KEVSER SURESİ’NİN TEFSİRİ!...

Kur’ân-ı Kerim’in 105. Suresi el-Fîl Suresiu’dir. Ka’beyi yıkmak isteyen Ebrehe’nin fillerle hücumu konu edildiği için bu adı almıştır. Kâfirûn Sûresinden sonra Mekke’de nâzil olmuştur. 5 âyettir.

1) Rabbin fil sahiplerine neler etti görmedin mi? Onların kötü plânlarını boşa çıkarmadı mı?

2) Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi. O kuşlar onların üzerine pişkin tuğladan yapılmış taşları atıyordu.

3) Böylece onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi,

Kur’ân-ı Kerim’de 106. Sure Kureyş Suresidir. Kureyş kabilesine cahiliyye devrinde verilen ba’zı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. Tîn Suresinden sonra Mekke’de nâzil olmuştur. 4 âyettir.

1) Kureyş’e kolaylaştırdığı, evet, kış ve yaz seyahatları onlara kolaylaştırıldığı için onlar,

2) Kendilerini açlıktan doyuran,

3) Ve her çeşit korkudan emin kılan, şu beyt’in( Ka’be’nin) Rabbi’ne kulluk etsinler.

Kur’ân-ı Kerim’in 107. Suresi, el- Mâ ûn Suresidir. Zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak vermek şeklinde yardım demektir. Âlimlerin çoğuna göre tamamı,( bütün âyet’leri) Mekke’de nâzil olmuştur. 7 âyettir, dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında indirilmiştir,

Allah’ın dinini yalanlayan, yetimi itip kalkan, zekâtı vermeyenler üç nev’i mezmum sıfatla vasıflandırılmışlardır;

1) Dini yalanlayanı gördüm mü? İşte o yetimi itip kalkar, yoksulu doyurmaya teşvik etmez.

2) Yazıklar olsun o namazı kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar, onlar gösteriş yapanlardır. Allah’a, Hâlik’a ta’zim ve hürmeti terk’edenler.

3) Hayra da( zekât’a, günlük hayırlara) mani olurlar. Halka şefkati, insanların menfe’atlarına mânî olurlar..

Kur’ân-ı Kerim’in 108. Ve en kısa Suresi, el-Kevser Suresidir; Kevser, çok ni’met demektir, ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. Âdiyât Suresinden sonra Mekke’de inen bu Sure üç âyettir. Erkek çocukları yaşamadığı için Peygamber’imize müşrikler, nesli kesik ma’na’sına,”ebter,” dediler. Surede buna cevap verilmiştir.

Kevser Suresi, Duhâ Suresinden i’tibaren, Kevser Suresine kadar 15 sure’nin te’timmesi (tamamlayıcıosı) bir suredir. Kur’ân-ı Kerim’deki 114 sure arasında en kısa suredir:42 harf’den ibarettir. Bilindiği üzere, namazda kırâ’et okuma farz’dır; Her reka’tta, Fatiha’nın okunması vacibdir. Sünnet ve nafile namazların bütün reka’tlarında, Farz ve vacib namazların birinci ve ikinci rek’atlarında, Fatiha’dan sonra, kısa bir sure veya en kısa sure kadar uzun bir âyet-i Kerime’nin okunması vacibtir. Fâtiha’dan sonra” Zammi Sure,” sure ilavesi dediğimiz, okunana âyetler en az, en kısa sure Kevser suresi kadar olmalıdın. Hâmim, Yâsîn, gibi huruf-u Mukatta’ âyetler, ya da, Rahman Suresi’nin,( 55/64 âyet-i Kerimesi ki, sadece dokuz harf’den müteşekkil, “ Müdhâmmetân”âyeti kerimesi okunusa vacib yerine gelmiş olmaz.

Gerçekten, Kevser Suresi, çok muhtasar( kısaltılmış) bir sure olmasına rağmen,daha önceki 15 sure’nin tamalayıcısı ve nice lâtif hususları ihtiva eden bir suredir.En önemli ve bâriz latîfe, sanki, bu sure bir önceki Mâun Suresi’nin mütekâbili’dir. Cenab-ı Hakk, Mâûn Suresinde münafıkları dört şeyle tavsîf buyurmuştur.

1) Buhl,( bahillik),”İşte o Yetimi iter,kalkar, yoksulu yedirmeye, doyurmaya teşvik etmez.

2) Namazı terk, “ yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.

3) Riya, gösteriş,( duysunlar, görsünler) “ Onlar gösteriş yapanlardır.

4) Zekâttan men’ edenler. Hayra da( zekâta da) mânî olurlar.

Buna mukabil,

1) “(Resûlüm!) Şüphesiz biz sana kevser’i verdik,” çok büyük ni’met ve hayır verdik, bahillik etme, çok çok ver.

2) “Namaz kıl,” (namaza devam et, sehiv yapma)

3) “ Rabbin için,” ( Namazı insanlar görsünler, duyzunlar,” diye değil de yalnız Rabbi’nin rızası için kıl. Rabbine kulluk et.

4) “Kurban kes,” ( kestiğin kurbanın etini fakirlere tasadduk et.) Asıl sonu kesik olan,( ebter) olan, şüphesiz, sana hınç besleyenlerdir.