Türkler ’in kurduğu 16 imparatorluktan 5 tanesi kurucusunun ismiyle tanınmıştır. Bunlardan birisi de Selçuk Bey’in kurduğu, Selçuklu veya Büyük Selçuklu İmparatorluğu’dur. Anadolu’da var oluşumuzun ve Osmanlı, Türkiye Selçukluları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun sebebi Selçuk Bey’dir. Amma bu muhteşem insanın kim olduğunu çoğumuz detaylı olarak bilmeyiz.
Peki kimdir bu Selçuk Bey? Selçuklular hangi boydan gelir? Selçuk Bey’in babası kimdir? Selçuk Bey ne zaman ve nasıl Müslüman oldu? Sorularını şöyle cevaplayalım.
Selçuk Bey 900 yılında doğdu. Selçuk Bey’in ailesi Oğuzların Kınık boyuna mensuptur. Vezir Nizâm-ül mülk Selçuklular’ın Alp Er Tunga’nın soyundan geldiklerini ve babadan oğula hükümdar olduklarını söyler. Babasının ismi Dukak (Tukak)’tır. Dukak’ın Oğuz boyları arasında başbuğluk yahut Subaşılık yaptığı düşünülür. Dukak, Oğuz Yabgu Devleti’nde idarî, siyasî ve askerî nüfuza sahip bir şahsiyet olup cesareti, kuvveti, ileri görüşlülüğü ve devlet işlerindeki başarılarından dolayı “Temür-Yalığ” (demir yaylı) lakabıyla anılırdı.
Deşti Kıpçak’taki Oğuzlar’ın başbuğu olan Dukak’ın Oğuz Yabgu Devleti’nde nüfuzlu bir şahsiyet olduğu veya bu devlet içinde bağımsız bir yapıyı temsil ettiği kabul edilir. Oğuz yabgusu Dukak’ın fikirlerine çok önem verir ve ona danışmadan karar almazdı. Nitekim Yabgu bir Türk topluluğuna karşı sefere kalkışınca Dukak onunla tartışıp ağır sözler söyledi. Bunun üzerine Yabgu da kılıcını çekip Dukak’ı yüzünden yaraladı. Dukak’da gürzü ile Yabgu’nun başına vurup onu attan düşürdü. Yabgu Dukak’ın yakalanıp öldürülmesi için emir verdi ancak Dukak’ın etrafındaki güçlü bir topluluğun varlığı sebebiyle bu emir yerine getirilemedi. Devlet adamları ve kumandanların araya girmesiyle anlaşma sağlandı ve bu münasebetle bir şölen düzenlendi. Bu olay, Dukak’ın hem Oğuz Yabgu Devleti içindeki nüfuzuna hem de onun devletin aleyhine olacak bir meselede devlete sahip çıktığına işaret eder.
Selçuk Bey, 17-18 yaşlarında iken babası Dukak vefat etti. Oğuz Yabgusu, kendi yanında büyüyen Selçuk Bey’in asil ve kumandanlık vasıflarına sahip olduğunu bildiği için onu subaşı tayin etti. Selçuk Bey Subaşı olmasının ardından Oğuz yabgusu ile aralarında ihtilaf meydana gelmiştir. Fikir ayrılığı ile birlikte otlak yetersizliği, siyasi karmaşa, farklı siyasi otoritelerin güçlenmesi de Selçuk Bey ile Oğuz yabgusu arasında problemlerin büyümesine sebep olmaktaydı. Bütün bunlardan dolayı da Selçuk Bey bulunduğu bölgeden ailesi ve maiyetindeki kişilerle göç etmek zorunda kalmıştır. Selçuk büyük bir kafileye sahip değildi. Aynı zamanda zengin bir bey de değildi. O, maiyetindekilerle birlikte Cend bölgesine gelmiştir. Cend bölgesinin hem Oğuz Yabgu devletinden uzak olması hem de İslam devletinin sınırlarına yakın olması sebebiyle Selçuk Bey’e müsait bir ortam yaratmıştır. Bu müsait ortamdan yararlanmaya çalışan Selçuk Bey, Oğuz Yabgu devletiyle giriştiği mücadeleyi kendi lehine çevirmeye çalışmıştır.
Yabgu’nun Selçuk Bey’e olan güven ve ilgisi diğer devlet adamları ve kumandanların kıskançlığına sebep oldu. Selçuk Bey’in saraya gidip Yabgu’nun yanı başına oturması Hatun’a ağır geldi. Hatun hükümdarı uyarıp halk tarafından da sevilen Selçuk Bey’in ileride başlarına iş açmasından ve tahtı ele geçirmesinden endişe ettiğini belirtti. Yabgu, Hatun’un tesirinde kalıp Selçuk Bey’i bertaraf etmeye karar verdi. Durumu öğrenen Selçuk Bey saraydan uzaklaşmak zorunda kaldı. Onun Yabgu’nun yanından ayrılmasında Kıpçakların Oğuzları sıkıştırması, yer darlığı ve otlak yetersizliği, Karahanlılar’ın giderek kuvvetlenip büyük bir güç haline gelmiş olması önemli rol oynadı.
Bu anlamda Selçuk Bey yeni din olan İslamiyet’in kendilerine bir hayat hakkı yaratacağını düşünerek bu dine girmek için maiyetindekilerle istişarelerde bulunmuştur. O, şöyle demiştir; “Yaşamak arzusu içinde bulunduğumuz bu ülkede halkın dinine girmezsek kimse bize katılmaz ve yalnız bir cemaat halinde kalmağa mahkûm kalırız.” Selçuk Bey yapmış olduğu istişarenin ardından Müslüman şehirlerinden olan Buhara’nın güneyinde kalan Zandak’a adamlarını göndererek yeni din hakkında bilgi edinmek istemiştir.
Bunun içinde validen kendilerine İslam’ı öğretecek din adamı talep etmiştir. Talebe verilen olumlu cevap üzerine Selçuk Bey’in maiyetindeki Türkler (Selçuklular) İslamiyet’e geçtiler. Selçuklular’ın İslamiyet’i benimsemesinde bazı unsurlar ve benzerlikler göze çarpmaktadır. Bunlardan en önemlisi olarak tek Tanrı inancıdır. İkinci önemli unsur ise tasavvuf ile Şamanist kültürün birbirlerine yakın olmasıdır. İki yaşam biçiminin benzerliği ve yakınlığı da Türkler’in bu yeni dine girmelerinde etkili olmuştur. Selçuk Bey’in İslamiyet’i seçmesi ile birlikte yeni dinin kendilerine getirmiş olduğu anlayışı benimsediler. Oğuz Yabgusu’na vergi veren bir durumundan, onlara karşı gaza yapacak bir konuma sahip oldular. İslamiyet’in kendilerine sağladığı avantaj ve geniş bir İslam devleti halkasına dâhil olma durumu Selçuk Bey’in Cend’deki konumunu pekiştirdi. Selçuk Bey “Melik ül-gazi Selçuk Bin Tukak” sanıyla bilinmeye başladı. O, bundan böyle uçta İslam gazisi namıyla şöhret bulacaktı. Müslüman olması ile birlikte burada Selçuk Bey’in etrafında kalabalık bir kitle toplandı.
Selçuk Bey sadece kendine bağlı Oğuzlar arasında değil bölgede hüküm süren Samanoğulları ve Karahanlılar gibi iki büyük devlet nezdinde de itibar sahibi oldu. Samanoğulları, topraklarını işgal eden Karahanlılar’a karşı Selçuk Bey’den yardım istediler. Oğlu Arslan Yabgu’nun komutasındaki Selçukluların yardımıyla kaybettikleri toprakları geri aldılar. Bu olay Selçuk Bey ve ailesinin hayatında önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Böylece Selçuk Bey, mahallî bir bey olmaktan çıkıp iki devlet arasındaki olaylara müdahale eden bir lider vasfını kazandı. Samanoğulları, bu yardımlara karşılık Buhara yakınlarındaki Nur kasabasını Selçuk Bey’e bağlı Oğuzlara verdi. Selçuk Cend’de kalırken oğlu Arslan Yabgu’ya bağlı Oğuzlar 992 veya 985-86 yılında Nur kasabasına göç etti. Samanoğulları 1003 ve 1004 yıllarında da Selçukluların yardımıyla Karahanlıları mağlûp etti. Selçuk Bey, Türkmen hükümdarlarından birinin kızıyla evlendi. Arslan (İsrail) Yabgu, Musa, Mikail, Yunus, Yinal (Yusuf) adlarında beş çocuğu olduğu rivayet edilir. Selçuk Bey 1007 yılında 107 yaşında Cend şehrinde vefat etti.
Sonuçta; evet “İmparatorluğun babası Selçuk Bey” ailesi dahil bir kafileyi devlet yaptı. Torunları Selçuklu Devleti’ni 10 milyon kilometre karelik imparatorluk haline getirdi. Bugün bile Selçuklu kültür varlığı; Türkiye, Gürcistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kırgızistan, İran, Suriye, Filistin (Kudüs), Suudi Arabistan, Ürdün, Lübnan, Umman ve Aden Körfezi havalesinde devam etmektedir.