Yeni Çağrı Gazetesi

tipobet

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
109 Kere Okundu
16 Ocak 2020 - 17:33

AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER…

Akciğer kanseri dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanserler arasında yer alıyor. Uzmanlar ise erken evrede tespit edilen akciğer kanserinin tedavi edilebildiğinin altını çiziyor. Peki erken evrede akciğer kanserini tespit etmek için nelere dikkat etmek gerekir? Akciğer kanseri taraması nasıl yapılır? Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Özkan Demirhan açıkladı.

 Akciğer kanseri ile alakalı çarpıcı veriler paylaşan Doç. Dr. Özkan Demirhan,”Dünya nüfusunun artışına ve nüfustaki yaşlanmaya bağlı olarak 2025 yılında 20 milyona yakın yeni kanser vakası olacağı belirtilmiştir. Ülkemizde yaklaşık her yıl 160 bin yeni kanser tanısı konulmaktadır. Bu gidişle de 2023 yılında 400 binlere kadar çıkabileceği bildirilmekte. Ülkemizde hem erkeklerde hem de kadınlarda kanserden ölümler kalp damar sistemi hastalıklarından sonra ikinci sırada görülmektedir. Akciğer kanseri en sık görülen kanserlerden biri olup, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. 20’inci yüzyılın başlarında nadir bir hastalık iken, 1950’lerden itibaren, özellikle tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının artması, çevresel kirliliğin oluşması ile beraber tüm dünyada önemli bir hastalık haline gelmiştir.” dedi.

Ailede akciğer kanseri hikayesi olanlarda risk 2 kat artmaktadır.

Genetik geçişin önemine vurgu yapan Demirhan,”Ailede birinci dereceden kişilerde akciğer kanseri hikayesi olanların, akciğer kanserine yakalanma riski normal kişilere göre 2 kat artmaktadır. Birinci derece yakınlarında akciğer kanseri bulunan hiç sigara içmemiş kişilerde, akciğer kanseri gelişme riski ailesinde akciğer kanseri bulunmayan kişilere göre 2,7 kat artmaktadır.” şeklinde konuştu.

ELLER YAŞINIZI ELE VERİYOR!

Yüzümüze kırışıklık önleyici kremler, nemlendirici kremler süreriz ve bakımlar uygularız fakat ellerimizi ihmal ederiz. Oysa el cildimiz yaşımızı ele verir. El üzerindeki cildimiz daha incedir ve kan damarları ve kök hücre kaynağı açısından yüz cildinden daha fakirdir. Yaşımızı ele veren ellerin bakımı için Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi dermatoloji bölümünden Uzm Dr. Zahide Eriş Eken 11 adımda bakım önerilerini belirtiyor;

Ellerimiz neden etkilenir ve bunları önlemek için ne yapmak gerekir? 11 adımda el bakımı…

1-Temizlik malzemelerine dikkat: Ellerinizi sürekli yıkamak ve temizlik malzemeleri içinde kullanılan kimyasallar ellerin kurumasına ve cildin hasarlanmasına yol açar. Bunu önlemek için koruyucu eldiven kullanmaya özen gösterin.

2-Kış aylarında soğuk havalarda eldiven kullanın: Soğuk hava ve  rüzgar sürekli ellerimizin kurumasına çatlamasına sebep olur. Dışarıya çıkarken elleri korumak ve eldiven kullanmak gerekir.

Özellikle kış aylarında ellerin yıkanmasıyla nemi hızla azalır ellerin.

3-Herşeyin başı hijyen: Tabiki bulaşıcı hastalıklar ve bakterilerden korunmanın en kolay yolu ellerin yıkanmasıdır. Fakat yıkamadan sonra ellere günde en az 3 sefer nemlendirici krem kullanmak kurumayı önler.

4-Doğru nemlendiriciyi seçmek önemlidir! Yağ bazlı nemlendiriciler ellerin nemlendirilmesinde daha uygun olacaktır. Ayrıca cildin daha canlı görünmesi için meyve asitleri ve vitamin içerikli nemlendiricileri deneyin. Nemlendiricinizin pahalı olması gerekmez, etkili olması yeterlidir.

5-El masajı uygulayın: Nemlendiricinizi kullanırken ellere, tırnak kenarlarına masaj yaparak yavaş hareketlerle sürmek nemlendirmede daha etkilidir.

6-Güneşten korumaya özen gösterin: Güneş ışınları zamanla ellerin üzerinde leke ve çil oluşumuna yol açar ve ellerinizin daha yaşlı görünmesine sebep olur. Bu sebeple ellerinize de güneş koruyucu krem kullanmak gerekir. Veya en az 15 faktörlü bir nemlendirici kullanabilirsiniz. Ayrıca oluşan lekelerin çeşitli krem ve işlemlerle tedavisi mümkündür bunun için dermatoloğunuza başvurun.

7-Ölü hücrelerden arındırın: Yumuşak hareketlerle ve bir avuç şekerle el sırtlarına masaj yapın. Bu işlem ölü hücreleri uzaklaştırır, kan dolaşımını hızlandırır ve el derisinin daha canlı görünmesine sebep olur.

8-Tırnak bakımını atlamayın: Tırnaklar ellerin en önemli parçasıdır. Tırnaklar ve tırnak kenarları da kuruluktan etkilenir. Bu sebeple tırnakları ve tırnak kenarlarını masaj yaparak nemlendirmek gerekir.

Tırnak cilasının uzun süre tırnakta kalması ve aseton kullanımı tırnakların sararmasına yol açabilir.

9-Tırnaklara limon suyu: Tırnaklara limon suyuyla masaj yaparak meyve asitlerinin tırnakların parlaklığını korumasını sağlayabiliriz. Ayrıca günlük 2,5 mg biotin takviyesinin tırnakların daha sağlam ve sağlıklı olmasını sağladığı ispatlanmıştır.

10-beslenmenin önemini unutmayın: Birçok yiyecek biotin içerir fakat en çok biotin içeren yiyecekler ekmek mayası, hardal tozu, yerfıstığı, fındık, ay çekirdeği, tavuk ve sığır ciğeri, yumurta, bademdir.

Tırnak kenarlarınızdaki kuruluk ve deri soyulmalarına da yine yağ bazlı nemlendiricilerle veya saf vazelinle masaj yapmak iyi gelecektir.

11-Kalsiyum desteği: Ayrıca kalsiyum eksikliği tırnakları kırılgan ve kuru hale getirir. Vitamin B eksikliği tırnak yatağında hastalığa yol açabilir.

UYGULAYIN: Doğal  el terapileri

*1 çay kaşığı limon suyu, gliserin ve 5 damla gül suyunu bir kapta karıştırın. Ellerinize 10 dakika bu karışımla masaj uygulayın.

*Gliserin ve küçük salatalık parçalarını karıştırıp ellerinize masaj yapabilirsiniz. El derisinin daha canlı ve parlak görünmesini sağlar.

ZeytinyağI ve şekerle masaj yaparak ellerinizin nemli ve parlak olmasını sağlayabilirsiniz.

 

Herkes spor salonuna yazılmak zorunda değil!

AÇIK HAVADA YÜRÜYÜŞ EN ETKİLİ EGZERSİZ

Bağışıklığı güçlendirmenin yolu doğru beslenme, doğru uyku düzeni ve doğru egzersizden geçiyor… Uzm. Dr. Füsun Özkutucu, “Herkes spor salonuna yazılmak zorunda değil, tedbirli giyinerek günde yarım saatlik bir yürüyüş yapmak bile bağışıklık sistemimiz için oldukça faydalı” diyor

Soğuk havaların kapıya dayandığı bugünlerde sağlığımızı korumak için neler yapabiliriz? Batıgöz Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Özkutucu, soğuk havalarda alınabilecek önlemler hakkında açıklamalarda bulundu…

Kış aylarında insanların dikkat etmesi gereken en önemli unsurlardan biri; vücudun bağışıklık direncini artırmaya yönelik bir yaşam sürdürmektir. Bu dönemde küçük bir soğuk algınlığı bile önemsenmediği takdirde zatürre ya da grip gibi ateşli hastalıklara dönüşebilir. Bu nedenle öncelikle beslenmeye oldukça dikkat etmek gerekir. Özellikle hekiminizin önerdiği farklı hastalıklarınızı etkilemeyecek bitki çayları tercih edilebilir. Zencefil, tarçın gibi bağışıklık sistemini güçlendiren bitkilerden destek alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Füsun Özkutucu, C vitamininden zengin besinlerin de tüketilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

OFİSLERDE RİSK DAHA FAZLA
Kapalı ve sıcak alanlarda mikropların daha hızlı yayıldığını biliyoruz. Hastalık başladıysa ofis ya da okul gibi kapalı alanlarda bulunmamak oldukça önemlidir. Eğer mutlaka gidilmesi gerekiyorsa, ağız ve burun maskesi ile ortamda bulunmak hastalıkların yayılmasını engellemek açısından oldukça önemlidir. Aynı şekilde toplu taşıma araçlarında da maske kullanımı hastalıkların yayılmasını engellemek açısından önem arz etmektedir.

KRONİK HASTALIĞINIZ VARSA DİKKAT!
Diyabet, tansiyon ya da kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara sahip kişilerin kış aylarında kendilerine ekstra özen göstermeleri gerekir. Özellikle diyabet hastaları, üşüdüklerini hissetmemeleri ihtimaline karşı daha sıkı giyinerek önlem almalıdır.

AÇIK HAVADA YÜRÜYÜŞ EN ETKİLİ EGZERSİZ
Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için beslenme ve uyku düzeninin de önemine dikkat çeken Batıgöz Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Özkutucu, günde 7-8 saat uyku uyumak, mevsimine uygun özellikle C vitamini yönünden zengin gıdalarla beslenmek ve tüm bunlarla birlikte düzenli egzersiz yapmanın bize önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. “Herkes spor salonuna yazılmak zorunda değil, tedbirli giyinerek günde yarım saatlik bir yürüyüş yapmak bile bağışıklık sistemimiz için oldukça faydalıdır” diyen Uzm. Dr. Füsun Özkutucu, egzersizlerle salgılanan serotonin hormonunun da ruhen iyi hissettireceğini vurguladı.

Balkabağının faydaları saymakla bitmiyor

Kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan balkabağı, çorbadan tatlıya birçok yemekte kullanılıyor. Çok iyi bir beta karoten, lif, kalsiyum, demir, fosfor, potasyum, bakır, magnezyum, A vitamini, C vitamini ve B grubu vitamini kaynağı olan bal kabağının sağlığa pek çok faydası bulunuyor. Özellikle soğuk kış günlerinde, çeşitli balkabağı tarifleri ile vücut enerjisini artırmanın ve hastalıklardan korunmanın mümkün olduğunu belirten Hastane Derindere Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Yavuz ile balkabağının faydaları hakkında konuştuk.

Vitamin Deposu

Balkabağı A vitamininin iyi kaynaklarındandır. Görme, büyüme, üreme, bağışıklık sistemi, sindirim sistemi, epitel doku yapımı, gelişimi ve korunmasında rol oynar. Balkabağı A vitamininin öncüsü olan Beta karotenin en iyi kaynaklarından biridir. Karotenoid formlar antioksidan gibi çalışır ve çeşitli kanser türleri ile yaşlanmaya bağlı hastalıklara karşı koruyucu etki gösterirler. C vitamini içeriğinden dolayı vücudun savunma mekanizmasında görevlidir ve beyaz kan hücrelerinin artmasına yardımcı olur.

Lif değeri yüksek

Yaklaşık %90’ı su olan bu sebze aynı zamanda lif içeriği zengin olduğu için uzun süre tok kalmanızı sağlayarak kan şekerini dengeler, aynı zamanda tatlı isteğini azaltmaya destek olur. 100 gram balkabağı yaklaşık 26 kalori ve 6 gram karbonhidrat içerir. Bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlık ve şişkinlik gibi problemlerin ortadan kalkmasını sağlar. Potasyum içeriği nedeniyle kan basıncını düzenleyerek tansiyonu dengeler.

Tatlı olarak tükettiğinizde az miktarda şeker kullanın

Balkabağının sayısız faydalarından sonra fazla şeker kullanarak bir besini sağlıksız hale getirmemeliyiz. Ülkemizde balkabağı genellikle tatlı olarak tüketilmektedir. Az miktarda şeker kullanarak pişirmek en iyisidir. Tatlıya ek olarak kek, kurabiye, çorba ve smoothie olarak da tüketilebilir.

Batuhan Yaşar Cebli’nin

‘’İki Kutuplu Dönüşüm’’ Adlı Sergisi Gama Art Gallery’de!

11 Şubat’a Kadar İzlenebilir.

Türkiye’nin en seçkin çağdaş sanat galerileri arasında ilk sıralarda yer alan Gama Art Gallery, 2020 yılının ilk sergisinde Batuhan Yaşar Cebli’nin‘’ İki Kutuplu Dönüşüm’’ adlı eserlerini 11 Şubat tarihine kadar İstanbullu sanatseverlerin izlenimine sundu.

Batuhan Yaşar Cebli’nin ikinci kez Gama Art Gallery’de sergilediği eserleri, düzenin geometrik şeklinde bazen de şeklin aşırıya kaçmış birbirinin üstünde çakışan çizgilerinde, köşelerin sığınma alanlarımız olduğu aşırılığın düzen içinde bizlere sırıttığı bir sunum ile izleyiciyi selamlıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 5
  • Android --> 9
Gönder
Sonuçlar

izmir escort

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans