Kaleiçi’nin surlarından bakınca muhteşem bir manzaraya sahip tarihi liman ve her tür yelkenlilerle günün sabah ve akşamını taçlandıran bu görülmeye değer panaromada Bey Dağları’nın heybetli duruşu asi ve özgür duygularınızı coşturur…
Yıllar önce Alanya’da kaldığım zamanlarda-iç mimarlığını yaptığım oteller dönemi- bildiğim, daha sonra da kısa aralıklarla birkaç kez gittiğim Antalya, her bakımdan çok değişmiş, sınırlarını zorlayıp büyümüş. Modern mimarinin yaygın halinden az çok nasibini almış. Yıllarca bitmeyi bekleyen raylar tramvayına kavuşmuş ve böylelikle Antalya’da içinden tramvay geçen şehirlerimize eklenmiş. Neler miolmuş?


Daha önce görmediğim Panoramik Asansör, tarihi Kaleiçi bölgesine erişimi kolaylaştırmış. Şehir merkezindeki Cumhuriyet Meydanı ile Kaleiçi Yat Limanı arasında yer alan bu asansör, ulaşımı pratik hale getirirken-ciddi kod farkı vardı- eşsiz manzarası ile de ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor (kirli camlar ve temiz olmayan hali ile olmasa daha iyi olurdu. Bu hizmetin notunu düşürüyor.) 2014 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete açılan asansör özellikle yaşlılar, engelliler ve çocuklu aileler için büyük bir kolaylık sağlamakta. Asansör çıkışında bulunan seyir terası, Akdeniz, Yat Limanı ve Bey Dağları’nın büyüleyici manzarasını cüretkar bir şekilde gözler önüne seriyor. Yüksek bir falez üzerine kurulmuş olan Antalya şehir merkezi ile Kaleiçi arasında bulunan ciddi kot farkını, yıllar önce dik yokuşlardan veya uzun merdivenlerden aşmak gerekiyordu çok isabetli olmuş. Asansör ücretsiz olup, günün büyük bir bölümünde hizmet veriyor.

Efendim tarihinden dem vurursak… "Attalos Yurdu" anlamına gelen Antalya, II. Attalos tarafından kurulmuş. M.S. 130’da Hadrianus’un Attaleia’yı ziyaret etmesi ile gelişmeye başlayan şehir Bizans egemenliği sırasında piskoposluk merkezi iken Attaleia, Türklerin eline geçtikten sonra büyük bir gelişme göstermiş. Modern şehir antik yerleşmenin üzerine kurulduğundan, Antalya’da antik çağ kalıntılarına çok az rastlanmakta. Görülebilen kalıntıların ilki, eski liman olarak nitelenen liman mendireğinin bir kısmı ve limanı çevreleyen surdur. Surların park dışındaki kısmında restorasyonu yapılan Hadrian Kapısı şüphesiz Antalya’nın en güzel antik eserlerinden biri. Yapılan arkeolojik kazılarda Antalya ve bölgesinde, günümüzden 40 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmış. Milattan önce 2000 yılından bu yana bölge, sırasıyla; Hitit, Pamphylia, Lykia, Kilikya gibi kent devletlerinin ve Pers, Büyük İskender ile onun devamı sayılan Antigonos, Ptolemais, Selevkos, Bergama Krallığı’nın idaresine girmiş. Daha sonra Roma Devleti, hüküm sürmüş. 1207’de ise Selçuklular tarafından Türk topraklarına katıldı. Antalya ve çevresine antik çağda, “çok verimli” anlamına gelen Pamphylia, Batı kesimine ise Lykia deniyor. Burada kurulan şehirler bilhassa II. ve III. yüzyılda altın çağını yaşarken V. yüzyıla doğru da eski ihtişamını kaybetti.


Bugün 19 İlçesi (Akseki, Aksu, Alanya, Demre, Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa, Serik) ve 911 mahallesi olan Antalya'da Görülmesi Gereken Tarihi Yerler;

Kaleiçi için Antalya'nın kalbi demek yerinde olur. Tarihi binaları, eğlence tesisleri, otelleri, restoranları ve barları ile oldukça hareketli bir yerdir. Antalya ana meydanı olan Kale Kapısı'nda Pergamon Kralı II. Attalus'un heykeli ve Osmanlı döneminde yapılmış. Saat Kulesi karşısındaki Uzun Çarşı Sokak'a doğru yürüyerek Kaleiçi'ne girilebiliyor. Kaleiçi’nin buram buram kokan tarihi evleri eskiye göre çok daha iyi değerlendirilmiş. Antalya’nın kuşkusuz en işlek yeri neresi deseler burasıdır demek yerinde olur. Kaleiçi’nde her bütçeye uygun yemek yiyebilir ve otantik, ilginç hediyelik eşya satan dükkanlarını gezebilirsiniz. Şirin mekanlarda kahve keyfini unutmayın bence. Limanda yer alan teknelerle kısa bir tura çıkarak Aşağı Düden Şelalesi'ni görebilirsiniz. Buna ek olarak bir bilgi vereyim; Lara’ya gidip şelalenin falezlere dökülen nehir hikayesine şahit olup o adrenalin coşturan suyun coşkulu sesine tanık olun. Muhteşem. O bölge çok güzel yeşil ve yürüyüş dinlenme alanı olarak değerlendirilmiş.

· Kendini her haliyle belli eden Selçuklu dönemi eseri; Yivli Minare, Antalya'nın hemen hemen her noktasından görülebilen haliyle şehrin sembolü olmuş. Yivli Minare bir külliyenin içerisinde yer alan yapılardan sadece biri. Burada Yivli Minare'ye Yivli Camii, Gıyaseddin Keyhüsrev Medresesi, Selçuklu Medresesi, Mevlihane, Zincirkıran Türbesi ve Nigar Hatun Türbesi gibi önemli yapılar eşlik etmekte.

· Roma İmparator Hadrian adına inşa edilmiş olan Hadrian Kapısı kentin bir başka önemli simgelerinden. Eski meydana oldukça yakın ve en işlek caddelerden birinde yer aldığı için ideal bir çıkış noktası. Bu anıtın destek sütunları hariç hemen hemen tamamı beyaz mermerden yapılmış ve üzerindeki detaylar çok iyi korunmuş durumda…
-
Eski bir Likya kenti olan Phaselis Antik Kenti eşsiz doğası ile Antalya'nın en değerli yerlerinden. Ören yeri, su kemeri, agora, hamamlar ve antik tiyatro gibi tarihi kalıntılar gezilmesi gereken önemli kalıntılardan.
- Oldukça iyi korunmuş ihtişamlı tiyatrosu ile dünya çapında tanınan tarihi miraslardan biri olan Aspendos Tiyatrosu bilindiği üzere Türkiye'nin en değerli kentlerinden biri. Tiyatronun çok iyi korunmasına karşılık antik şehrin kalıntılarının çoğu maalesef yıkılmış durumda.
- Yunan ve Roma şehrini içten içe hissettiren Perge Antik Kenti harap olmuş tapınaklar, sütunlar, Roma hamamları, Helenistik kapılar ve çok daha geçmişlere kadar uzanan akropol ile dopdolu bir yer.

· Likya döneminde uygarlığa başkentlik yapmış olan Romalılar tarafından işgal edildikten sonra büyük bir yıkım gerçekleşmiş, Romalılar kenti yeniden inşa etmelerine rağmen Anadolu akınlarıyla sessizliğe bürünen Xanthos Antik Kenti, oldukça karmaşık bir arkeolojik alanda yer alıyor. Kalıntılar arasında tiyatro ve birkaç sütun mezar ayakta kalmayı başarırken, birçok iyi korunmuş mozaik ile de karşılaşabilirsiniz.
· Ve…Türkiye'de en iyi korunmuş antik kentlerden biri de Termessos Antik Kenti’ dir. Deniz seviyeden yüksek bir noktaya stratejik olacak şekilde inşa edilmiş muhteşem bir manzaraya sahiptir. Tiyatrodan Toros Dağları'na doğru baktığınız manzara Gölyazı Antik Tiyatro’da, Sagalassos Antik Tiyatro ve yurdumuzda birçok örneği veren antik tiyatrolarda önemli bir nokta; Adamlar manzaraya karşı sanat yapmışlar yaa…
-
Noel Baba olarak anılan Aziz Nikolas'ın yaşadığı yer olarak bilinen Myra Antik Kenti ise Demre yakınlarında. Bir zamanlar Likya'nın başkenti olan Myra birkaç tarihi kalıntı ile geçmişten günümüze ulaşmayı başarmış. Antik kentin içerisinde Greko-Romen tiyatro ve kayalıklara oyulmuş dikkat çekici kaya mezarları var.

· Tarihi kalıntıları keşfedilmiş antik kentlerin aksine henüz tam olarak keşfedilmemiş yerlerden başka bir güzellik, Olimpos Antik Kenti. Antalya'nın en güzel noktalarından biri ve önemli bir tatil noktası da… Antik kentte Roma ve Bizans dönemine ait tapınak kapısı, tiyatro, güney- kuzey nekropol, giriş kompleksi, anıtsal liman mezarları ve agora gibi antik çağlardan günümüze kadar ulaşmış değerli yapılar var.

Evet… Antalya’nın turizm boyutları da büyüyerek merkezi ve çevre ilçeleri ile yerli ve yabancı turistlere hizmet etmeye devam ediyor. Atam ne güzel ifade etmiş;
“Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.”