Geçenlerde Urla’da Ada Restoran’da çok özel bir sohbet etme fırsatı buldum. Karşımda, Türkiye genelinde 38.000 kişilik bir topluluğun kurucusu Aysel Onur Üzer ve onun yol arkadaşı Arzu Yıkıcı vardı. Onların hikâyesi, aslında hepimizin hikâyesi gibi…
2017 yılında Aysel Hanım, Ankara’da üst düzey bir yönetici olarak, ortaokul ve lise arkadaşlarını bulmak için sosyal medyada küçük bir yolculuğa çıktı. Ama bu yolculuk kısa sürede başka bir amaca dönüştü: kalabalıkların içinde kendini yalnız hisseden insanlara ulaşmak. Önce kendi arkadaşlarını buldu, ardından onların arkadaşları eklenmeye başladı. Derken hayatına çıkan Arzu Hanım ile güçlerini birleştirerek yollarına devam ettiler.
Aysel Hanım’a, “Neden böyle bir şeye ihtiyaç duydunuz?” diye sordum. Yanıtı çok netti: “Kalabalıkların içinde kendini yalnız hisseden birçok arkadaşımız var. Grup bilincini oluşturmak, birlikte hareket etmenin ve bir olmanın gücünü göstermek için bu grubu kurdum. Hepimiz bir koşturmacanın içindeyiz; çocuklarımız, iş hayatımız, hayata tutunma çabalarımız derken kendimizi unuttuk. Bu grubun içinde ben sadece Aysel’im. Kimsenin annesi, teyzesi, kardeşi değilim. Kendim için bir şeyler yapıyorum.”
Ve işte tam o noktada, diğer arkadaşlarıyla birlikte büyüyerek 38.000 kişilik bir Türkiye geneli topluluk oldular: “50-60 Yaş Elit Gezi Grubu.” İnsanlar bu grup sayesinde birlikte gezerek, paylaşarak ve deneyimlerini aktararak hem kendilerine hem de birbirlerine değer katıyorlar.
Sohbetten sonra düşündüm: Belki de hepimiz kalabalıkların içinde biraz yalnızız. Ama önemli olan, kendimiz için bir adım atabilmek ve benzer duyguları paylaşan insanlarla bir araya gelebilmek.
Aysel Hanım’ın sözleriyle: “Siz de bizle olup gezmek isterseniz bekliyoruz.”
Ve ben, Esin Tutgun olarak şunu hatırladım: Hayatın içinde hepimiz biraz yalnızız… ama birlikte olunca güçlüyüz.