“Kimse yoğurdum ekşi demez.”
Bu atasözünü hep duyarız ama ne kadar derin bir anlam taşıdığını çoğumuz fark etmeyiz. Çünkü kimse kolay kolay “ben hatalıyım” diyemez. Oysa ben bugün tüm içtenliğimle söylüyorum: Evet, ben hatalıyım.

Son birkaç yılımı irdelediğimde, yaptığım hataların sayısı beni bile şaşırttı. En büyük yanılgım, başkalarından bir şey beklemek olmuş.
Bir dostumun oyunculuk deneyimi yaşaması için, başkalarının sahneye koyacağı bir oyunda yer alması için dost gördüğüm ve düşündüğüm zat-ı muhteremlerden ricalarda bulundum. Peki bilin bakalım ne oldu? Hani bazen bir durakta beklersiniz ya, ama o otobüs o duraktan hiç geçmez... İşte tam da öyle oldu.

Sonra düşündüm: “Kendi otobüsünü kendin sür, o zaman istediğin yere gidersin.”
Oturup iki gün içinde bir oyun yazdım.
Ekibimi kurdum.
Aralarında hayatında ilk kez sahneye çıkacak olan da vardı, yıllardır bu işin ustası olan da.
Provalara başladığımızda, başkalarının hayatına dokunmanın nasıl tarifsiz bir mutluluk olduğunu hissettim.

Ama yetmedi.
Yıllardır televizyonculuk ve gazetecilik yapıyorum. Birkaç değer verdiğim insanın bir sinema filmi projesinde yer alması için girişimlerde bulundum. Festivallerde yarışsın, o hazzı, başarıyı yakalasın dedim.

Sağ olsunlar bu kez ricam havada asılı kalmadı. Setler kuruldu filmler çekildi ama ekip ve projedeki hatalar ve yanlış tercihler yüzünden hayaller Cannes’tı ama gerçek ÇÖP oldu….

Oysa dönüp kendime sormam gerekiyordu:
Neden başkasından bekliyorsun?
Kendin yap, çünkü sen zaten yapabilecek donanıma sahipsin.
Ama yapmadım.
Bu da benim bir başka hatamdı.

Bugün ise farklı hissediyorum.
Artık içimde pişmanlık değil, bir kararlılık var.
Evet, hatalarımla büyüdüm.
Ama şimdi, gerçekten festivallerde ödül alacak bir proje hazırladım.
Ve çok kısa bir süre içinde de hayata geçireceğim.

Özellikle tiyatro dünyasından birçok ünlü isimle gazeteme özel röportajlar yapma imkanım var iken hep bir başkasıyla yapmayı düşünerek erteledim.

Gazetecilik mesleğine 37 yıl vermiş adamsın. Hala anlamadın mı o otobüse binmek için ne muavine ne şoföre ihtiyacın yok. Geç direksiyona kimle ne yapmak istiyorsan yap.

Bir zamanlar “Hayatta çok az keşkem var” derdim.
Meğer ne çok “KEŞKE” biriktirmişim.
Ama insan bazen “keşkelerinden” öğreniyor yaşamı.
“Tırnağın varsa başını kaşı” demiş atalarımız.
Ben artık elime tarağımı aldım; kendi başımı kendim kaşımaya karar verdim.

Çünkü öğrendim:

“Başkalarına güvenerek kurulan hayaller, ilk rüzgârda savrulur.
Kendine inanarak kurulan hayaller ise fırtınada bile dimdik durur.”

Bekle beni 2026…
Ben artık “inanmıyorum”, başaracağıma eminim.

Ve artık hayatımda ne pişmanlıklar ne de KEŞKELER olacak…