BİZİ TANIMAYANLARA TANITIYORUZ!...
1930, 1940 ve 1950’li yıllar, Hazreti Üstazımız ve ilk talebesi için, hicret yıllarıydı; nasılki, Mekke devrinde, müşriklerin azgın zulümleri artınca, önce, ba’zı Sahabe’nin Habeşistan’a, daha sonra, Resûl-i Zîşân Efendimiz gücü yeten ve sağlığı elveren, bütün sahabe’nin Medine’ye hicretlerine izin verildiği gibi, 1936 yılından i’tibâren, tecdid, ihya ve ihdra vazifesinin yanında (“Tedris,” vazifesi de, verilen, Hazreti Üstazımız, İstanbul’un Rumeli yakasında ikametbuyurduğu yıllarda, Şehir içind adeta hicret ederek, yeri tesbit edilinceye kadar, zaman zaman Şehzâdebaşı Cami’i’nin soğuk imam odalarında,yatsı namazındansonra, sabah namazına kadar, zaman zaman, Fatih’te bulunan, Taştekneler Cami’i gibi, gözden uzak, küçük cami’i ve mescidlerde ders okuttu. 1950’li yılların başından i’tibaren, Anadolu Yakasına, Çamlıca- Kısıklı’ya geçtikten sonra, Köşkü’nün- Ziyarethâne’nin hemen bir arka sokağında, (Küçükçamlıca’da) “Konyalı,” olarak, meşhur, Merhum, Mustafa Doğanbey’in,-ki, kendileri, Süleeyman Efendi Hazret’lerinin ilk müntesiplerinden olup, pekçok müntesibi kendisiyle tanıştıran, Zât’dır. – talebe okutması için, “Medrese,” olarak tahsis ettiği,” Konyalı,” Köşkünde ders okutmaya başladı. Anadolu’nun muhtelif yerlerinden gelen, Tekâmülaltı- Tekâmül talebesi’nin adedi artınca, Aziz Mahmud-u Hüdâyi Hazret’lerinin çilesini doldurduğu, Çilehane’de, Merhum, Rahmi Bey’in,” Medrese,”olarak tahsis ettiği köşkünün hemen yanındaki bir-kaç köşk de kiralanarak, burada, ders halkasında en fazla talebe’nin bulunduğu, 1956 yılının yaz aylarında, Hazreti Üstazımız, bizat tekâmül derslerini okutmuştur. Bu Tekâmül kursunda, Hazreti Üstazımızın Rahle-i Tedrisinde bulunan 25 kişinin tamamı, o deviuirde, Diyanet İşleri Reisliği tarafından açılan, müftülük- vaiz’lik imtihanını kazanmışlardı. Mehmed Emre, Halid Başer, Hasan Arıkan, Mehmed Arıkan ve başkaları... Odevirde, talebe’nin kendi aralarında isimlenderdikleri, üçler, yediler, Kırklar gibi, mekânlar da vardı. Hazreti Üstazımız, Hüseyin Kaplan, Hasan Arıkan, Mehmed Arıkan, Faüzıl Temizerler gibi ilk talebelerindenba’zılarını, Ziyârethâne’de bizzat okutur, bunlar da Konyalı Köşkün’de, Çilehane’deki Rahmi Bey Köşküyle, diğer, kiralık köşkler’de kalan talebeyi okutuyorlardı. Ziyârethâne’ye epeyce uzak, takriben, 6 km, mesafe’de, Bulgurlu Köyü’nün Halıdere mevki’inde, günümüzde Tem Oto Yolu’nun Çamlıca bağlantı yolunda kalmış,bir bağ evi, Talebe, bu bağ evi’ne, “Kırklar,” adını vermişlerdi.Bu bağ evinde kalanları da, yine,Ziyârethâne’de,bizzat Hazreti Üst azımızdan ders okuyan, ilk talebeleri, növbetle, okutuyorlardı. Hazreti Üstazımızın ebediyyete intikal buyurduğu, 16.09.1959 tarihinde, İstanbul’da ve Anadolu’nun muhtelif yerlerinde, kurs-yurt sayısı, iki elin parmakları kadar bile değildi. İstanbul’da, Zeytinburnu, Yeşiltepe, Taşcami’i Kur’ân Kursu, tek katlı priketten yapılımş, bir gecekondu. Kasımpaşa, Büyükpiyâlepaşa Cami’i’nin avlusunda, i’marı, ruhsatı, iskân izni olmayan, yığma tekniğiyle yapılmış, iki katlı bir bina. İstanbul- Şile, Dereköyleri, diye, anılan,Üvezli, Kervansaray, Bıçkıdere köylü’lerinin müştereken yaptırdıkları, Üvezli Kursu, İstanbul- Çatalca’nın Tepecik Köyü’nde, Merhum, Mehmead Yılmaz’ın kendi taralasına yaptırdığı,iki katlı,Kurs.Hazreti Üstazımızın ilk talebesinden,Çatalca Müftüsü,M erhum, Lütfi Davran Hoca’mızın, federakâne, husûsî gayretleriyle, inşa ettirdiği, Ferhatpaşa Cami’i’nin yanındaki, tek kat, kurs binası…
Hafzam beni yanıltmıyorsa, Anadolu’da ilk kurs-yurt binası, Antalya, Alanya’da, Oba’da,baştan başa, Dim Çayı’nın suladığı, Sarıkadılar Çiftliğinde. Kıvrasıllı,unvanıayla ma’ruf, Mustafa Arıkan tarafından 1950’li yılların ortalarında yaptırılmıştır. Oba’daki bu kurs’ta, 150 talebe barındırılıyor, iaşe ve ibateleri de yine, konar-göçer, yörüklerin desteğiyle, bizzat, Kıvrasılı, Mustafa Arkan tarafından te’min ediliyordu.Çırpanlı, Hoca’mız, Merhum, Mustafa Çırpanlı, hergün,Alanya- Oba arasında at sırtında gidip-geliyor, sabahtan akşama, ders okutuyordu.Yıllar içinde, bu kurs’ta, Çırpanlı Hoca’mızın rahle-i tedrisinde, binlerce müderris, müftü, vaiz, imam-hatip, Kur’ân Kursu muallimi, müezzin- kayyım yetişmişti. Bu kurs ma’alesef, 1959 yılında tamamen kapanmıştır. Yine, hafızam beni yahnıltmıyorsa, Anadolu’da, ikinci kurs-yurt binası, Konya’da, Merhum, Hacı İsmail Yakutlu ailesinin bağışladığı, Konya Mevlana Külliyesi’nin yakınlarındaki arsa üzerine bina edilen, mescid ve kurs binasıdır.Günümüzde burada, genişletilmiş, modernize edilmiş, bütün ihtiyaçlara cevap verebilen,”Topraklık Eğitim Kurumları,” bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında,yazının başlarında, niçin “Hicret yılları,” dediğim, çok daha iyianlaşılacaktar. Bu çalışmanın devamında, hicret yıllarındaki, hicret vak’a’ları ve hicret yolları tafsilatıyla analatılacaktır.