DEĞERLİ OKUR:
Sevgi, büyük sözlerden önce küçük davranışlarda başlar.
Günümüz insanı birbirine hiç olmadığı kadar yakın, fakat aynı zamanda hiç olmadığı kadar uzak. Aynı masada telefonlarına bakan, aynı evde birbirinin sesini duymayan, bir mesajın içindeki kelimeleri yüz ifadelerinden daha çok önemseyen bir çağın içindeyiz. Belki de bu yüzden bugün yeniden sormamız gerekiyor: Bir insanı gerçekten sevmenin yöntemi nedir?
Sevginin tek bir tarifi yok. Çünkü insanın kalbi matematik gibi çalışmıyor. Yine de bazı davranışlar var ki, sevginin dilini herkes için biraz daha anlaşılır hâle getiriyor.
Bir insanı değiştirmeden sevebilmek
Sevmenin en zor biçimlerinden biri, karşımızdaki insanı kendi istediğimiz şekle sokmaya çalışmamaktır. Bazen “Senin iyiliğin için” diyerek başladığımız cümleler, aslında “Benim istediğim gibi ol” anlamına gelebilir. Oysa sevgi, bir insanın eksiklerini tamamlamak kadar, onun farklılıklarına da yer açabilmektir. Birini sevmek, onun bütün davranışlarını onaylamak değildir. Fakat onu değiştirilmesi gereken bir proje gibi görmemektir.
Dinlemek: Sevginin sessiz yöntemi
İnsanların çoğu cevap vermek için dinliyor. Oysa sevgi, cevap vermeden önce anlamaya çalışmaktır. “Bugün nasılsın?” sorusunu gerçekten sorabilmek, verilen cevabı yarıda kesmemek, anlatılan küçük bir ayrıntıyı günler sonra hatırlamak… Bunlar gösterişli davranışlar değildir. Fakat insanın kendisini değerli hissetmesini sağlayan en güçlü işaretlerden bazılarıdır. Bazen bir insanın ihtiyacı çözüm değil, yanında birinin sessizce oturmasıdır.
Sevgiyi ertelememek
“Daha sonra söylerim.”
“Nasıl olsa biliyor.”
“Bir gün teşekkür ederim.”
İnsan hayatının en büyük yanılgılarından biri, zamanın bize ait olduğunu sanmaktır. Oysa sevgi ertelendikçe büyümez; çoğu zaman sessizleşir. Bu nedenle teşekkür etmek için özel bir gün, özür dilemek için mükemmel bir cümle, sevdiğimizi söylemek için kusursuz bir an beklememek gerekir. Bazı cümlelerin doğru zamanı şimdidir.
Kırmadan dürüst olmak
Sevgi, her şeyi hoş görmek değildir. Gerçek sevgi bazen “Bu davranışın beni incitti” diyebilmektir. Fakat dürüstlük ile acımasızlık arasında büyük bir fark vardır. Haklı olduğumuzu kanıtlamak için söylediğimiz sözler, karşımızdakini onarmak yerine yaralayabilir. Bu yüzden sevginin yöntemlerinden biri de kelimeleri seçmektir: Doğruyu söylemek, fakat doğruyu bir silaha dönüştürmemek.
Kendimize de insan gibi davranmak
Belki en çok unuttuğumuz yöntem budur. Başkalarının hatalarını anlayışla karşılayıp kendi hatalarımızda kendimizi acımasızca yargılıyoruz. Herkese ikinci bir şans verip kendimize vermiyoruz. Oysa insan için sevgi, yalnızca başkasına uzatılan bir el değildir. Kendimize de aynı merhameti gösterebilmektir. Yorulduğumuzda dinlenmek, hata yaptığımızda öğrenmek, başarısız olduğumuzda kendimizi değersiz ilan etmemek de sevginin bir biçimidir.
Sevgi bir yöntemden çok bir alışkanlıktır
Belki de sevginin formülü yoktur. Fakat bir alışkanlığı vardır: İnsanı, insan olduğu için değerli görmek.
Daha dikkatli dinlemek, daha az yargılamak, teşekkür etmeyi unutmamak, gerektiğinde özür dilemek, sınırları gözetmek ve karşımızdakinin hayatında küçük de olsa bir iyilik bırakmaya çalışmak…
Bunların hiçbiri dünyayı bir günde değiştirmeyecek. Ama bir insanın gününü değiştirebilir. Bazen de bir insanın değişen günü, başka bir insanın hayatına dokunur. Belki sevginin en gerçek yöntemi budur: Büyük laflar etmek yerine, bulunduğumuz yere biraz daha insanlık bırakmak. Çünkü insan, en çok sevildiğinde değil; sevginin davranışa dönüştüğünü gördüğünde inanır.