SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;
BULUT REYHANOĞLU, AFGAN KADINLARIN SESİNİ KÜRESEL ÖLÇEKTE DUYURMAK ÜZERE SEÇİLEN İKİ TEMSİLCİDEN BİRİ OLDU...
Uluslararası kadın hakları odaklı bağımsız medya ve hareket platformu WomanPost, Afgan kadınların sesini dünya kamuoyuna taşımak üzere küresel ölçekte iki temsilci belirledi. Bu isimlerden biri Türkiye’den yapımcı Bulut Reyhanoğlu, diğeri ise New York merkezli aktivist Sarah Little oldu. Reyhanoğlu aynı zamanda WomanPost’un Türkiye’deki ilk resmi temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu temsilcilik, Afganistan başta olmak üzere kadınların kamusal alandan sistematik biçimde dışlandığı; ifade, eğitim ve çalışma haklarının ortadan kaldırıldığı bir dönemde, kültür, sinema ve bağımsız medya üzerinden kurulan uluslararası bir dayanışma hattını ifade ediyor. Kadınların sesini gazetecilik, sanat ve kültürel anlatı yoluyla görünür kılmayı amaçlayan WomanPost, Afgan kadınların sesini duyurmak için dünyadan politikacılar, insan hakları savunucuları, yazarlar, sanatçılar, şarkıcılar, sporcular ve düşünce liderlerinden oluşan 100 seçilmiş küresel figürü bir araya getiriyor. Bu isimler, kamusal etkilerini kullanarak kadınlara yönelik adaletsizliğe karşı ortak bir duruş sergiliyor. Afgan kadınların hikâyeleri küresel kamuoyunda da yankı bulmuş; bu hikâyelerin bir kısmı Angelina Jolie’nin paylaşımlarıyla dünya gündemine taşınmıştır. WomanPost, adı geçen kadınların hikâyelerini birebir ve sistematik biçimde belgeleyen ve bu anlatıları kalıcı bir arşive dönüştüren sayılı bağımsız platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Hareketin sembolü olan çapraz eller, dünyanın her yerinde “kadınlara yönelik adaletsizliğe dur” çağrısını temsil ediyor.
İstanbul doğumlu Bulut Reyhanoğlu, yaklaşık otuz yıla yayılan uluslararası kariyerinin ardından sinemaya yönelerek kısa sürede uluslararası festival çevrelerinin yakından takip ettiği bir yapımcı hâline geldi. Yapımcılığını üstlendiği Crossroads, Bana Karanlığını Anlat, Gelincik ve Anons (2018) — Venedik Film Festivali’nde ödül kazanırken — Cinema Jazireh (2025) ise Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali Crystal Globe Yarışması’nda dünya prömiyerini yaptı. Reyhanoğlu, Koskos Film çatısı altında çağdaş sinemaya nitelikli yapımlar kazandırmayı sürdürüyor. Reyhanoğlu’nun WomanPost’taki rolü, sinemayı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil; sessizleştirilen hikâyelerin dolaşıma girdiği güçlü bir kamusal alan olarak ele alan yaklaşımıyla örtüşüyor. Reyhanoğlu, kültür ve sanatın dönüştürücü gücünü kadın hakları mücadelesiyle buluşturan bu duruşuyla uluslararası kültür çevrelerinde yakından izleniyor. WomanPost, tabandan gelen gerçek hikâyeleri uluslararası karar alıcılarla buluşturan; uzun vadede tamamen Afgan kadınlar tarafından yönetilen, kendi kendine sürdürülebilen küresel bir medya ve savunuculuk platformu olmayı hedefliyor. Hareketin temel amacı, dünyaya kadınların mağdur değil; yaratıcı, lider ve değişim yaratan bireyler olduğunu hatırlatmak.
EBRU FEZA YEĞENGİL'DEN ''YETERİNCE İYİ DEĞİLİM SANDIM'' ...
İş hayatında büyük başarılara imza atsak, takdir toplasak da bazen içimizden yükselen o ses her şeyi bir kenara itebiliyor. Pek çok profesyonel, ulaştığı zirveyi kendi yetkinliği yerine "şans eseri oldu" veya "doğru zamanda doğru yerdeydim" gibi cümlelerle geçiştirme eğilimi gösteriyor. Modern dünyanın en yaygın ama en az konuşulan psikolojik engellerinden biri olan bu durum, literatürde İmpostor olgusu olarak tanımlanıyor. Bu görünmez engeli ve yetersizim hissini aşmak isteyenler için Ebru Feza Yeğengil tarafından kaleme alınan “Yeterince İyi Değilim Sandım” Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. "'Başarılıyım ama tamamen tesadüf...' gibi cümleler, iş yaşantısında bireylerin karşısına görünmez bir engel olarak çıkıyor. Aslında bu durum kişinin başarısını kendi yeteneğiyle değil sadece şansla elde ettiğine inanarak her an bir 'sahtekar' gibi yakalanma korkusu yaşaması nedeniyle ortaya çıkıyor. "İmposter Sendromu olarak bilinen bu psikolojik süreç, bireylerin ulaştığı başarıyı sahiplenmesine mani olurken, profesyonel gelişimde aşılması gereken en büyük zihinsel zorluklardan biri olarak görülüyor. Davranışsal bir sağlık olgusu olan İmpostor olgusunu, klinik bir etiket olmanın ötesine taşıyarak 'İmpostor hissi' kavramıyla yeniden tanımlayan Yazar Ebru Feza Yeğengil, okurlarını derin bir keşfe çıkarıyor. Ceres Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan 'Yeterince İyi Değilim Sandım' kitabı başarının önündeki bu görünmez engelin kökenine inerek pek çok davranışın altında yatan temel nedenleri gün yüzüne çıkarıyor. İmpostor duygusundan özgürleşmek adına 'mükemmeliyetçilik ve yetersizlik' döngüsünü kırmayı hedefleyen çalışma, başarının şans değil, emek ve yetkinlik sonucu olduğunu kabul etmeye yönelik farkındalık egzersizleri içeriyor. Hatasızlığı başarı sanan zihniyete karşı, hataları öğrenme sürecinin bir parçası olarak gören 'Gelişim Odaklı Zihniyet' (Growth Mindset) yaklaşımını rehber edinen kitap, okuruna kritik bir soru sorduruyor: 'Bu ses gerçekten bana mı ait yoksa bana öğretilmiş bir kod mu?' Bu noktada yazar, 'yetersizim' diyen iç sese karşı bugüne kadar elde edilen başarıların ve tamamlanan projelerin listelenmesini kapsayan 'kanıt temelli' düşünmeyi pratik bir çözüm yolu olarak öneriyor.
''KAÇ PARA Bİ FÖN'' OYUNU PRÖMİYER YAPTI....
Son dönemin merakla beklenen tiyatro oyunlarından “ Kaç Para Bi Fön?”, geçtiğimiz gün Orbit Production House yapımıyla İstanbul DasDas sahnesinde prömiyerini gerçekleştirdi. Sanat dünyasından birçok ismin katılım gösterdiği gece, yoğun ilgiyle karşılandı. Başrollerini Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın paylaştığı oyun, ilk gösteriminde izleyicilerden tam not aldı. Günümüz ilişkilerine ve toplumsal dinamiklere mizahi bir dille yaklaşan oyun, salonu dolduran tiyatroseverler tarafından ayakta alkışlandı. Prömiyer gecesi boyunca izleyicilerden gelen olumlu yorumlar dikkat çekerken, “Kaç Para Bi Fön?”nın sezonun en çok konuşulacak yapımlarından biri olacağı şimdiden sinyalini verdi. İlk oyunuyla büyük ilgi gören yapım, Türkiye turnesi kapsamında farklı şehirlerde tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.
MÜJDAT GEZEN’DEN SAHNEYE BÜYÜK SÜRPRİZ: GIRGIRİYE’NİN ASSOLİSTİ BÜLENT ERSOY...
Türk tiyatrosunun sevilen isimlerinden Müjdat Gezen, gişe rekorları kıran 7 Kocalı Hürmüz oyununun Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki gösterimi sonrası büyük bir sürprizi açıkladı. Gezen, bir sonraki projesi olan Gırgıriye’yi sahneye koymaya hazırlandığını duyuran Gezen, oyunu izleyenler arasında bulunan Bülent Ersoy’a sahneden seslendi. Müjdat Gezen, “Seni yerim kız, beğendin mi?” sözleriyle salonda gülüşmelere neden oldu. Ardından yeni projesinin detaylarını paylaşan Gezen, Gırgıriye için yıldızlar karmasından oluşan güçlü bir kadro kurduğunu belirtti. Assolist arayışının uzun sürdüğünü dile getiren Gezen, bu rol için Bülent Ersoy’u ikna ettiğini açıkladı. Antalya’da bulunan Ersoy’un ilk etapta yoğun programı nedeniyle teklife sıcak bakmadığını söyleyen Gezen, “Herkese hayır demeyi adet edinmiştir ama sonunda kabul etti” dedi. Yeni oyunda Gırgıriye’nin assolisti olarak sahneye çıkacak olan Bülent Ersoy, oyunda üç şarkı seslendirecek. Gecede “Aziz İstanbul” şarkısını canlı olarak seslendiren Ersoy, performansıyla Bostancı Gösteri Merkezi’ni adeta inletti. Şarkı sonunda sanatçı, uzun süre ayakta alkışlandı. Yapımcı Onurcan Taş ise Bülent Ersoy’un da yer aldığı bu güçlü kadroyla büyük bir gurur yaşadıklarını ifade etti.
Saygılarımla...
Sağlıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...
U.KIVANÇ TERZİOĞLU