MERHUM, MUSTAFA ERNAM VAKIFLAR UMUM MÜDÜRÜ!..

MERHUM, MUSTAFA ERNAM VAKIFLAR UMUM MÜDÜRÜ!..

Ta’yin kararnamesi, Resmî Gazete’de neşr’edildikten sonra, İstanbul’a geldi. Taksim Gezipark’ındaki, mülkiyeti Vakıflar Umum Müdürlüğüna aid, Otel’de buluştuk. Yarı ciddî, yarı şaka,teferruat ve detaylar hakkında hiçbir ma’lumatım olmayan bir denize ittin,V akıflar Umum Müdürlüğü’nün neredeyse % 95’i Hanlar, hamamlar, kiradaki çok sayıda gayr-i menkuller, devasa, Hastahane, İstanbul’da’dır.Bil’hassa, İstanbul’da, Benim, Fahrî Müsteşarım, fahrî Müşâvirim, olarak, birinci dereceden bana yardımcı olacaksın, hatta buna mecbursun,” dedi.

Kabul, ama, bunu yalınızca sizin ve benim bilmem kafi değildir,Birinci dereceden muhataplarımız, Bölge Müdürü, yardımcılar, daire başkaenları, Hastahane Başhekimin bilmesi lazım,” dedim.Kabul, ben onlara, “Sizin Basın Müşavirim olduğunuzu, istediği zaman istediği bilgileri vermeleri ta’limatını vereceğim,” dedi.Gerçekten de bütün alakalıları bu istikamette ta’limanlandırdı.

Esâsen, Bezm-iâlem Vakıf Gureba Hasahanesiyle, 1970 yılından i’tibaren yakından alakadar olduğum, bir önceki Başhekim ile halenen, Başhekim, Merhum, Prf. Dr. Asaf Ataseven’i yakından tanıdığım için, Başhekim’in sıkıntılarını ve Hastahane’nin mes’ele’lerini yakinen biliyordum, Vakıflar Umum Müdürlüğü’nden beklentilerini not ettim.Bölge Başmüdürlüğü’ne gittim, Başmüdür, yardımcıları ve daire Başkanlarıyla bir toplantı yaptım, kendilerini dinledim.Bölge Başmüdürlüğü’nde anlatılanlar, gerçekten beni hayrete düşürdü.Anlatılanlar, Eminönü’ndeki devasa, büyük hanlar,dördüncü, beşinci ve diğer hanlardan zarar ediyoruz, pekçok gayr-i menkûl’den ya hiç kira alamıyoruz, ya da çok cüz’î bir kira alıyoruz. Kira Kontratlarında, “ Me’cur’da müskirat kullanılamaz şartı bulunmasına rağmen, Meyhane olarak kullanıln binalarımız var.

Anlatılanların bir kısmını bir yere kadar anlamak mümkün, ama, Kira’ya verilen han’ların niçin ve nasıl zarar ettiğini bana bir anlatın,” dedim. Dedilerki,Han’ların, dükkan,büro katları kiraya verilirken,Kira Kontrat’larında Husûsî Şartlar Bölüm’lerinde, “ Teshînat ve Tenvîrat( Isıtma ve aydınlatma), Kiralayana aid’dir,” diye bir şart bulunuyor. Bu şarta istinaden, kiracılar, Elektrik ve ısıtma için Kalorfer yakıtı kömür paralarını, kiradan kesiyorlar. Böylece ya çok az bir kira ödüyorlar ya da hiç kira ödemiyorlar. Öyle anlaşılıyorki, Kira Kontratlarında bu şartlar, belli ki, henüz daha elektriğin, kalorifer sistemin olmadığı, mumla aydınlatılan, odun sobasıyla ısıtılan bir devirde hazırlanmıştı. Bürokrasi böyle işliyor, Elektrikle aydınlatılan, yakıtı kömür veya akaryakıt olan, kalorifer sistemiyle ısıtılan binaların kontratlarında bu şartların çıkarılmasını kimse düşünmemiştir.Üstelik, bu devasa, hanlarda, Tenvîrat ve Teshînat( aydınlatma ve ısıtma masraflarını Vakıflara ödeten kiracılar arasında, Kamu Kurumu niteliğinde pekçok kurum da var.

Bunların ba’zıları İdârî tedbirlerle, ba’zısı da hukûkî tedbirlerle halledibilir. Lütfen, önce tespitler yapalım, sonra hangi mes’ele’nin hangi tedbirlerle halledilebileceğini tespit edelim.Sizi aşan mes’elelerde biz, Umum Müdürlük olarak devreye gireriz,” dedim…

Medrese’ler Çay Bahçesi, Kahvehane olarak kiraya verilmiş, kumar oynanıyor, müskirat kullanılıyor. Sıbyan Mektepleriu, Muhteşem Binalar, vakıfla, hayrî hizmetlerle uzaktan- yakından alakası bulunmayan kurum ve kuruluşlara tahsis edilmiş, Sultanahmed, Nuruosmaniye, Rüstempaşa Cami’i>’leri gibi Cami’i’lerin altındaki dükkanlarda müskirat satan dükkanlar var.

1936 yılında İsmet İnönü’nün Başbakanı olduğu hükûmet zamanında T.B.M.M.’sinde çıkarılan ve Resmî Gazete de bile yayınlanmayan gizli bir kanunla, Vakıf eserlerinin neredeyse % 50’si, elden çıkarılmış, müslümanlar rağbet etmedikleri için neredeyse tamamı gayr-i müslimlere ya hükmen ya da cüz’î bir bedelle satılmış.. Hiç değilse mevcud eserler, vâkıf ve vâkıfe’lerin vakfiye şartlarına uygun devöam ettirilsin,” diye gayret ediyorduk…