Bu haftaki köşe yazımın konusunu okuyucuların belirlemesini istediğimi belirttiğimde sosyal medya hesabım üzerinden birçok öneri geldi. Hepsi de çok güzel olduğundan mümkün olduğunca diğerlerine de değineceğim ancak en çok güvensizlikten bahsedilmesi dikkatimi çekti. Günümüzün ulaşılması en zor duygularından biri oldu güven.

İnsan kalbi hassas, ufak bir darbede kırılıyor. Tamir edilmediğinde de çatlaklardan yeni kırgınlıklar sızıyor. Oysa güven, bağ kurmanın temel şartı. Psikanalist John Bowlby, bağlanma teorisinde; başka birinden yakınlık bekleme eğilimimizden ve o kişinin yanında olduğumuzda kendimizi güvende hissetmemizden söz ediyor. Anne-bebek ilişkisiyle temellenen güven duygumuz sağlıklı gelişmediğinde yetişkinlikte tereddüt etme, sürekli tetikte olma, sırtını bir başkasına yaslayamama, ihtimallerden varsayımlara ulaşma gibi güvensizlik göstergelerine sahip oluyoruz.

Sahip olduğumuz güvensizlik duygusu, sadece kişisel ilişkilerimizde değil toplumsal ilişkilerimizde de kendini gösteriyor. Oysa güven, hepimizin sosyal sermayesi. Bir toplumda insanlar birbirine ne kadar güvenirse, o toplumda birlik olma ve iş birliği kapasitesi o kadar yüksek oluyor. Bu sağlanamadığında ise, her “Merhaba!” bir şüphe doğuruyor. Peki, ne yapmalı?

Güvenebilme ihtimali

Hepimiz farklı hayat deneyimlerine sahibiz. Ataol Behramoğlu’nun “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var.” dediği gibi… Eğer birileri tarafından kırılmazsanız ne istediğinizden çok ne istemediğinizi öğrenemiyorsunuz. Böyle zamanlarda güvensizlik hasıl oluyor ama bir gün yine birileri size yeniden güvenmeyi öğretiyor, bu kez kırılmayacak noktadan…

Gün geliyor bir bakıyorsunuz; sizi çok üzdüğünü düşündüğünüz insanlar, çok değer verdiğiniz nice insandan daha az zarar vermiş oluyor size. Nefretle andığınız adlar, tebessüm ettiren yüzlerle yer değiştiriyor. Kim bilir, belki içinizdeki güvensizliğin de güvenle yer değiştirme ihtimali vardır. Seneler önce okuduğum ve beni hep düşündüren şu cümlede olduğu gibi, ne olursa olsun: “İhtimal birse, kalan ikidir.” Siz de düşünün bunu.