Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
18 Kere Okundu
13 Şubat 2020 - 16:28

Daha güçlü ve sağlıklı görünen bir cilt için özel koruma!

The Body Shop’ın Drops Of Youth Concentrate mucizesi, yenilenen formülüyle cildinizi çevre kirliliğine karşı koruyor. Cildinize ihtiyaç duyduğu özeni veren iksirle yaşlanmanın ve çevre kirliliğinin etkilerinden kurtulun.

Drops Of Youth Concentrate, doğada kendini yenileme özelliği ile bilinen edelweiss çiçeği kök hücrelerini içeriyor. Yaşlanma karşıtı etkisi, güneş sonrası cildi koruyarak nemli kalmasını sağlayan Alp Dağları’nın zirvesinde yetişen edelweiss çiçeği kökü, cilde pürüzsüz bir dokunuş sağlıyor. The Body Shop’ın en çok satan ürünlerinden biri olan Drops Of Youth Concentrate, yenilenen formülü sayesinde, artık hava kirliliği gibi cildi yıpratan çevresel etkilere karşı koruma kalkanı oluşturuyor.

EV HİJYENİNE DİKKAT!

Uzm. Dr. Alihan Oral-iç hastalıkları

Şişli Florence Nightingale Hastanesi

Hijyen, sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü olarak tanımlanır. Hijyene dikkat etmek ve hijyen kurallarına uymak, bir çok hastalığın önlenmesinde ve yayılmasında önemli rol oynar. Kişisel hijyenin yanında ev hijyeni de grip gibi hastalıkların korunmasında etkili ve önemli bir unsurdur. Peki, ev hijyeninde nelere dikkat edilmeli ve ev hijyeni nasıl sağlanmalıdır?

El yıkama hijyenin temel taşı…

El yıkama, birçok bulaşıcı hastalığın önlenmesi için en önemli korunma yöntemidir. Elimize bulaşmış olan zararlı mikroorganizmaların (virüs ve bakteri) uzaklaştırılması ile kişiye bulaşacak hastalık riski en aza indirilmiş olur. El yıkama işlemi, en az 30 saniye boyunca bol su ve sabunla sık sık yapılmalıdır. Eller, dışardan eve gelindiğinde, yemek öncesi ve sonrası, tuvaletten sonra, hasta biri ile tokalaştıktan sonra mutlaka yıkanmalı.

Kapı ve pencere kollarını temizleyin!

Kapı ve pencere kolları evde en sık dokunduğumuz objelerin başında gelmektedir. Bu kollar zararlı mikroorganizmaların en fazla bulundukları yerlerdir. Özellikle tuvalet ve banyonun kapı kolları diğerlerine göre daha fazla risk taşımaktadır. Kapı kolları, her gün anti bakteriyel ürünler veya çamaşır suyu ile silinmelidir. Bunun yanında ışık açma-kapama düğmelerinin de aynı yöntemle silinmesi gereklidir.

Pekş mutfakta neler yapacağız?

Mutfak, meyve, sebze, et ve gıda ürünlerinin dışardan getirilmesi ve yemeklerin pişirilmesi nedeniyle hijyene dikkat edilmesi gereken evin önemli bir bölümüdür. Mutfak tezgâhı, lavabosu, süngerler ve ya perdeler mikropların üremesi için birer yuva haline dönüşebilir. Mutfak tezgâhı ve bulaşıkların yıkandığı yerler her gün anti bakteriyel ürün veya çamaşır suyuyla silinmelidir. Bulaşık süngerleri sık sık değiştirilmeli sünger yerine bez tercih edilmelidir. Mutfak perdeleri haftalık veya on beş günde bir yıkanmalıdır. Buzdolapları da çamaşır suyu ve ya sirke ile silinebilir.

Banyo ve tuvalet temizliği önemlidir…

Yapılan çalışmalarda evlerde mikroorganizmalar en fazla banyo ve tuvaletlerde bulunduğu tespit edilmiş. Ev hijyeni açısından da en önemli yerler, tuvaletlerdeki lavabolar, klozet ve küvetlerdir. Bu nedenle bunların temiz tutulması sağlık açısından oldukça önemlidir. Banyo lavabo, klozet ve küvetler her gün anti bakteriyel ürünlerle temizlenmelidir. Tuvaletten sonra eller bol su ve sabunla yıkanmalı ve durulanmalıdır. Klozet kapağı ise devamlı kapalı durumda tutulmalıdır.

Kişisel eşyalar

Aile üyelerinin kişisel eşyaları (diş fırçası, havlu, nevresim vb) ortak kullanılmamalı. Ortak kullanılan eşyalar ise kullanımdan sonra çamaşır suyu ve deterjan ile uygun sıcaklıkta yıkanmalı ve yüksek ısıda ütülenmelidir.

Evinizi havalandırın!

Evin içindeki havanın nemi ve temiz hava da hastalıklardan korunmada önemli rol oynar. Evin içindeki havanın değişimi için evler her gün birkaç kez 10-15 dk havalanmalı ve güneş ışığı alınabilmesi sağlanmalıdır.

GENÇLER RÖTUŞLANMIŞ SELFİE FOTOĞRAFLARIYLA ESTETİK YAPTIRMAYA GELİYOR


Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Oygar Aytekin, sosyal medya araçlarında çekici ve güzel görünme arzusunun insanları estetik yaptırmaya yönlendirdiğini söyledi ve ekledi: “2017 yılında yapılan bir anket çalışmasına katılanların yarısı ‘selfie fotoğraflarında daha iyi görünmek amacıyla’ estetik cerrahiye başvurduklarını belirtmiş. Muhtemelen bu oran günümüzde artmıştır. Estetik cerrahi için muayeneye gelen hastaların büyük bir çoğunluğu, özellikle 20 – 25 yaş arası olan grup, yanında rötuşlanmış selfie fotoğraflarını getirerek danışıyor.”

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Oygar Aytekin, 2020 yılına damga vuracak estetik trendleri üzerine konuştu. Oygar Aytekin geçtiğimiz yıllarda en çok yaptırılan estetik uygulamalar arasında öne çıkanların meme ve burun estetiği olduğunu, bu senede yine en çok tercih edilenler arasında bu uygulamaların başı çekeceğini ifade etti.

Göz kapağı ve kepçe kulak estetiğinde bir yükseliş olacağına dikkat çeken Aytekin, “Tüm uygulamalarda gelişen normalleşme ve yadırgamama akımının yansıması olarak karşımıza çıkabileceği gibi, vajina ile vulvanın güzelleştirilmesi ve penis kalınlaştırma gibi genital estetikler de ivmeyi arttırabilir.” dedi. Gençlerin özel hayatlarında sadece burun veya yanağın önemli olmadığını, meme gibi diğer cinsel bölgelerin de çok önemli olduğunu farkına vardıklarının altını çizdi.

2020’de yüz estetiğinde özellikle hyaluronik asit satürasyonunun ve PRP rejenerasyon uygulamalarının cilt kalitesindeki öneminin anlaşılacağını belirten Aytekin, “Kalitesiz kumaştan iyi kıyafet dikemezsiniz! Germe ameliyatları cilt kalitesini arttırmaz. Bu amaçla HA ve PRP uygulamaları kaçınılmazdır. Bununla beraber yüz germeyi düşünmenin yarattığı korkuların gittikçe azaldığını görüyoruz. Çeşitli dolgular ve botoksu tercih etmekten de asla vazgeçemeyeceğiz gibi görünüyor.” açıklamasında bulundu.

 

 

Çalışanlarda, bel sağlığını korumanın 7 anahtar noktası

Bel ağrısı, genel inanışın aksine sadece ağır işlerle uğraşan mesleklerde değil, ofis çalışanlarında da sıklıkla görülmektedir. Özellikle kadınlarda görülme olasılığı, erkeklere göre çok daha yüksektir. Bu ağrılara, genellikle düzgün spor alışkanlığı olmayan çalışanlarda, daha sık rastlanmaktadır.

Bel ağrısı sebeplerini değerlendiren Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları söyledi:

“Aşırı zorlayıcı yüklerin altına girmek ve fiziksel olarak kendimizi aşırı zorlamak bel ağrısının öncelikli nedenlerinden birisidir. Tekrarlayıcı hareketler, özellikle ofis sandalyelerinde yapılan sağa sola dönmeler yada öne arkaya aşırı uzanmalar, bel ağrısının diğer nedenlerindendir. Ayrıca inaktivite, yani uzun süre aynı pozisyonda çalışmak da bel bölgesini olumsuz etkilemektedir” dedi.

Bel sağlığını korumak için yapılmasını gerekenleri anlatan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları anlattı:

1-Ağır işlerde çalışanlar için mutlaka bel bölgesini kuvvetlendiren kuvvet egzersizleri ve bölgedeki kasları gevşeten germe hareketleri önemlidir.

2-Günde yapılacak yarım saatlik yürüyüşler bile, bel ve karın kaslarının uygun gerginlikte kalmalarına faydalı olacaktır.

3-Aşırı kilo, kas zayıflıkları kadar bel bölgesine aşırı yük bindiren bir sorundur ve kilo kontrolü bel sağlığı için önemlidir.

4-Ofis masasının ve sandalyesinin ergonomik yapısı gün boyu bize yardımcı olan yada bizi yoran yapıda olabilir. Uygun sandalye yüksekliği, bel için önemlidir.

5-Aşırı yoğun ofis ortamlarında çalışanlar, sıklıkla uzun saatler masalarına bağlı hareketsiz bir şekilde çalışmaktadırlar. Oysaki, saatte bir ofis içerisinde atılacak bir tur bile, kaslarımızı ve eklemlerimizi rahatlatacaktır.

6-Kadınlarda ayakkabı topuk yükseklikleri de bele aşırı yük bindirebilmektedir. Ayakkabılar ne aşırı yüksek, nede aşırı düz olmamalıdır, ikisi de bele ve sırta aşırı yük bindirebilir.

7-Aşırı koruyucu olmakta, vücudumuza bazen gereğinden fazla iş yükü bindirebilmektedir. Burada önemli olan, ne aşırı gevşek, nede aşırı sert bir duruşa vücudumuzu zorlamamaktır. Sadece onu iyi dinlememiz bize yeterlidir.

BAYINDIR SAĞLIK GRUBU, 32. SAMSUNG BOĞAZİÇİ KITALARARASI YÜZME YARIŞININ

BU YIL DA SAĞLIK SPONSORU OLDU

Asya ve Avrupa kıtalarını kulaçlarla birbirine bağlayarak,  dünyanın 60  ülkesinden binlerce sporcuyu bir kez daha bir araya getirecek 32. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’na, Türkiye İş Bankası iştiraklerinden Bayındır Sağlık Grubu 4’üncü kez sağlık sponsoru oldu. Spor bilincinin toplumda daha fazla yer bulması ve sağlıklı nesiller yaratılması için atılacak her kulaç, Bayındır Sağlık Grubu’nun kaliteli sağlık hizmeti güvencesi altında olacak.

Türkiye’de sağlık sektörünün öncülerinden olan Bayındır Sağlık Grubu, 32. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nın dördüncü kez sağlık sponsoru oldu. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından 12 Temmuz 2020’de, 32’inci kez düzenlenecek olan Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda, Bayındır Sağlık Grubu, alanında uzman sağlık personelinin sunduğu kaliteli sağlık hizmetini sporcularla buluşturacak.

Büyük yarış öncesinde de  seçme yarışlarında da, sporcuların yanında olacak olan Bayındır Sağlık Grubu, yarış günü hem sporculara hem de yarışmayı takip eden izleyicilere sağlık hizmeti sunacaktır. İki tam donanımlı sağlık çadırı, alanında uzman sağlık ekibi ve ambulansları ile tüm sağlık sorunlarına anında yanıt verecektir. Bayındır Sağlık Grubu, yarışma boyunca Kuruçeşme Parkı’nda ülkemizden ve yurtdışından gelen sporcu ve misafirlerimize kaliteli ve güvenilir sağlık hizmeti sunacaktır.

Gelecek nesillere spor bilincini aşılamanın yanı sıra Türkiye’nin ve İstanbul’un tanıtımında büyük rol oynayan organizasyona destek vermekten ötürü büyük mutluluk duyduklarını belirten Türkiye İş Bankası iştiraklerinden Bayındır Sağlık Grubu Genel Müdürü Sezai Sevgin, “Tıp biliminde tedavinin önemli bir yeri olduğu kadar koruyucu ve önleyici sağlık çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Bayındır Sağlık Grubu olarak hastalarımıza 28 yıldır kaliteli sağlık hizmeti sunarken, aynı zamanda sağlıklı nesiller yetiştirmek için de koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine ilişkin çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle aktif bir yaşam tarzının ve sporun gündelik hayatın bir parçası haline getirilmesi ile daha sağlıklı yaşamak mümkün. Benim de 8 yıldır yarışmacı olarak katıldığım, bir açık deniz stratejik performans yarışı olan, rüzgarın ve akıntının yön ve şiddetine göre her sene ayrı bir deneyim barındıran ve spor bilincinin yaygınlaşmasına katkılar sunan 32. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nın bu yıl da sağlık sponsoru olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’de dünyanın 60 ülkesinden binlerce sporcuyu misafir edeceğimiz, ülkemizin en önemli spor etkinliklerinden biri olan bu organizasyonda, tüm sporcularımızın ve yarışmayı izleyecek misafirlerimizin sağlığı bizlere emanet.’’ şeklinde konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 5
  • Android --> 8
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans