- Kalkış saati belli olmayacak bir yolculuğa çıkış.
- Gerçeğin başladığı an.
- Önemli olan hayatı bir ölü gibi yaşamamak.
- Yeniden doğuş, gerçek hayat.
- Sınırsız hayatın, sonsuza uzanan çizgisi.
- Her şeyin başlangıcı.
- Hem orada, hem burada olabilmek.
- Hayatın bir parçası.
- Yokluk değil, hiçlik değil, ayrılış değil;
- Sevdiklerimize, yakınlarımıza kavuşmaktır.
- Ruhun beden kafesinden kurtulup özgürleşmesi.
- O anda, her taraftan ölüm değil sonsuzluk akıyor.
- Yaşamın anlamının içinde saklı bulunduğu en büyük gizem!
- Birçok şeyin yok olması değil, bir dönüşüme uğraması.
- Sonsuzluklar âlemine açılan ilk perde.
- “Öte”ye geçiş gerçekliği.
- Ruhun Tanrısal kaynağa dönüşü.
- Ruh ile beden arasındaki ayrılık.
- İnsan belki doğacaktır,
Ancak mutlaka ölecek.
- Önemli olan “İnsan” olarak doğmak değil,
“İnsan” olarak ölmesini bilmektir.
- Eğer, “Ölüm” gerçekten “Son” olarak kabul edilecek olunursa,
bu dünyada sürdürdüğümüz yaşamın içinde eylemlerimizle,
düşüncelerimizle oluşturduğumuz tüm kötülüklerin,
yalan yanlış uygulamalarımız, adına günah da desek, sevap da desek;
tüm olumlu ve olumsuz sonuçların da noktalanması
ve artık hesabının verilmemesi anlamına gelirdi.
- Doğaldır ki, bu düşünce şekli;
biz insanları; bu dünya üzerinde yaptıklarının yapmadıklarının hesabını vermeyen ve hatta
yorumlamayan bir vahşi topluluk haline sokardı!
- Ölüm, tüm kötülüklerden, olumsuzluklardan kurtulmak ve her türlü iyi, kötü alışkanlıklardan
özgür olmak değil, onları değerlendirme ve yorumlama haline geçiş ânıdır.
- Bu noktada insana huzur sağlayacak, korkusundan, tedirginliğinden kurtaracak şey;
kendisinin yalnız bir bedenden ibaret olmadığı ve bir ruh taşıdığını,
beden ÖLSE de, ruhun sürekliliğinin kaçınılmaz olduğunun
bilincine varması ile kabullenilebilen bir hale gelir.
- Ruh “Ölümsüz” olunca, “Ölümün” her şeyin sonu olmadığı gerçeği;
insanı, yaşamında ister istemez her türlü kötülükten, olumsuzluklardan kaçan,
günah işlemekten çekinen, çevresi ile uyum arayan
bir manevi haz arayışı içine sokar.
- Ölümden ders almak zordur. Çünkü bir defa gelir.
- Ölüm, yaşam için ödünç alınan zamanın tükenmesidir.
- İnsan aslında yaşamak için “ölme”lidir.
Çünkü “ölmek”; yeniden “doğuş” için tek ve değiştirilemez geçiştir.
- Ölüm zenginini de, fakirini de, güçlüsünü de, güçsüzünü de, akıllısını da, aptalını da
aynı sonuç kaderinin sonsuzluğa doğru yol alan trenine bindirir.
(Hanri Benasuz’un YÛNUS EMRE’sinden derlenmiştir.)