Her zaman tekdüze değil hayat, içinde her şeyin olduğu bir gerçek. Bazen yokuş aşağı gitmek gibidir hayat. Düze çıkana kadar da insanın en büyük derdi olumsuzluklar oluyor.
Kendi derdine düşenin zaten dünyanın gerisi umurunda değil. Hayat bize ne verdiyse bizim de sunduklarımız onlar oluyor.
Hayat bazen derin sularda yüzmek gibi. Bir yandan ışık bir yandan karanlıkla baş başa kalmak gibi bazen de.
Kimi zaman çiçek açtırsa da bir rüzgâra bakar kurutması. Garantisi yok hayatın neticede, bugün açan yarın kuruyabilir de.
Hayat bazen yüksek bir tepeden seyran etmek gibi. Bazen uzaktan bakmak gerek hayata ve insanlara. Geri çekilince anlıyor insan kimde ne kadar olduğunu. Uzak olanlara tepeden bakmaya devam…
Hayat bazen de karlı bir kış sabahı gibi dingin ve temiz. Havası suyu bir yana ama sessizliğin bir kahveyle bölüşüldüğü zamanalar eşsiz geliyor insana. Hele ki hayatında hengâme istemiyorsa.
Hayatınıza gelenler ve gidenler de oluyor tabi, belli bir dengede olmak zorunda da değil. Bir bakmışsınız çoksunuz bir bakmışsınız az gelmişsiniz. En güzeli mesafelerin, huzur da getirir çoğu zaman.
Yollar geçilmiş, elekler elenmiş; bir de bakmışsınız bir son gelmiş. Elde ne var diye bakmaz mı insan? Dünyaya ne bıraktın da gidiyorsun… diye. Belki çok belki hiç desek de iyi veya kötü herkesin bir etkisi var.
Herkes geçecek bu dünyadan neticede, iz bırakarak ya da silinerek…
Hayat bazen sadece kayda değmektir….