UNUTULMAZ DEME BANA UNUTULUR UNUTULUR…

Toplum içinde uyulması gereken normal davranış şekilleri ve insanların birbirleriyle pozitif halka olmak -geçinebilmek adına- gerekli olan kibarlık, terbiye, görgü kuralları anlamına gelen bu deyim, bir zamanlar bizlerin hassasiyetle üzerinde değindiği konuydu. Ve öyle öğretildi.

· Başta büyüklerin karşısında derli toplu oturmak ve hatta bacak bacak üstüne atmamak.

· Konuşanın özellikle de büyüklerin sözünü kesmemek

· İnsanların kusurlarını yüzüne vurmamak

· Tecrübeli insanları dinleyerek feyz almak

· Anne ve babayla tam saatinde yemeğe oturmak. Onlara karşılık vermemek

· Eve geç gelmemek

· Gelen misafirleri karşılamak hizmet etmek

· Ev işlerine yardım etmek düzenli olmak

· Elektrik su gibi değerlerin tasarrufunu bilmek

· Yardıma muhtaç insanlara yardım etmek

· Toplu taşımalarda özellikle yaşlılara, muhtaçlara yer vermek

· Dışarıda bir şey yememek, mecbursak da paylaşmayı denemek. Şimdi bu iyice komik değil mi?

· Başkalarını rahatsız edecek şekilde şapur şupur yemek yememek

· Toplum içinde yüksek sesle konuşmamak

· Bencil bir pencere yerine paylaşımcı bakmak

· Üzüntü ve sevinçleri paylaşmak

· Özel günlerde büyükleri arayıp kalplerini almak…

Böyle uzayıp giden kimsenin hatırlatmasına gerek olmayan toplum kuralları vardı ve insanı insan yapan önemli şeylerdi.

Bugün geldiğimiz nokta ise çok şaşırtıcı ve bir o kadar da üzücü.

Sevgi ve kardeşi saygı da tozlu raflarda zamanını geçiriyor.

Yıllar boyu inşa edilen bu güzel değerler yitti, menfaat öne çıkınca insanlık da pırrr uçtu gitti.

Ben büyük resimde kaybettiklerimize ve detaylara uzun zamandır odaklandım. Mutsuzum. Çevremde olup bitenlerden midem bulanıyor. Özellikle metrolara binenlere takmış durumdayım. Bırakın yaşlılara yer vermeyi uyur numarası yapan çocuklar, dibinde ayakta ızdırap içindeki çınara oksijenime niye ortak ölsün der gibi… Hepsi ruhlarını tüm gece yormuşlar. Geçenlerde metroya binen iki bastonla ancak yürüyebilen teyzeye yardım ettim ve genç bir adama yerini vermesi için rica ettim. Direkt şu cevabı aldım;

Vermem !!

Kafadan dalmak için hazırlandığımı fark eden teyze ve yaşlı bir amca, bırak kızım bunlarla uğraşma hasta olursun dedi.

Eee bu da yanlış. Hep birlikte bu adamı yerinden kaldıracak hiç kimsede yürek de kalmadı mı. Hepsine delirdim. O raftaki adap terbiye böyle aşağı iner mi?

Son zamanlarda toplu taşımalara binmek bile istemiyorum. Oturan insanlar ayaklarını boşluğa ya uzatarak ya da bacak üstüne atarak ayakta duranların haklarına özelikle de biri gelsin çatsın diye sizi göz hapsine alarak oturuyor. O mikimaus dudakları önden giden botokslu korkunç kızlar bu sırada önde gidiyor. Nasıl bir yaratığa dönüştüğünü yansıyan camlardan da izleyen zavallı çocuklar.

Vah ki ne vah

İşte buyurun, okula giden baba ve iki çocuğunun yanından son sürat geçen sürücüye tepki verdiği için geri geliyor ve çocuklarının yanında babaya tokat atabiliyor. Hem suçlu hem güçlü ve bu, artık metropolün her yerinde yaşanıyor. Beden dili ve paranın gücü toplumu iyice zıvanadan çıkardı. Benim okul zamanlarımda çok da yaygın anlam taşımayan bir laf vardı.

‘Kıroyum ama para bende’ Hah işte bunlardan da artık çok var.

Saygı sıfır. Neye ağlayıp neye güldüğümüz belli değil.

Spikerlere aman toplum mutsuz haberleri tebessümle sunun demişler herhalde ki, kadın, şehit haberini gülerek veriyor.

Beyin yiyen amipler iş başına geçti sanırım. Ne mi?

Naegleria fowleri hastalığı, tek hücreli amip, beyinde enfeksiyona yol açıp, genellikle ölümcül oluyor.

Acaba ne kadar süremiz var dersiniz ?