YENİ NESİL BİZİ TANMIYOR!...
Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazret’leri, İrtihal-i Bekâ buyurduğu, 16 Eylül 1959 tarihine kadar, Tarîkat-i Nakşibendiyye-i aliyye’nin Sahib-i Zamanı, Mürşid-i Kâmil ve Mükemmil, Medâr Mürşid ve Müceddidi olarak, Türkiye’mizde,Balkanlarda ve diğer gönül coğrafyalarımızda,Tarîkat-i Nakşibendiyye-i aliyye’nin yaygın olduğu, Türkuistan’da, aşağı kıt’a, Hindistan ve Pakistan’da, Tarîkat-i Nakşibendiyye-i aliyye’nin, Silsile-i Zeheb- Silsilye-i Saâdât’ının 33 ve son halkası olarak tanınıyordu.
İrtihalinden sonra, Bizzat v eya bil’vâsıta, hızlandırılmış,Süleyman Efendie Hazret’lerine has, Tedris Sisteminde yetişen, onbinlerce talebesi, 1950’li yıllardan i’tibaren, Diyanet İşleri Reisliği bünyesinde, müftü, vaiz, imam-Hatip, Kur’ân Kursu muallimi, müezzen-kayyım olarak vazife yapmaya başlamışlardı.Efendi Hazret’lerinin intihalinden 11 yıl sonra, 1970’li yılların başlarına gelindiğinrde, Diyanet İşleri Reisliği’nin Mearkez ve taşra hizmetlerinde bulunan toplam 39 bin personelden, 29 bini, Süleyman Efendi Hazret’lerinin Medrese’lerinde yetişmiş, talebesiydi. Öyleki, 1965 yılında çıkarılan, 633 sayılı, Diyanetİşleri Reisliği, Kuruluş v e görevleri hakkındaki, kununun meriyyete alınmasından sonra, vekil imam olarak ta’yin edilmiş, asaletleri, 1977 yılında çıkarılan bir-kaç maddelik kanunla kabul edilmiş, vekil imamların sayısı, 14bin kişiydi.Bunlar da, 2000,li, yıllara kadar ümmet-i Muhammed’e din hizmetlisi olarak hizmet ettiler.
Aziz Milletimiz, Süleyman Efendi Hazret’lerini, talebe ve müntesiblerini 2000’li yıllara kadar çok iyi tanıyor, seviyo, hürmet ediyor, takdir ediyordu.
2000’li yıllara kadar, Milletimiz, en hassas dinî mes’ele’lerde,Diyanet İşleri’nin, Diyanet mensuplarının fetvalarına fazla i’tibar etmez, bu hpususta, hele bir de Süleyman Efendi Hazret’lerinin yetiştirdiği hocalara,onun talebesini bir suralım,” derdi. Zira, Süleieyman Efendi Hazret’lerine yüşadığı dönemlerdeki, muârızları bile,” Süleyman Efenidi, Hazret’leri, uyumlu, hoşsohbet birisi, fakat Fazlaca Mteşerri’( Şeriata çokbağlı, asla, şerî’atten ta’viz vermiz,” derdiler. Eğer bugün, Süleyman Efendi Hazret’lerinin talebe ve müntesipleri olduklarını iddia edenlerden ba’zılarında Şer’i Şerif’e muhalif hareket iddisı varsa,bunlar asla, Süleyman Efendi Hazret’lerinin talebe ve müntesibi değillerdir, olamazlar.
2000li, yıllara kadar Aziz Milletimizin gözbebeği gibi baktığı,bu nezîh Câmia’ya bugün başka türlü görülmeye, bakılmaya başlanılmış ise, bugünkü idareciler, evveliyyetle kendilerini hesaba çekmelidirler.” Biz, nerede hata yaptık?!...Demek ki, Süleyman Efendi Hazret’lerini, temsil edemedik, ona layık olamadık, “ diye, özeleştiri yapmaları gerekiyor.
Açıkca söylemek, tebârüz ettirmek mecburiyyetindeyiz ki, Süleyman Efendi Hazret’lerinin zâhirî ve dünyevî tasarruf yılları boyunca, ve kendilerinin teberrüken, “ Sizler İmam-ı Rabbânî Evlâdı’sınız,” diye hitab ettiği,Evlâd’ının, Süleyman Efeindi Hazret’lerinin talebe ve müntesiblerinin,ömürleri boyunca mücadele ettikleri, küfr’ün merkezi, Devlet-i aliyye’mizi, inkıraza sürükleyen, maddî- Ma’nevî, Millî- Dînî, bütün değerlerimizi yok eden,Selanik’te,Yahûdî, Ermeni, Rum ve gayri Millî unsurlar tarafından kurulmuş, İttihad ve Terakkî Cemi’yyeti’nin bakiyesi ve devamı olan, bir siyâî teşekküle, siyâsî körlük,yaşadığı devrin gerçem ma’nada siyâsetini okuyamamak,- ki, siyâsî körlük sebebiyle, yaşadığı devrin siyâseti’ni doğru okuyamayanların, ne kendilerine,ne câmia ve cemaatlerine ve ne de dine faydaları dokunur.
Bu vahîm hata, Aziz Milletimizle, C âmia arasındaki ipleri ma’alesef, koparmıştır. Ne denilmiş? Süleymaniye Cami’i’ni yıkmak için, bir balyöz ve iki ırgat yeter. Fakat, Süleymaniye’yi yeniden inşa için, bir KânûnÎ, Sultan Süleyman bir de Mi’mârân-i Cihan, Koca Sinan’a ihtiyaç vardır.
Hazret-i Üstazımızın inşa ettiği, Zeberced ve Kibrit-i Ahmer’den Mücellâ ve Musaffâ Sarayı,Merhum,Kemal Bey Ağabey, Kemal Kacar,ve yakın arkadaşları i’tina ile muhafaza ettiler. Ne varki,2000’li yıllardan sonrea gelen,zaman szaman kullandıkları balyözlerle buj muhteşem Sarayı hâk ile yeksân ettiler.
Süleyman Efendi Hazret’lerinin hakîkî talebe ve müntesipleri olarak ömrümüz vefa ettiği müddetçe, Süleyman Efendi Hazret’lerini temsil etmeye,onun sünnetleri tecdid ve ihya azmini ve gayretini devam ettirmeye, zuhur eden bid’atlerle mücadeleye devam edeceğimizi tekrarlar, Süleyman Efendi Hazretlerini, tecdid ve ihya yolunu, talebe vemüntesiblerieni tanıtmaya devam edeceğiz. Rabbim, Yardımcımız olsun...