Bir ilin en verimli tarım arazisindeki fabrikada üretilen şeker şurubunun 1 kilogramı, normal beyaz şekerin 250 kilogramına eşit. Bu firma DNA’sı değiştirilmiş mısırla, başka kimyasalları ve cıvayı karıştırarak tatlandırıcı denen şurubu üretiyor.

Lifi alınmış nişasta-şeker; İnsanın sindirim sistemini darmadağın eden kimyasallardan oluşuyor. Kanser, şeker hastalığı, kolestrol, kısırlık başta olmak üzere her türlü hastalığı yapmaya müsait maddeler içeriyor.

Bu şurup hem çok ucuza mal ediliyor, hem tadı şekerden kat kat daha tatlı. Burada ürettiklerini geri kalmış tüm ülkelere de gönderiyor. Avrupa genelinde şeker pancarı üretimi daha yaygın olduğu için, endüstriyel gıdalarda ve içeceklerde genellikle mısır şurubu yerine pancar şekeri tercih ediliyor.

Devlet bünyesinde faaliyet gösteren şeker fabrikalarının bir kısmı zarar ettiği iddiaları ile özelleştirildi bir kısmı kooperatiflere devredildi. 2003 yıllarında 30 adet şeker fabrikası vardı ve 2003’deki karı tam 350 trilyondu. Bunlarda yaklaşık olarak 30.000 kişi çalışmaktaydı. O dönemde iki ortaklı isimler bu fabrikaların yüzde 3’ne sahipti. Fabrikaları kapatmak için almışlardı ve öyle de yaptılar.

Mısır şurubu; Ülkemizde satılan yüzde 90 şekerli içeceklerde, tüm meyve sularında, hemen hemen tüm bisküvi, gofret, çikolata, pastaneler ve marketlerde satılan hazır pasta çeşitlerinde ve de birçok ekmekte bulunuyor.

Mesela bir soğuk çay içeriğinde; standart sofra şekeri (pancar şekeri) yerine fruktoz-glukoz şurubu (mısır şurubu) kullanılıyor. Markanın formül sırrı nedeniyle yüzdesi açıklanmıyor. Ancak resmi içerik bilgisine göre, meyve çeşidine bağlı olarak standart 330 ml’lik bir kutuda toplamda yaklaşık 13.5 ile 18.8 gram arasında değişen ilave şurup bulunuyor.

Fransa, Hollanda ve İngiltere’de mısır şurubu üretimi yasakken, GDO serbest. Meksika abd’nin yoğun baskısına rağmen GDO’lu mısır tohumlarını yasakladı. GDO’yu yasaklayan ülkeler arasında İrlanda, Yeni Zelanda, Kenya, Peru, Suudi Arabistan, Cezayir Polonya, Macaristan ve Gürcistan yer alıyor.

GDO'lu ürünlerin yüzde 99’u soya, mısır, pamuk ve kanola, domates, patates, pirinç, buğday, bal kabağı, ayçiçeği, tütün ve şeker pancarı gibi bitkiler GDO’lu olarak üretiliyor. Biber, ahududu, karpuz, kavun, ananas gibi ürünlerde ise çalışmalar sürüyor. Emperyalist ülkeler, silah ile yapamadıkları soykırımı, genetiğini bozdukları gıdalar ile yapıyorlar.

Şu an ülkemizde 4000 dolayında küçük çocuk kanserle savaşıyor. Mesela hayatı boyunca hiç sigara içmemiş bir genç kanserle savaşıyor, kız kardeşi kanser. Kuzeni genç yaşta kanser nedeniyle öldü. Amcasının oğlu, teyzesinin oğlu birçok arkadaşı şu an kanserin pençesinde, geleceğin karanlık olduğunu bildikleri halde bir umutla mücadele ediyorlar.