ESİN TUTGUN

Adsız-57

Oğlum Yağız, 18 yaşına giriyor.

30.07 .2025

Sıradan bir doğum günü değil bu.

Bizim için, hayata meydan okumanın, umudun, direnişin, sabrın ve inancın günü...

Yağız henüz 6 aylıktı, teşhisi konduğunda.

Çapa Tıp Fakültesi'nin duayen hocalarından biri, tetkikler sonrası bizi Aksaray'daki muayenehanesine çağırdı.

Odasında bir köşede çiçek vardı.

O çiçeğe bakarak sordu:

“Bu çiçek ne ister?”

Sonra kendisi cevapladı:

“Su ister, güneş ister… Verirsin ama yine de ölüp gider. Oğlunuz da öyle… 15 yaşını görmez. Buna alışmalısınız.”

O an dünya başıma yıkıldı.

Yıllarca içimize çöreklenen bir ölüm korkusuyla yaşadık.

Ama hayat bizi şaşırtmaya devam etti.

Depremler, yangınlar, felaketler geldi geçti.

Sağlıklı, “sapa sağlam” denilen çocuklar bile göçtü bu dünyadan…

O an anladım ki, yaşamın ne kadar süreceğini yalnızca Allah bilir.

Ben, ablaları elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık.

Ve işte bugün: 18 YAŞ geldi çattı!

Bu doğum günü bizim için yalnızca bir kutlama değil.

Bu, hayata karşı verilen büyük bir mücadelede kazanılmış bir zaferin yıldönümü.

Yağız’ımın, tüm çocuklarımızın yolu açık olsun.

Sevgiyle, sabırla ve umutla…

Adsız-58