Bir noktaya kadar hayat hep başkalarının etrafında döner. Öncelikler başkalarının istekleri, sorumluluklar, “yapılması gerekenler”… Ama bir gün durup kendine sorarsın: “Peki ya ben?” İşte o an başlar farkındalık; işte o an dersin ki, ben de varım ve benim de haklarım, hayallerim, isteklerim var.
Ben en çok seyahat etmeyi, yeni insanlarla tanışmayı ve kendimi geliştirmeyi seviyorum. Tek başına yolculuk etmeyi öğreneli çok olmadı; çünkü yıllarca kendime kalacak zamanım hiç olmamıştı. Ama şimdi farkındayım: Kendine zaman ayırmak bir lüks değil, bir ihtiyaç.
Şimdi öyle bir noktadayım ki, bazı şeyleri sadece Esin istediği için yapacak kadar güçlüyüm. Maddi olarak her şeye yetemeyebilirim; ama biliyorum ki kendi mutluluğumu ertelediğim her an, hayata geç kalıyorum.
Hayatın vazgeçilmezi önce senin kendin olman. Mutlu olduğunda etrafına ışık saçarsın; insanlar senin enerjinden, cesaretinden ilham alır. O yüzden kendine zaman ayır, kendini dinle, küçük hayallerini erteleme. Çünkü hayatın asıl mucizesi, senin kendi yolculuğunu cesurca yaşamanda saklı.
Unutma: Küçük adımlar büyük değişimlerin başlangıcıdır. Bugün, kendin için bir adım at; yarın, etrafına yayacağın ışıkla dünyayı güzelleştireceksin.