FETRET DÖNEMİNDE DİN EĞİTİMİ!..
03. Mart 1924 tarihinde, Şer’iyye ve Evkâf Vekâletiyle, Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye vekaleti lağvedilmiş, yerlerine Diyanet İşleri Reisliği ile Vakıflar Umum Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı te’sis edilmiştir. Aynı tarihte, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile de Devleti aliyye’mizin yüz akı, ilim müesseseleri, Medreseler kapatılmıştı. 1924’den 1950’li yıllara kadar ferdî ve içtimâî, her kademe’de din eğitimi, katı ve zecrî tedbirlerle yasaklanmıştı. Toros’ların zirvelerinde, dağ başlarında, kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde, herhangi birisi, kendi ailesinden bir çocuğa bile, bir du’a, bir sure ezberletmeye kalksa ya da Kur’ân öğretmeye kalksa, jandarma dipçikle, şiddetle işkence ile cezalandırılır, engel olunurdu.
1924’den sonra, peş peşe devrimlerle, Devletin Anayasası’ndan “Devletin dini din-i İslâm’dır,” maddesi çıkarılmış, laiklik kabul edilmiş, bütün mektep’lerden din ve ahlak ders’leri kaldırılmıştır. Bırakınız, içtimâî din eğitimini, ferdî olarak, aile’lerin kendi çocukların bile bir “Besleme,” öğretmesine bile mani olunuyordu. Gece’nin bir vaktinde eğer odanızın ışığı açık, lambanız yanıyorsa, gece bekçileri, taharri me’mur’ları kapıyı çalar, Kur’ân okunup- okunmadığını kontrol ederlerdi. Eğer, Kur’ân okunuyor, halde bulurlarsa, zaptiye tarafından yaka paça alınıp götürülür, artık akıbeti neye evrilir, bilinmezdi.
Pekiyi! Milletin dini müşkillerinin halli için kurulan, Diyanet İşleri Reisliği bu dönemlerde ne yapıyordu? 03. Mart 1924 tarihinde te’sis edilen, Diyanet İşleri Reisliği’nin 04.04.1924-05.03.1941 tarihleri arasında Reisliğini yapan, Ankara Müftüsü iken, Diyanet İşleri Reisliğine M.Rifat Börekci getirildi. Aynı zamanda, Ankara Milletvekili olduğu için, Mustafa Kemal’in yanından hiç ayrılmazdı. Vekillerin bile makam arabaları bulunmadığı bu yıllarda, makam arabası vardı, Çankaya Köşkü’nün çevresindeki küçük köşk’lerden birisinde ikamet ediyordu. M.Rifat Börekci’nin vefatı üzerine, yerine getirilen, 14.01.1942- 23.04.1947 tarihleri arasında, Diyanet İşleri Reisliği vazifesine M. Şerafeddin Yaltkaya getirildi.
Bu dönemlerde, Diyanet İşleri Reisliği’ni fi’îlen, Müşavere Hey’etindeki, Hasan Fehmi Başol, Hasan Hüsnü Erdem,Şehid Oral gibi, Muhterem, zevat ile birlikte, Merhum, Ahmed Hamdi Akseki idare ediyordu. Merhum, Ahmed Hamdi Akseki, bu dönem’in bir devresinde Diyanet İşleri Reisliği, Reis muavini, bir devresinde de Müşavere Hey’eti Reisi olarak vazife ifa ediyordu.
1924’den, sözde çok partili seçim’lerin yapıldığı, 1946 yılına kadar geçen 23 yılda çok şeyler yapıldı. Fatih’in kılıç hakkı, vakfı, Ayasofya-i Kebir Cami’i Şerifi, müzeye tahvil edilerek, ibadete kapatıldı. Ezan-ı Muhammedî aslına uygun olmayan bir tarzda, Tangır-tungur okutuldu Şapka giyilmesi hakkındaki kanuna muhalefet ettikleri gerekçesiyle onbinlerce insanımız, köylüler, kadınlar İstklal Mahkemeleri tarafından idame edildi.
İkinci Cihan Harbinden sonra, bir taraftan Sovyetler Birliği tehdidi, diğer taraftan, Batı ülkelerindeki demokrasi cereyanları, C.H.P.’ yi, hiç istemedikleri halde, çok partili seçime zorlamıştı. 1946 seçimlerinde, C.H.P.’nin yanında, C.H.P’den ayrılanların kurdukları, D.P. (Demokrat Parti) de katılmıştı. Bu seçimlerde, dünyada hiçbir benzeri olmayan bir sistem tatbik edildi, “Açık Rey Gizli Tasnif,” sandıkların başındaki, tamamı C.H.P.’li, me’murlar, seçmenlere, “Hangi partiye rey vereceksiniz?” diye, sorarlar, ondan sonra rey kullanmalarına izin veririlerdi. Sandıklar kapatıldıktan sonra, seçmenler uzaklaştırılır, me’murlar gizlice kendi aralarında, tasnif ederler, Sandıkta, C.H.P., 10, D.P. 90 ise, birleştirme mazbatasına, C.H.P., 90, D.P., 10 olarak, geçirilirdi.1946 seçimini % 60-70 rey farkıyla, D.P. kazandığı halde, bu “Açık Rey, Gizli Tasnif,” oyunuyla, C.H.P.’nin kazandığı ilân edilmişti,
1946 Seçimi, 29.04.1947 tarihinde, Merhum, Ahmed Hamdi Akseki’nin, Diyanet İşleri Reisliği’ne ta’yin edilmesi Türkiye Cumhuriyeti ve Fetret devrinde din eğitimi bakımından bir kırılma noktasıdır…