Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
208 Kere Okundu
05 Aralık 2019 - 17:17

ÇORAP DEYİP GEÇMEYİN !

Bir çoğumuzun ağrı ve sancı sorunları günlük yaşamdan ve stresten dolayı oluyor, Uzun yıllardır Çin’de kullanılan ve ülkemizde de yaygınlaşan tamamlayıcı terapi olan refleksoloji ye büyük bir ilgi oluştuğu kesin.

Bu düşünceden yola çıkan Dermoteks firması Kenevir ipinden üretilen ayak cild sağlığında önemi olan ve Türkiye’de ilk defa üretilerek tüm Dünya’ya ihracat edilecek olan Refleksoloji Çorabı ile bir ilke imza attı.

Peki neye yarıyor Refleksoloji masaj terapisi, Çorap üzerinde bulunan noktalar organların sinir uçlarını gösteriyor, Ağrıyan organ üzerin de baskılı şekilde 15 dakika masaj yapılması sonucu biriken enerji dağıtılarak doğru organlara yayılmasını sağlayarak ağrı veya sızıyı ilaç kullanmaya gerek kalmadan geçiyor. Aynı zamanda uzun süreli ve periyodik şekilde yapılması halinde bir çok rahatsızlığın doğal yolla iyileşmesine yardımcı oluyor.

Şuan yalnızca eczanelerde bulunan ve halk dilinde “Mucize çorap” adı verilen bu çorap, Başta kadınların en büyük sorunu Regli ağrısı olmak üzere, Doğum öncesi ağrılar, migren ağrısı, kolesterol ve şekerin dengelenmesi, baş ağrısı gibi onlarca hastalığın veya ağrının doğal yolla iyileşmesini sağlıyor.

MUCİZE REFLEKSOLOJİ ÇORABI

Refleksoloji Uzakdoğu kökenli olup özellikle ayak masajı ile tedavi yöntemidir. Ayak ve ellerde bedenin tüm organlarına karşılık gelen refleks noktalarına el ve parmakla uygulanan bir tekniktir. Bir diğer tarifle Refleksoloji; ayaklara uygulanan özel ovma hareketleriyle vücudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerjiyi çözerek, bedenin kendi kendisini iyileştirme gücünü harekete geçirmesidir. Refleksoloji ‘denge’ sağlayan bir terapidir. Refleksoloji terapisi, kişinin kendisini, fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar ve kişiye doğal dengesini kazandırır.

Yeni ‘Febreze Banyo’ benzersiz formülüyle dünyada bir ilk!

Tüketicilerin yaşamlarını iyileştirmeye odaklanan P&G’nin hava ferahlatıcı markası Febreze’in sadece havadaki kötü kokuları gidermekle kalmayıp aynı zamanda kokuların banyodaki havlu, paspas gibi yumuşak yüzeylerine sinmesini de önleyen yeni ürünü ‘Febreze Banyo’, 45 gün boyunca kötü kokuları maskelemeden yok ediyor ve geri gelmesini engelliyor.

Tüketiciler, ferah bir koku vermenin yanı sıra kokuları gideren hava bakım ürünleri talep ediyor. Tüketicilerin yaşamlarını iyileştirmeye odaklanan P&G’nin hava ferahlatıcı markası Febreze, kötü kokuları maskelemek yerine ortadan kaldırarak geride hoş ve ferah bir koku bırakıyor.

ÇOCUKLARDA GÖZ HASTALIKLARINA DİKKAT!

Bebeklerimiz, çocuklarımız bizim en değerli hazinemiz, onları geleceğe eksizsiz hazırlamak ise ailelerin yegane amacıdır. Gelişimleri ve sağlıkları da herzaman birinci planda gelmektedir.

Sağlıkta en basit ve ucuz tedavi şekli korunmaktır… İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, göz sağlığı ve hastalıkları uzmanı Op. Dr. Elvan Yalçın, koruyucu önerilerin ileride başımıza gelecek çok daha maliyetli ve uğraştırıcı tedavilerden de bizleri koruyacağına dikkat çekiyor.

En öncelikli hedef bebeğin veya çocuğun her iki gözünün tam görmesini sağlamaktır. Daha sonra kaymaları düzeltmeye ve 3 boyutlu görme kazandırılmaya çalışılır.

Yenidoğandan itibaren erişkin yaşta görülen tüm problemler katarakt, glokom gibi bebeğimizde de görülebilir ancak görülme sıklığı çok daha azdır.

Yenidoğanda sıklıkla göz enfeksiyonları karşımıza çıkar. Göz enfeksiyonlarının vakit kaybetmeden uygun bir şekilde tedavi edilmesini çok önemlidir.

Zor doğumlarda gözde konjonktıval kanamalar, gözde kaymalar oluşabilir. Sezaryen doğumların sıklaşmasıyla kanal tıkanıklığını dadaha sık bir şekilde gözlemliyoruz. Kanal tıkanıklığı olan bebeklerdetemizlik masaj çok önemlidir ve büyük bir çoğunlukla kanal açılır. Açılmayan durumlarda 1 yaş civarı kanalı açmak gereklidir çünkü gecikmelerde  yapılacak olan işlemin başarı oranı azalmaktadır. Ancak yoğun enfeksiyon ve gözyaşı göllenmesi ile seyreden bebeklerde  yaşı beklemeden daha erken müdahale edilebilir, zira sulanma ve göllenmenin çok fazla olduğu taraf gözde tembelleşmeye de neden olabilir.

İdeal olan bebekler doğduklarında göz muayenelerini yapabilmektir! Bu her zaman mümkün olamamakla birlikte artık aileleler ilk 6-8 ayda çocuk hekimlerinin de yönlendirmesiyle göz muayenelerini yaptırıyorlar. Böylece gözün gelişiminde kritik olarak kabul ettiğimiz ilk 12 ayda bebeklerimizi muayene edebiliyoruz. Göz tembelliği ve kalıcı olabilecek görme azlığından onları koruyabiliyoruz.

Bebeklerimizde göz sağlığı açısından kilit nokta olabildiğince erken muayene yapılmasıdır. Olabildiğince erken farkedilen tek taraflı bir kayma, yüksek kırma kusuru, katarakt gibi problemler onun ileride oluşlacak görme azlığını engelleyecektir. Hatta nadiren de olsa yakalanan tümörler hayatını kurtaracaktır.

Kayma(şaşılık) lardan bahsedecek olursak. genel Olarak kaymalar bebeklik ve çocukluk döneminde başlar. Bazı kayma türleri büyük yaşta da başlayabilir ve çift görme ile birlikte olabilir.

PARMAK EMME ÇAPRAŞIK DİŞE SEBEP OLABİLİYOR!

Bebeklik dönemindeki emme bozuklukları nedeniyle gelişebilen diş çapraşıklıkları, çocukluk döneminde psikolojik sorunlarla ve özgüven eksikliğiyle sonuçlanabiliyor. 7 yaş civarında yapılacak ortodontik muayeneler ise çapraşık dişlerin önceden tespit edilmesini sağlayabiliyor. Çene yapısında gelişebilecek problemlerin öğrenilmesiyle de, probleme uygun tedavi seçilebiliyor. Diş Hekimi Aylin Hoşzeban Erdur, günlük yaşantıyı etkileyen çapraşık dişler ve tedavisi hakkında merak edilenleri anlatıyor.

Bebekler 3-6 ay civarındayken, ağız içerisinde kesici dişler oluşmaya başlıyor. 3 yaşına kadar ilerleyen bu süreci, 6-7 yaşlarına doğru daimi kesici dişlerin çıkışı izliyor. Bebeklerde görülen parmak emme alışkanlığı 5 yaşına kadar tolere edilebilirken, 5 yaşından sonra devam ettiğinde ortodontik problemlere neden olabiliyor.

Sleeping ittle cute baby sucking thumb

Parmak emme çapraşıklığa sebep oluyor

Parmak emme alışkanlığı zamanla dişlerde çapraşıklıkların oluşmasına, ilerleyen süreçte de konuşma bozukluklarının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Diş çapraşıklığının şiddetini ise parmak emme süresinin uzunluğu belirliyor. Parmak emme alışkanlığı erken yaşlarda terk edilmediğinde, dişlerin yanı sıra çene kemiklerini ve ağız yapısını da etkiliyor. Bu davranış, üst ve alt dişlerde açıklık yaratırken, alışkanlığın geceleri devam etmesi de üst çenede darlığa, üst ön dişlerin alt ön dişleri yeterince örtmemesi gibi durumlara ve alt çenede V şeklinde kavisin oluşmasına neden olabiliyor. Tüm bu değişiklikler, alt ve üst çenenin uyumsuz kapanmasını sağlarken, çiğneme problemlerine, çenede ya da yanaklarda ağrıya veya ağızdan nefes alma gibi sorunlara yol açabiliyor. Çocuk ise üst ve alt dişlerini kapatamadığında zamanla arada açılan boşluğa dilini yerleştirmeyi alışkanlık haline getirebiliyor. Böylece dil de konuşma ve yemek yeme sırasında görevini yerine getiremeyebiliyor. Parmak emme alışkanlığı diş ve çene yapısını etkilediği gibi, parmakta şekil bozukluklarının oluşmasına da neden olabiliyor. Ayrıca çocuk, emme alışkanlığıyla parmağındaki tüm mikro-organizmaları vücuduna alırken, enfeksiyonlara da açık hale gelebiliyor.

BAYINDIR İÇERENKÖY HASTANESİ ‘YAŞLI DOSTU HASTANE ÇALIŞTAYI’ DÜZENLEDİ

Yaşlılığın özel koşullarına uygun hizmet verebilmek  için ‘Yaşlı Dostu’ hastane konsepti gün geçtikçe önem kazanıyor.

Ülkemizin artan yaşlı nüfusuna, 2012 yılından bu yana sahip olduğu ‘Yaşlı Dostu Hastane’ patenti ile hizmet sunan Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi, ‘Yaşlı Dostu Hastane Çalıştayı’ düzenledi. Çalıştay, yaşlı dostu hastane konseptine duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu.

Sağlıklı, kaliteli yaşlanma, yaşlılara dönük hizmet ve çözümler üretmek son yıllarda sağlık sektöründe üzerinde en çok çalışma yapılan konuların başında geliyor. Bu konuya ilişkin Türkiye’de ilkleri gerçekleştiren Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi, ‘Yaşlı Dostu Hastane Çalıştayı’ düzenledi.


Uzmanlara göre, ileri yaşta aktif ve sağlıklı bir yaşam sürebilmek için yaşlı dostu bir sağlık sistemine ihtiyaç var.  Bireylerin sağlıklı yaşlanması, hastane tedavisine gereksinim duymaması, hastanede tedavi gerekiyorsa kısa süreli ve etkin tedavi ile sağlık sorunlarının çözümlenmesi uzmanların vurguladığı başlıklardan sadece birkaçı… Sağlık sektöründeki son trendlere göre, ‘Yaşlı Dostu Hastaneler’, yaşlı hastaların hızla normal yaşamlarına dönmelerini sağlarken, aynı zamanda hastane dışında da bağımsız yaşama güçlerinin artırılmasına yardımcı oluyor.

İDRAR KAÇIRIYORSANIZ DİYALİZ HASTASI OLABİLİRSİNİZ

Ülkemizde her dört kadından biri idrar kaçırma problemi yaşıyor. İdrar kaçırma üzerine farkındalığı artırmak adına şehir şehir dolaşan Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü, İstanbul ve Ankara’dan sonra Bursa’da da yoğun bir ilgiyle karşılandı. Seminer Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Nergis Kumbasar’ın sunumuyla gerçekleşirken, Prof. Dr. Tufan Tarcan yanlış tedavilerin insanları hekime gitmekten uzaklaştırdığını özellikle vurguladı. Prof. Dr. Cüneyd Özkürkçügil ise idrar kaçırma problemi yaşayanlara zamanında tanı konulamaz ise böbreklerini kaybedebileceklerini hatta diyaliz hastası dahi olabileceklerini ifade etti.

Günümüzde idrar kaçırma kadınların en büyük sorunlarından bir tanesi olarak başı çekiyor. Şehir şehir gezerek kadınları idrar kaçırma problemiyle ilgili bilgilendirme çalışması yapan Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde Nergis Kumbasar’ın sunumuyla bir seminer düzenledi. Canped ve Kontinans Derneği’nin birlikte gerçekleştirdiği bu farkındalık projesi İstanbul ve Ankara’dan sonra Bursa’da da yoğun bir ilgiyle karşılandı. Seminerde Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan yanlış tedavilerin insanları hekime gitmekten uzaklaştırdığını ve korkuttuğunu özellikle vurgularken, Kontinans Derneği 2. Başkanı Cüneyd Özkürkçügil ise özellikle bazı tip idrar kaçırma problemi yaşayanlara zamanında tanı konulamaz ise böbreklerini kaybedebileceklerini hatta diyaliz hastası dahi olabileceklerinin altını çizdi.

İdrar kaçırma problemi yaşayan insanların; nereye gideceğini, ne yapacağını ve nasıl yardım alması gerektiğini bilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Tufan Tarcan, ”İdrar kaçırma her yaşta ve her cinsiyette görülebiliyor. Bu şikâyetin görülme sıklığı ise yaşlandıkça artıyor; idrar kaçırmayla ilgili hastaların bilgi olarak hala daha birçok eksiği var.” açıklamasında bulundu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 5
  • Android --> 8
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans