Bu hafta takımlarımızın Avrupa’da sınavları vardı. Galatasaray, Belçika temsilcisi Union Saint-Gilloise’yı, Fenerbahçe de Macar ekibi Ferençvaroş’u konuk ederken, Samsunspor ise İzlanda deplasmanındaydı.

Kağıt üzerinde, hem Galatasaray’ın hem de Fenerbahçe’nin rakibi, amiyane tabirle ‘kolay lokma’ gibi gözükse de, maçların kağıt üzerinde değil sahada oynanarak kazanıldığı gerçeğine tanıklık etme durumunda kaldık.

Galatasaray, Union karşısında, ‘saman alevi’ gibi parlayıp sönen, anlık performanslar gösterdiği anlar haricinde adeta 90 dakika boyunca ‘havaya yumruk salladı.’ Singo, Lemina, Yunus, Kaan Ayhan ve Osimhen’in sakat olduğu, sakatlıktan yeni çıkan İlkay Gündoğan, Sane, Sara ve İcardi’nin adı vaır kendi yok olduğu maça, bir de Jakobs’un bilindik sakatlığını eklediğimizde, maçı domine etmek zor oluyor elbette.

Union SG, Şampiyonlar Ligi’nde en dikine oynayan, geçişi en az pas ve en yüksek hızda yapan takımlardan bir tanesi. Ki, Galatatasaray’a attıkları gol bunun en büyük göstergesi.

Adamlar topu Galatasaray’a bırakıp geçiş oyunu oynadılar...

Galatasaray’ın Osimhen’li ve Osimhen’siz oyunu arasında dağlar kadar fark var.

Osimhen inanılmaz fiziksel yapısına hırsını da ekleyince, ön alanda Yunus, Barış gibi oyuncularda o prese katılınca, Lemina da oyunu daraltınca, Galatasaray farklı bir takım kimliğine bürünüyor.

Sonuçta, Liverpool’u geçen, Bodo ve Ajax’a üçer gol atan Cim Bom, çıkışta olan Belçika takımına, “Dur” diyemiyor ve evinde şok bir yenilgi alıyor.

Ya Fenerbahçe? Sarı Lacivertlilerin, Galatasaray’a nazaran bir tık daha iyi oynadığını söyleyebiliriz. Ancak, Nice ve Stuttgart’ı yenince Ferençvaroş’u da yenmesini bekliyorsunuz değil mi? Ne yazık ki, ‘düşler ve gerçekler ayrı ayrı’ yaşıyor. Macar takımı da çok koşan bir takım. Birçok pozisyonda Fenerbahçe’yi zorladı. Hele ki yenen gol facia ötesi, amatör maçta bile, rakip bu kadar boş bırakılmaz. Talisca’nın golü olmasa, “Yandı gülüm keten helva…”

Konferans Ligindeki başarılı temsilcimiz Samsunspor, yenilgisiz ve hatta gol dahi yemeden gittiği İzlanda’da, Breidablik karşısında ilk puanlarını yitirip, kalesinde ilk golleri de gördü. -10 santigrat derecede oynanan maçta rakibine üstünlük kurmasına karşın, atakları sonlandırmakta zorluklar yaşayan Kırmızı Beyazlı takım grup liderliği unvanını korudu. Umarım bu aşamayı lider olarak da tamamlar.

Peki sonuç? Ardı ardına iki Avrupa maç haftasında üçte üç yaparak göğsümüzü kabartan takımlarımız bu son maç haftasını, iki beraberlik ve bir yenilgiyle kapattı. Yani iki haftalık ‘Peri masalı’ bitti ve yerini, hayatın gerçekleri aldı.

Hoşçakalın.