Yılın en renkli, en neşeli günlerinden biri yaklaşıyor. Her köşe başında bir bayrak, her çocuk yüzünde bir tebessüm… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sadece bir bayram değil; bir miras, bir umut, bir sevda aslında.

Tam 105 yıl önce, milletin iradesi Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile vücut buldu. O gün, sadece bir devletin temel taşları atılmadı; aynı zamanda geleceğe bırakılan en büyük emanetlerden biri olan çocuklara da bu özel gün armağan edildi. Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk çok iyi biliyordu: Bir milletin gerçek sahibi çocuklardır. Onlar gülerse, yarın da güler.

Her 23 Nisan’da olduğu gibi bu yıl da caddeler süslenecek, çocuklar şiirler okuyacak, oyunlar oynanacak. Ama bence asıl kutlama, bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı fark ettiğimizde başlar. O ışıltıyı korumak, büyütmek, onun kararmasına izin vermemek hepimizin görevi. Çünkü çocuklar sadece geleceğimiz değil; bugünün en saf, en gerçek hali.

Bu özel günde yalnızca kendi çocuklarımızı değil, tüm dünya çocuklarını da düşünmeli; savaşın, yoksulluğun, yalnızlığın gölgesinde büyümeye çalışan minik kalpleri unutmamalıyız. 23 Nisan, tüm dünyaya bir çağrıdır aslında: “Çocuklar barış içinde yaşasın!”

Bugün o yüzden sadece bayram değil, bir söz verme günüdür. Her çocuğa daha adil, daha güzel bir dünya bırakacağımıza dair bir söz…

İyi ki varsınız çocuklar. İyi ki bu ülkenin ve dünyanın umudu sizsiniz. Bayramınız kutlu olsun!