TÜRK doktorun Birleşik Krallık başarısı 

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Okan, uluslararası arenada profesyonelliğin göstergesi olarak kabul edilen 3 kolejin tam üyeliğine kabul edildi.  2016 yılında Edinburgh, 2021 yılında ise Londra ve İrlanda Kraliyet Doktorlar Koleji'ne tam üye seçilerek bu 3 koleje tam üyeliğe kabul edilen sınırlı sayıda hekim arasında yer aldı. 

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Okan, tıp alanında gösterdiği başarılarından dolayı Edinburgh, İrlanda ve Londra Doktorlar Koleji’nden tam üyelik aldı. Kolejlere ‘tam üyelik’ uzmanlık alanlarında mesleğine önemi katkıda bulunan sınırlı sayıda doktora veriliyor ve uluslararası arenada profesyonelliğin bir ölçütü olarak kabul ediliyor.  Bu kolejler genelde Birleşik Krallık vatandaşlarının üye yapıldığı, uluslararası bilim insanlarının daha nadir olarak seçildiği kuruluşlar. Doç. Dr. Gökhan Okan bu kuruluşlara tam üyelikleri; bilimsel çalışmalarından dolayı önce yabancı meslektaşlarının önerisi, sonra kolejlerin konsey üyeleri ve en son olarak da uluslararası üyelerin değerlendirmesi sonrasında bu 3 kriteri geçerek elde edebildi.      

BİRLEŞİK KRALLIĞIN EN ESKİ TIP KOLEJİ

Kolejler  içinde en eskisi olan Royal College Of Physicians of London (RCP)  1518'de İngiltere Kralı VIII. Henry tarafından kuruldu. İngiltere'nin en eski tıp koleji ve standartları yükseltmede, halk sağlığını şekillendirmede çok önemli bir rol oynuyor. RCP'nin temel misyonu savunuculuk, eğitim ve araştırma yoluyla sağlık ve sağlık hizmetlerinde iyileştirmeler sağlamaktır.

TÖRENE PANDEMİ ENGELİ 

Koronavirüs pandemisinden dolayı bu sene tören yapılamadığından, üyelik diploması Doç. Dr. Gökhan Okan’a, RCP London Kolej Başkanı Andrew Goddard tarafından gönderildi.

BERGEDENT VADİİSTANBUL'DAN GÖRKEMLİ AÇILIŞ...

Bergedent Estetik Diş Hekimliği ve İmplantoloji Kliniği kurucusu Tunç Berge meslek kariyerinde 30. yılını doldurmanın onuruna ikinci kiliniğini Vadiistanbul'da açtı. 

Bergedent Klinik, özel mimari konsepti, diş hekimliğinin tüm branşlarında uzman ve deneyimli kadrosu ve 650 m2 alanı ile Türkiye'nin en büyük içerikli diş kliniği olarak kuruluşunun 30. yılında Vadistanbul'da geçtiğimiz gün görkemli bir açılış daveti verdi. 

Bu özel günün şeref konuğu ise bugünün temellerini 1957 yılında atan 91 yaşına giren 65 yıllık Diş hekimi babası Dt. Behiç Berge ile birlikte açılış kurdelesini keserken duygulu anlar yaşandı. Mesleğindeki 33.yıllık birikimi ve tecrübesiyle hastalarına hijyenik bir ortamda hizmet sunacak olan Tunç Berge, Bergedent Vadiistanbul ile Avrupa Standartlarının üzerinde bir klinik tasarlamanın mutluluğunu iş ve cemiyet dünyasının tanınmış simalarının katılımı ile hizmete soktu.  

Bergendent Estetik Diş Hekimliği ve İmplantoloji Kliniğinin açılışını Tunç Berge'nin okul arkadaşı Ece Kıral organizasyonuyla gerçekleşirken açılışa; Hülya Kalyoncu, Seme Sipahioğlu, Emine Ün, Şükran Tatlıcı, Hande Sezer Pekcan, Serap Sarı, Reyhan İpekel, Gülay Kamaz, Petek Ertüre, Aylin Erbilgin, Canan Yolaç, Şebnem Demir, Sibel Mert, Ozan Ekşi, Nebil Sezer gibi isimler vardı. 

ÇOCUKLARDA 3 HAFTAYI GEÇEN ÖKSÜRÜĞE DİKKAT

Öksürük, hava yollarına kaçan bir yabancı cismi ya da hava yollarında biriken balgamı dışarı atmak vücudun verdiği doğal bir tepki olarak ortaya çıkıyor. Ancak her ne kadar doğal olsa da, öksürüğün süresi ve şiddeti bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. 

Çocuklarda sıkça rastlanan öksürüğün nedenleri hakkında bilgiler paylaşan Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fehim Yaşar Anlar, üç haftayı geçen öksürüklerde çocukların mutlaka ayrıntılı muayeneden geçmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Öksürük, sinir sisteminin beyin sapındaki bir veya birden fazla merkezi tarafından yönetiliyor. Hava yollarında bulunan algaçları merkezi sinir sistemine bağlayan sinirler bulunuyor. Öksürük algaçları kimyasal, mekanik ve fiziksel temaslara duyarlı olarak çalışıyor. 

Öksürük sebeplerinin ise farklılıklar gösterdiğini belirten Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fehim Yaşar Anlar, sürelerine göre öksürük türlerini iki farklı şekilde ele alarak konu hakkında bilgiler aktardı:

  • Ani Başlayan ve 3 Haftadan Kısa Süren Öksürükler: Üst solunum yollarında sinüzit, farenjit,virüslere bağlı nezle, larenjit gibi enfeksiyonlardan kaynaklı gelişebileceği gibi alerjenlere veya kimyasal tahriş edici etkenlerle de tetiklenebiliyor. Alt solunum yollarında ise astım, bronşit, zatürre, boğmaca gibi nedenler akla gelmelidir.
  • Uzun Süren Öksürükler: Sigara dumanı ve kimyasal tahriş edici maddelere maruz kalma, bronşiyal astım, solunum yolu alerjileri, gastro özefagal reflü, geniz akıntısı, kronik akciğer hastalıklarına yol açan immün yetmezlikler, kistik fibrozis gibi hastalıklar çok nadir olarak kalp yetmezlikleri, solunum yollarını etkileyen yapısal değişiklikler ve tüberküloz gibi sinsi seyredebilen enfeksiyonlar, uzun süreli öksürük öyküsü bulunanlarda akla gelmelidir.

OKUL DÖNEMİNDE SIKLIKLA ÖKSÜRÜK SORUNU YAŞANIYOR

Öksürük yakınmalarında uzmanın hastaya gerçekleştireceği muayene neticesinde gerekli görülen tetkikler isteniyor. Tetkikler sonucunda ise varılan ön tanı veya tanıya yönelik tedaviye başlandığını söyleyen Prof. Dr. Fehim Yaşar Anlar, “Okul döneminde, çocuklarda sık karşılaşılan öksürük sorunu, çoğu zaman dönemsel olarak ortamda bulunan viral enfeksiyonlara bağlı olarak gelişiyor. Çoğu zaman ateş olmadan sadece yoğun öksürük ataklarına yol açan bu enfeksiyonların tedavisinde etkin bir ilaç bulunmuyor. Ek olarak serum fizyolojik ile burun temizleme kısa süreli de olsa öksürük sorununu azaltıyor” dedi.

VİRAL ENFEKSİYONLARA BAĞLI ÖKSÜRÜKLERDE ANTİBİYOTİĞE YER YOK!

Viral hastalıkların doğal süreci olan yaklaşık 3 haftalık dönem bitmeden, öksürüklerin kolay kolay azalmadığını vurgulayan Prof. Dr. Fehim Yaşar Anlar, “Soğuk algınlığı virüslerinin çeşitliliği, çocuklarda kalıcı bir bağışıklık oluşmasını engelliyor. Bazen çocuklar bir enfeksiyon bitmeden ikinci viral enfeksiyona yakalanıyor ve öksürükleri daha uzun sürebiliyor. Viral enfeksiyonlara bağlı öksürüklerin tedavisinde antibiyotiklerin yeri bulunmuyor. Öksürük tedavisinde kanıta dayalı etkinliği gösterilmemiş ürünler kullanılmamalıdır” diye konuştu.

HAVA KALİTESİNİ BOZAN NEDENLER SORGULANMALI ve ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ

Enfeksiyonların dışında alerjik nedenlere bağlı öksürüklerde, birçok etken olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Fehim Yaşar Anlar, konu hakkında sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Alerjik nedenlere bağlı öksürüklerde ev tozu akarları, küfler, çiçek tozları, evcil hayvanlar etken olabiliyor. Dikkatli bir gözlem ve tetkiklerle nedeni kolayca bulunabilir. Alerjiye bağlı öksürüklerin tedavisinde kullanılacak ilaçlar konunun uzmanları tarafından planlanmalı ve takip edilmelidir. Ayrıca iç ortamlarda sigara dumanı, temizlik malzemeleri, boyaların yarattığı hava kalitesini bozan nedenler mutlaka sorgulanmalı ve çözüm üretilmelidir.”

BUGÜN AİLE HEKİMLERİ DE İŞ BIRAKTI: “TEK GÜNÜ KAPSAYAN SON EYLEMİMİZ. BUNDAN SONRAKİ EYLEMLER DAHA UZUN OLACAK”

AHESEN Başkanı Dr. Gürsel Özer: “Hassasiyetlerimiz Karşılık Buluncaya Kadar Mücadeleye Devam Edeceğiz” 

“3 ve üzeri günler için kademeli iş bırakma çalışmalarına başlandı”

15 Aralık Çarşamba günü bir günlük iş bırakma kararı üzerine acil gündemle toplanan Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), sürece eyleme katılarak dahil olmanın yanında; aile hekimliği uygulamasının geleceği ve toplumun daha etkin, daha iyi bir sağlık hizmeti alabilmesi adına, mücadeleye ve kapsayıcı girişimler ile hak aramaya devam etme kararı aldı. 

AHESEN Başkanı Dr. Gürsel Özer; “Geri çekilen kanun taslağında aile hekimliği çalışanları yok sayılmıştır. Kanun taslağına dahi alınmamıştır. Yeni yönetmeliğin STK görüşleri de alınarak hazırlanması, hak ediş kayıplarının telafi edilmesi, iş güvencesiz çalışmanın ortadan kaldırılması, idareye keyfiyetle yönetme imkanı tanıyan  mevzuatların yeniden ele alınması adına tüm çalışmalarımız devam edecek. 27 bin Aile Hekimi ve 24 bin Aile Sağlığı Çalışanını yok sayan hiçbir işleyiş bizi alacağımız kararlardan geri çeviremeyecektir. Hassasiyetlerimiz karşılık bulununcaya kadar uzun soluklu ve kapsayıcı etkinliklerle mücadele kararlılığımız devam edecektir. Sayın Sağlık Bakanımıza mesajımız: kendisini yanlış yönlendiren bürokratlarla değil, sahada mücadele içinde olan ve hak arayan bizlerle görüşmesi olacaktır.” dedi. 

1 günlük iş bırakma sürecinin sahayı yormaktan öte bir etkisi olmadığının altını çizen Dr. Gürsel Özer; “Daha önce belirttiğimiz gibi STK çalışma grubunda tartışılmaksızın tek başına alınan eylem kararlarını doğru bulmuyoruz. Kapsayıcı olmayan ve tek başına alınan kararların popülist kararlar olduğu ve sahayı yormaktan öte bir etkisi olmadığı aşikârdır. Ayrıca bir günlük iş bırakma kararları sıradanlaşmış ve gerek kamuoyu gerekse muhataplarımızda bir etki karşılığı bulmamıştır.  STK çalışma grubunda 3 gün iş bırakma önerimiz ele alındı, sendika ve meslek örgütleri ile etkin ve kapsayıcı eylem için çalışmalarımıza devam etme kararlılığındayız. Bu sebeple, her ne kadar bir günlük iş bırakma kararına inanmıyor olsak da: eyleme katılan üyelerimize sendikal koruyuculuk sağlamak adına bir günlük iş bırakma kararına eşlik ediyoruz” dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.