Bir yerlerde bir insanlık olacaktı… Görenlere duyanlara, teslim etmeleri rica olunur, diye duyuruya çıkacağız yakında.
Hayattan gelip geçerken, insanların yanından da usulca geçecektik sadece. Nedense kolay olmuyor başka insanlar için. Diğer insanlardan hıncını çıkaran insanlar var ki çoğu zaman neden yaptıklarını bile açıklayamıyorlar kötülüklerini.
İnsansa mayası, bir durup düşünmek lazım. Bir zararı dokunur mu diye de uzaktan uzaktan bakıyoruz artık insanlara.
Oysa ne güzeldi o çiçekleri bile ezmeden geçip giden insanların naifliği. Hasret kaldık ince duygulu, nezaketleri ile gelenlere…
Dünyayı ne kadar önemsersek o derece mi hınçlanıyor insanlar acaba? Elinde olmayanı başkasında mı arıyor insanlar da paylaşamıyoruz dünyayı. Neydi insanın insanla derdi çözemedik gitti.
Bir muamma olsa da kötülükler, insanlığa bir katkısı olmadan gidenler için hayıflanırken bir de insanlardan eksiltenlerle uğraşmak gerekli şimdi de.
Yazık!
Dünyayı güzelleştirmek için uğraşan insanlara acıyor insan. Bu kötülükler var olsun diye mi dünyanın selameti için uğraşılıyor da diyemiyor insan. Çünkü kötü kötülüğüne iyi de iyiliğine devam edecek, gayet net biliyoruz. Bazı şeyler içten gelir ve değiştirilmez.
Belki de iyi bir rehabilite gereklidir bütün insanlara. Ailede, okulda ve iş yaşantısında alınan eğitimler ve öğrenimler de fayda etmemiş ne yazık ki bazılarına.
Bazen de ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın sirayet etmiyor bazı insanlara ‘İnsanlık’. Bir yerden sonra da vazgeçiyor insan düzeltmeye çalışmaktan.
Mükemmel insan yok, kimse kusursuz değil ama bazıları da işte ‘Ağır kusurlu’ olarak nitelendirmek mümkün.
Komşunun tavuğu, tavuk olarak kalsın kaz olarak görülmesin mesela. Kimse kimsenin rengini çalmasın her defasında. Gözünün ferini söndüremesin kimse yine.
Kimse kimseye kötülük yapmasın, bu kadar kötülük varken de kimse insanlıktan bahsetmesin!
İnsanlık mı? İnsanlık artık eski bir masal…