1984 yılı Bulgaristan’da yaşayan Türkler için büyük acıların yaşandığı çok korkunç yıllardır. O günkü Bulgar devlet yöneticileri Türk-Müslüman azınlığa işkenceli asimilasyon yani Bulgarlaştırma politikası uyguladılar. Türkler’in malları ellerinden alındı, isimleri değiştirildi, zindanlara atıldılar, tecavüze uğradılar, okullarda baskı ve aşağılanma yapıldı. İsimlerini değiştirmeyenler işkence gördüler, sürgüne gönderildiler. Hatta mezar taşlarında bile isimler değiştirilip Bulgar isimler yazıldı.
Böyle yaşamak, bazı toplumlar için sadece nefes almak olabilirdi, Amma Türk Milleti ve fertleri bu dünyada yaşamak onur ve şerefle dolu bir yaşam sürdürmektir. Türkler’in Bulgarlaştırılmasına yani asimilasyonuna karşı çıkan Türk erkeği, Türk kadını oldu. Bu anlamda, Türk kadını, tarihin her döneminde cesareti ve direnciyle öne çıkmış, yaşadığı zorluklara meydan okumuştur. İşte bu cesur kadınlardan biri de 1984 yılında Bulgaristan'da tankların üstüne çıkarak halkı cesaretlendiren Hüsniye Emin Atasoy'dur.
Kırcaali Mestanlı'dan olan Hüsniye Emin Atasoy, o dönemde yaşanan zorbalıklara karşı dik duruş sergileyerek tutuklanmış ve Belene Kampı'na gönderilmiştir. Bu zorlu süreçte, ailesinden uzakta, çeşitli işkencelere ve zulme maruz kalmıştır. Derin dondurucuya atılır, öldüğü var sayılarak morga bile gönderilir. Ancak asla pes etmemiş, onca işkenceye rağmen ismini değiştirmeyi reddetmiştir.
Mestanlı meydanında bir miting yapılır. Katılımcılar, yerel parti yetkilileriyle konuşmak üzere bir heyet oluşturur. Bu heyetin içinde genç bir kadın da yer alır. Bu, ismini Bulgaristan Türk tarihine “adını değiştirmeyen tek Türk” olarak yazdıracak Hüsniye Atasoy’dur. Kalabalık, yanıt olarak karşılarında silahlı güvenlik güçlerini görür. Hüsniye hanım, diğer heyet üyeleriyle birlikte tutuklanır, ardından da cezaevine gönderilir. Belene’de kadınlara ait koğuş olmadığı için Plevne cezaevinde yatar.
Orada kaldığı süre boyunca ailesinden hiç kimse nerede olduğunu bilmez, bin bir türlü zulüm ve işkencelere maruz kalır (derin dondurucuya atılır, öldüğü var sayılarak morga gönderilir). "Bir isim için bunca uğraşılır mı? Bunca baskılara, işkence ve yokluklara katlanılır mı? Ver adını, bitsin, gitsin!” denir ama isim değiştirme dilekçesini imzalamaz. Ve adını vermeyen tek Türk olur...
Kırcaali Mestanlı'dan Hüsniye Emin Atasoy, 27 Aralık 1984'te tutuklanarak önce Belene Kampına gönderilir. Belene’de kadınlara ait koğuş olmadığı için Plevne cezaevinde 5 ay kalır. İlk sınır dışı edilenler arasındadır. Bursa’ya yerleşir. Bursa, ona kucak açar! Hemşerilerinin saygı ve sevgisini zaten çoktan kazanmıştır. Ona sıcak bir yuva da bağışlarlar...
6 Kasım 1998 günü Bulgaristan Başbakanı İvan Kostov Bursa'da Hüsniye ablaya yaklaşıp, eğilip elini öper:
“Başınıza gelenlerden dolayı Bulgaristan halkı adına sizlerden özür dilerim!’ der...
Bulgaristan topraklarında yüzyıldan fazla süren zorunlu asimilasyona karşı verilen çetin mücadelede Türk-Müslüman kadınları bazen ön saflarda, bazen erkeklerle yan yana yer almış, bazen de eşlerinin, babalarının, kardeşlerinin en önemli destekçileri ve koruyucuları olmuştur. Eşsiz, babasız, kardeşsiz kalan kadınlar ailelerine sahip çıkabilmek, çocuklarını iyi yetiştirebilmek ve onlara Türklük bilincini aşılayabilmek için çok zor şartlarda ve gözetim altında var güçleriyle çalışmışlardır. Direniş sırasında hayatını feda eden, hapis ve sürgünle cezalandırıldığı halde boyun eğmeyen kahraman kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın sayısı az değildir. Tarihin her döneminde Türk kadının kahramanlık hikayeleri vardır.Bu hikayeleri gençlerimize öğreterek Türklük şuuru vermeliyiz. Bu yüzden; “Hüsniye Analar ismiyle anılmalı ve unutulmamalıdır. Bir okula, bir sokağa ismi verilmeli. Kahramanlığı nesilden nesile anlatılmalıdır.
Gördüğü işkencelerin verdiği acılara dayanmayan Hüsniye Hanım 11 Aralık 2004 yılında 58 yaşında girdiği bunalım sonucu kendini yakarak aramızdan ayrıldı.
Türk kadınının onurlu ve şerefli duruşunun simgesi, 1984'de tankların üstüne çıkarak kalabalığa seslenerek ve insanları cesaretlendiren; "adını değiştirmeyen tek Türk kadını” Hüsniye Emine Atasoy'u aramızdan ayrılışının 21. yılında saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.