986, Yugoslavya'nın bütün olduğu zamanlar. Yugoslavya Gazeteciler Birliğinin Konferansına gidiyoruz. Sırbistan'ın Arađelovac kasabasından geçiyoruz. Şoför Sırp gazeteci, arabayı kilisenin önüne çekti ‘Bir dakika buranın papazına yeğeninin bir emaneti var, onu teslim etmem gerekir.’ dedi. Kilise avlusunda papaz karşıladı. Gazeteci arkadaşım emaneti teslim ederken beni de ‘Bu benim gazeteci Türk arkadaşım’ diye, papaza tanıttı.
Papaz ‘Biraz durun oğlum! Türkler hakkında söylenenler büyük bir yalandır. Sırbistan’daki camilerin yüzde 65’i Türklerin zamanında inşa edilmiştir. Bunu anlamak için camilerin inşa edildiği tarihe bakmak yeter…’ dedi.”
Bir gazetecinin yaşadığı bu olay; yalan ve iftiraya dayalı, uydurma tezler öne sürerek kendi yaptıkları soykırımı örtbas edip, Türkleri suçlayanlara canlı örneklerden biridir. Bu gerçekler ışığında dünya halkları; 1.Balkan Savaşında yaşatılan Faciaya bakıp, mezalimin ne olduğunu anlayabilir:
Tarihsel araştırmalar ve arşiv kayıtlarına göre Bulgar, Sırp, Yunan orduları işgal ettikleri bölgelerde Müslüman Türk sivillere yönelik katliamlar ve etnik temizlik yaptı. Yüz binlerce Türk, her şeylerini bırakıp Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı. Esir kamplarında, göç yollarında açlık, soğuk ve kolera gibi hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Sadece 1.Balkan savaşı 1 milyondan fazla sivil ve askerin katline, büyük bir demografik ve insani felakete sebep oldu.
Balkan ülkelerinin hepsi de Sırp, Yunan, Arnavut, Karadağlı, Bulgar, Romen, Hırvatların tarih kitaplarında Türk idaresinin merhameti ve insan haklarına saygısı yerine Türk düşmanlığını yazdı. İlkokuldan başlayarak sürekli bir şekilde nefreti ve işgali yaydılar. Hayallerini, yalanlarını küçük çocukların beyinlerine nakış nakış işlediler.
Bizim okullarımızda bu bilinç bile oluşturulmadı, gerçekler gizlendi. Tarih kitaplarımızda uğradığımız zülüm, soykırım, yerinden edilme yok sayıldı. Bu durum bulgar, sırp, yunan, ermeni ve arapların dozu artan iftiralarıyla dünyayı aldatmaları ile sonuçlandı.
Zulüm gören hep Türk milleti oldu. Osmanlı; dininde, dilinde özgür bıraktığı bu guruplara Fransızlar, İngilizler gibi yapsaydı Osmanlı tebaasında olan bu küçük guruplar hainlikle karşılık vermezdi.
Türk düşmanlığı araplarda da aynıdır. Ermenilerin de tarihi belge diye tescil ettirmeye çalıştığı sahte belge-mektuplar tespit edildi. Yunanistan da buna benzer düzmece birçok belge uydurmaktadır.