Bir zamanlar abur cubur ya da atıştırmalık dendiğinde aklımıza raf ömrü uzun ve besin değeri düşük yiyecekler gelirdi. Günümüzde ise, raflardaki atıştırmalıklara dijital dünyada dikkatimizi tüketen ve zihnimizi beslemeyen içerikler eşlik ediyor. Raftan atıştırmalık bir şeyler alırken “Bu sağlıklı mı, bunu karnımı doyurmak için mi alıyorum?” sorularını sormadığımız gibi elimiz telefona giderken de çoğu zaman “Bir şey öğrenmek için mi, sadece neler olduğuna bir göz atmak için mi bakıyorum?” diye sormuyoruz.

Psikolojide dikkat, sınırlı bir kaynak olarak kabul ediliyor. Tıpkı günlük kalori ihtiyacımız gibi zihnimizin de işleme kapasitesi bulunuyor. Yani zihnimiz, aynı anda sınırlı miktarda bilgiyi işleyebiliyor. Dijital platformlar bu işleme kapasitesini sınırsız kaydırma, otomatik oynatma ve kısa video döngüleri ile hedef alıyor ve dijital dünyanın bu ürünleri, bize raflardaki o ürünlerle aynı şeyi söylüyor: Daha fazla tüket!

Microsoft, 2015 yılında yaptığı bir çalışmada ortalama bir insanın dikkat süresinin on iki saniyeden sekiz saniyeye düştüğünü raporluyor. Bu, bir japon balığının dikkat süresinden dahi daha kısa. Kaçımız, eskiden olduğu gibi kırk beş dakikalık, bir saatlik sunumları ya da video içeriklerini dikkatle izleyebiliyoruz? Zihnimiz artık daha çabuk sıkılıyor ve daha hızlı tüketmek istiyor. Çünkü dijital atıştırmalıklar, beynimizin ödül sistemine hitap ediyor. Kısa süreli dopamin salınımı, daha çok tüketmeyi tetikliyor.

Bir cips bir video

Bir cips paketini, bir paket çikolatayı ya da bisküviyi bitirdiğimizde bir noktada doyuyoruz. Ancak dijital olan bizi doyurmuyor; aksine açlığımızı artırıyor. Saatlerce içerik tüketip sonunda hiçbir şey yapmamış gibi hissetmemizin sebebi de bu oluyor. Sonrasında ise, odaklanmakta ve bir konuyu derin düşünmekte zorlanıyoruz. Çünkü beynimiz sürekli uyarılmak istiyor. Bu olmadığında da içsel huzursuzluk ve tatminsizlik başlıyor.

Peki, ne yapalım? Zihnimizi oyalayanla besleyen arasındaki farkı ayırt etmemiz gerekiyor. Çünkü midemiz gibi zihnimizdeki her şişkinlik de sağlıklı bir doymuşluk hali olmuyor. Bir cips paketine bakarken “Bunu yiyerek karnımı mı doyuruyorum, yoksa midemi mi dolduruyorum?” sorusunu sormamız gerektiği gibi canımız sıkıldığında da şunu sormamız geriyor: “Şu an zihnimi mi, yoksa sadece zamanımı mı dolduruyorum?”