Avrupa’da ülkemizi temsil eden üç takımımızdan Galatasaray ve Samsunspor yoluna devam ederken, Fenerbahçe ise kazanmasına karşın elenerek bu sezonki Avrupa macerasına nokta koydu.

Öncelikle Galatasaray’ın İstanbul’da 5-2 yenerek araladığı son 16 turu maçının rövanşında Sarı Kırmızılı takım, Torino’da 3-2 kaybetti. Ancak, ilk maçta elde ettiği 3 gollük averaj nedeniyle temsilcimiz adını son 16 turuna yazdırmayı başardı.

İlginç bir tesadüf: Galatasaray’ın bu turdaki rakibi, grup maçında Rams Park’ta Osimhen’in penaltı golüyle yendiği İngiliz devi Liverpool oldu. İnşallah Cim Bom bu etapta da Liverpool’ü saf dışı bırakır ve çeyrek finalin yolunu tutar.

Samsunspor ise, Arnavutluk ekibi Shkendija’yı içeride de dışarıda da yendi ve son 16 turuna kalıp İspanyol ekibi Rayo Vallecano ile eşleşti. Ortaya koyduğu performansla bu sezon dikkatleri üzerinde toplayan Kırmızı Beyazlı ekip, bu turu geçerse Slovenya takımı NK Celje ile, Yunanistan’ın AEK Atina takımları arasındaki eşleşmenin galibiyle çeyrek final mücadelesi verecek.

Samsunspor’un da bu eşleşmeden yüzünün akıyla çıkıp, adını çeyrek finale yazdırmasını gönülden diliyorum.

Ve Fenerbahçe…

Sarı Lacivertliler İngiltere Premier Lig takımlarında Nottingham Forest’i, rakibinin sahasında 2-1 yenmesine karşın kupanın dışında kaldı. Açıkçası, “Turu ilk maçta kaybetti” dersek yanlış olmaz sanırım. İlk maçta ortaya konan futbol ve beraberinde gelen 3-0’lık yenilgi Fenerbahçe’nin işini, imkânsıza yakın bir şekilde zorlaştırmıştı. Rövanş mücadelesi de böylece mucizelere kalmıştı.

Evet, o mucize gerçekleşmedi ve Fenerbahçe elendi. Ancak Sarı Lacivertli takım sahaya tam anlamıyla bir karakter koydu ve rakibi önünde Kerem’in attığı iki golle 2-0 öne geçti. Hani biraz da şans ve beceri faktörü yanında olsaydı, 3 gollük fark kapanabilir ve tura ortak olabilirdi Fenerbahçe.

Gelin bu maça dair akıllarda kalanlara çok kısa bir göz atalım. Öncelikle Fenerbahçe’nin sahaya sadece tur için değil, Avrupa’da kimliğini göstermek ve sahaya karakterini koymak için çıktığı ayan beyan ortadaydı.

Tedesco’nun ilk maçta sahaya sürdüğü takım ve oynattığı futbol ne kadar eleştiriye açıksa, Nottingham deplasmanında sahadaki takım ve oyun anlayışı o kadar doğru ve efektifti.

Ve işte o Fenerbahçe, üç akşam sonra Süper Lig mücadelesinde gittiği Antalya deplasmanında hiç te ummadığı bir puan kaybı yaşadı. Ligin alt sıralarından kurtulma çabasındaki Antalyaspor önünde, özellikle ilk yarıda son derece etkisiz kaldı ve 2-0 geriye düştüğü maçtan ancak bir beraberlik çıkarabildi.

Açık söyleyeyim, Nottingham’daki kadro yapılanması ve futbol anlayışıyla alkışladığım Tedesco’ya yazarım ben bu puan kaybını.

Umarım, geldiğinden beri yalnızca 2-3 maçta eleştirdiğim Tedesco bu maçtan gereken dersi alır ve iyi giden ve doğru çalışan mevcut sistemi sıkıntıya sokmaz.

Hoşçakalın…