Bazen denizin üzerinde, suda değil de havada süzülen bir gemi görürsünüz. Bu görüntü aslında farklı sıcaklıktaki hava katmanlarının ışığı bükmesiyle oluşan optik bir yanılsamadır. Fata morgana adı verilen bu durum, öyle görünmese de geminin suyun üzerinde olduğu gerçeğini değiştirmez, sadece sizin onu algılama biçiminizi değiştirir.

İnsan ilişkilerinde de buna benzer durumlar yaşanır. Kimi zaman bir insanın olduğundan daha başarılı, daha mutlu yahut daha zeki olduğunu düşünürsünüz. Hayatı kusursuz, ilişkileri mükemmeldir. Onun görünmeyen eksikleri, kendi eksiklerinizi büyütür. Oysa çoğu zaman gördüğünüz(ü düşündüğünüz) kişi, zihninizin oluşturduğu bir serap, bir fata morganadır. Psikolojide ‘halo etkisi’ olarak adlandırılan bir durum vardır. Buna göre, olumlu bir özelliğe sahip birinin tamamen olumlu özelliklere sahip olduğunu; örneğin çok şık giyiniyorsa aynı zamanda görgülü, zeki ve nazik olduğunu düşünürsünüz. Size benzeyenlere, sevdiklerinize, hayran olduklarınıza da bu şekilde olumlu ön yargılar geliştirirsiniz. Böylece tıpkı o gemiyi bulunduğu yerden farklı bir yerde görmeniz gibi o insanları da kusurları, olumsuz özellikleri hatta sizi rahatsız edebilecek yönleri olmayan kişiler olarak algılarsınız. Hatta hayranlık duyduğunuz kişilere atfettiğiniz özellikler kimi zaman sizi kendinizi onlarla kıyaslamaktan alıkoyamaz.

Ne kadar yanılsama

Sosyal medyadan da bolca beslenen bu kıyas hali, insanların hayatlarındaki sorunların ya da sıradan şeylerin en parlak karelerin arkasına gizlenmesinden beslenir. Oysa böylesine parlamak ve ulaşılamaz olmak çoğu zaman onların gerçekliği değil sizin onlara yüklediğiniz anlamlardan ibarettir. Öyle ki çoğu zaman bir doktorun hasta olmaması, bir öğretmenin her şeyi bilmesi, bir yöneticinin hata yapmaması gerektiğini düşünürsünüz. Oysa bunlar gerçeklik değil sadece hayal edilen insanlardır. Zamanla öyle olmadıklarını gördüğünüzde onların ‘bayılmadığınız’ yönlerini de görür, hayal kırıklığı yaşar, algılarınızın sorumlusu olarak onları görür ve “Ne kadar yanılmışım!” dersiniz. Halbuki o insanlar hep öyledir, değişen sadece sizin algınızdır.

İnsan kusurlarıyla, hatalarıyla, çelişkileriyle, yorgunluk ve kararsızlıklarıyla insandır. Hayatın en sağlıklı düşüncesi, diğerlerini hem aşırı yüceltmemek hem de değersizleştirmemektir. Sadece olanı görebilmektir. İnsan ilişkilerinin en anlamı yanı, yanılsamaların ortadan kalkması ve gerçek tanışıklığın yaşanmasıdır. Tıpkı o geminin havada süzülmediğini ve suda usulca ilerlediğini fark etmek gibi…