Etem Sevik (Edebiyatçı Yazar)

“Kötüler ve zalimlerin tam tersi olan iyiler vardı. Belki daha iyiler; Şimdi ve her zaman onların ışığına tutun beni. Komşu edin sokağına.”

Kötülüğün sesi çoğu zaman daha gür çıkar; çünkü boşluk yankıyı sever. Oysa iyilik, sessizliğin içinden büyür—köklerini görünmeyen yerlerde salar, sabrın ve inancın toprağında filizlenir. Zalimlerin sert adımları dünyayı sarsarken, iyilerin varlığı dünyayı ayakta tutar. Belki fark edilmezler, belki isimleri anılmaz; ama bir çocuğun korkusunu yatıştıran el, bir yabancının yükünü hafifleten omuz, bir kalbin karanlığında yanan ilk kıvılcım onlardır.

İyiler… Onlar yalnızca kötülüğün karşıtı değildir; Onlar başka bir düzenin habercileridir. Gücünü korkudan değil merhametten alan, varlığını hükmetmek için değil ancak paylaşmak için sürdüren bir düzenin. Onların bakışında yargıdan çok anlayış, sözlerinde kırmaktan çok onarma arzusu vardır. Ve belki de bu yüzden, en zor zamanlarda bile içimizde bir yer, onların mümkün olduğuna inanmayı sürdürür.

Şimdi ve her zaman, o ışığa tutunmak istiyorum. Gözlerim karanlığa alışmasın diye, kalbim sertleşmesin diye. Beni onların sokağına komşu et; sabahları selamın içten verildiği, akşamları kapıların korkusuz kapandığı o sokağa. İnsan olmanın utanç değil, umut taşıdığı, vicdanın yük değil, yön olduğu yere.

Çünkü dünya, zalimlerin sandığı kadar sert bir yer değil; İyilerin varlığıyla halâ kırılgan, halâ kurtarılabilir. Ne ki, bütün mesele, o ışığı aramak değil, fakat onu tanıyacak kadar uyanık kalabilmek.