Siz kıymetli okuyucularıma bu hafta miras hukukunda en çok merak edilen muris muvazaası ve muris muvazaası hususunun nasıl ispatlanacağı konuları hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. Öncelikle Miras hukuku, gerçek kişinin ölümü veya gaipliği halinde, bu kişinin malvarlığının kimlere ve nasıl intikal edileceğini düzenleyen hukuk dalına verilen isimdir. Miras hukukunda iki tür mirasçı vardır. Bunlar, yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olarak adlandırılmaktadır. Miras hukukunda muris muvazaası nasıl ispatlanmaktadır konusu sizlerden en çok gelen sorulardan bir tanesidir.

Muris muvazaası bir diğer deyişle mirastan mal kaçırma, bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesi olarak adlandırılmaktadır. Muris muvazaasında amaçlanan saklı paylı mirasçılarının ilerde tenkis davası açarak miras paylarını almalarını engellemek amacıyla hukuki işlemler gerçekleştirmektedir. Miras bırakan gerçekte bağışlamak istediği mallarını satış karşılığında devretmiş gibi göstererek mirasçılarının sonraki dönemde tenkis davası açmasını önlemek istemesidir. Mirastan mal kaçırma davalarında, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği muris muvazaasını dört unsurunun olup olmadığıdır;

  • Görünüşteki işlem (sözleşme),
  • Muvazaa anlaşması,
  • Üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı,
  • Gizli sözleşme.

Muris Muvazaasında İspat Hususu; Muris muvazaası ispatının yapılarak davacının açtığı davayı kazanmasına neden olmaktadır. Davanın kazanılması için davacının muvazaayı ispat etmesi gerekmektedir.  Muris Muvazaası üçüncü kişileri aldatmak amacı ile yapılan gizli bir anlaşma olarak tanımlanmaktadır. Örneğin; Borçları sebebiyle evini kaybetme riski ile karşılaşan bir kişi evini güvendiği ve tanıdığı birine satılmış gibi göstermesi muvazaalı satış olarak kabul edilmekte olup danışıklı satış sayılır. Bu durumdaki borçlu kişi evini başkasına satmış olarak alacaklılardan evini kurtarmayı hedeflemektedir.

Bu şekilde yapılan muvazaalı satışların iptali için Asliye Hukuk Mahkemelerine dava açılması gerekmektedir. Davacının muris muvazaası davasını kazanabilmesi için muvazaa konusunu detaylı olarak açıklaması bilgi belgeler ışığında ispat etmesi gerekmektedir. 

Muris Muvazaası davasında ispat araçları önemli kabul edilmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve mahkeme kararlarında muris muvazaası ispatlarının nasıl olacağı ve muvazaa ispatı olabilecek durumların ne şekilde olabileceği şöyle sıralanmaktadır;

  • Kişinin paraya ihtiyaç olmadan hiçbir sebep yok iken satış yapmış olması durumu,
  • Satılan taşınmazın değerinin altında rakamlarda gösterilmiş olması durumu,
  • Yapılan satış işleminin kişinin ölümüne yakın bir tarihte yapılmış olası durumu,
  • Kişinin vefatından önce söylediği sözler (onları mirasımdan mahrum bırakacağım gibi) şahit beyanı olursa muvazaa ispatı olabilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.