Akdenizde en çok kıyı şeridi olup en az kıta sahanlığı olan ülkeyiz. Adalara ana karadan daha fazla deniz yetki alanı var. Kayalıklar, adalar, Türkiye-Ege FIR hattı ayrı bir sorun. Ege denizindeki Türk varlığını da yok sayan yunanistan Kıbrıs ve Akdeniz’e de müdahale ederek tehdit ediyor.
Türkleri eritme politikası güderken, camiler ahır yapılırken, atina’da tek açık cami yok iken, seçilmiş müftüler hapse atılırken, öğrencisi olan okullar kapanırken; öğrencisi olmayan Heybeliada’da ruhban okulu dayatıyor.
Gökçeada’da 3 öğrencili rum ilkokulu mevcutken. Batı Trakya'da Türk azınlığa ait 3 okul daha kapandı. 20 yıl önce 210 okul varken. Lozan anlaşmasına aykırı olmasına rağmen günümüzde çok azı kaldı. Üniversitelerinde ise Türklere yüzde 0,05 kontenjan ayrıldı.
Türkçe okutulan ders sayıları iyice azaldı, yunanca verilmeye başlandı. Türk hocalar yerine yunanca öğrenmek zorunda bırakıldı. Çeşitli gerekçe ile Türklerin eğitimini, evlerini, okulların onarımını, büyütülmesini engelliyor.
Hiç bir Ortodoks ve hristiyan cemaatin bulunmadığı Trabzon’un Maçka ilçesindeki Sümela Müzesinde fener rum kilisesi; 23 Ağustos’ta 13.’cü ayinini yapacakmış. Töreni Fener Rum patrikliğinden bir metropolit yönetirmiş. Bu yıl ayini fener rum kilisesinin atadığı Kırklareli metropoliti yönetecekmiş. Kırklareli, İstanbul-Fatih sınırları içinde midir?
Orada rum mu yaşıyor da metropolit atanmış? 1994 yılında vatikan papa şöyle beyanda bulunmuş: “O bölgede 300 bin gizli evladımız var”.
Müzede ayin nereden çıktı?
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olan Sümela Manastır’ında da tören olmaz, ortodoks, hıristiyan inancına göre ayin, sadece kilisede olur.
İstanbul’a “konstantin şehri” diyorlar. Ayasofya Camisine “kutsal büyük mesih kilisesi” diyorlar. Kendilerini ekümenik patriklik ilan etmişler. Oysa fener rum kilisesi, Fatih Kaymakamlığına bağlıdır ve statüsü bellidir. Böyle bir atama yetkisi nereden alınmıştır.
Yunanlılar Kavalalı Mehmet Ali paşayı severmiş. Kavalalı olduğu için ve Osmanlı devletine zarar verip yunanistanın kurulmasına daha çabuk zemin hazırladığı için büyük bir heykeli var.
Kavala’da çok fazla propaganda yapılıyor. Şehrin girişindeki Kıbrıs tabelasında Türk topraklarından kan damlıyor şekle çizilmiş. Şehirdeki birçok evin üzerinde kan ağlayan kadın grafitileri mevcut. Şehrin yer tabelalarında İstanbul yerine “Konstantinopolis 460 km” yazıyor. 1-2 sokak dışında grafitisiz duvarı olmayan atina genel olarak pis, evsizler ve madde kullanımı diğer ülkelere göre çok fazla. Tüm bunlara rağmen Türkiye’den gidenler oluyor.