DUHÂ SÛRESİ VE SEBEBİ NÜZÛLÜ!...
“ Kuşluk vaktine ve sükûnete erdiğinde gece’ye yemin ederim ki, Rabbi’n seni bırakmadı ve sana darılmadı. Gerçekten senin için âhiret dünya’dan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnud olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış olup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi? Öyleyse yetimi sakın ezme, el açıp isteyeni de sakın azarlama. Ve Rabbi’nin ni’metini minnet ve şükranla an.” (Duhâ /93/ 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11)
Mütekaddimîn ve Müteahhirîn Müfessir’ler, Bu Sure’nin sebebi nüzûlü hakkında,2 Ne zamanki, Cibrîl-ü Emîn biur müddeit vahiy hususunda gecikmişti de, müşrik’ler, “ Allah, Muhammed’e darıldı ve onu terk etti,” diye yaygara kopardılar. Denildi ki,: Kureyş eşrafından, Harb’in kızı, Ebû Süfyan bin Harb’in kız kardeşi,Hazreti Muaviye radiya’llâ anh’in halası ve Ebû Leheb’in karısı, cehenneme odun taşıyıcı, cehennem odunu, Ümmü Cemîl, Resûlu’llâh Efendimize gelerek, “ Yâ Muhammed! Şeytanı’nı göremiyorum, artık seni terketti,” diye hezeyanda bulundu.
Südâ, Vahiy 40 gece gecimişti de, durumu Zevcesi, Hazreti Hadîcetü’l-Kübrâ radya’llâhu anhâ’ya söyleyince, Hazreti Hadîce, “ ihtimalki, Rabbin seni unuttu ya da terk’etti,” demişti.
Hasen’den rivâyete göre ise, Vahiy geçikince, Zevcesi, Hadîce’ye,” Rabbim beni terk’etti ve darıldı,” dediğinde, Hadîcetü’l-Kübrâ, “ Hayır! Asla öyle değil, Seni Hak Peygamber olarak gönderen Allah(a yemin ederim ki,Sana güzellikler ihsan eden güzelliklerle başlayan Allah ihmal murad etmiştir,” dedi.
Vahy’in gecikme ve kesilme müddeti hakkında müfessirler ihtilâf etmişlerdir. İbn-i Cüreyh, on iki gün, Kelebî, on beş gün, İbn-i Abbas radiya’llâhu anhümâ, yirmi beş gün, Südâ ve Mukâtil, yirmi beş gün olduğunu söylemişlerdir.
Müfessir’ler, muayyen bir müddet, vahy’in gecikmesi ve inkı’tası ‘nın sebebi hakkında da ihtilaf et mişlerdir.
Ekserî müfessir’lere göre, Yahûdî’ler Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimize, Ruh, Zi’l-Karneyn ve Ashab-ı Keyf’i sordular da, Resûlu’llâh Efendimiz, li’hikmetin, “ İnşâ Allâh!” demeyi unuttu ve “ Yarın haber veririm,” buyurduğu için,
İbn-i Zeyd, asıl sebeb, Gözbebeği, sevgili torunları hasan ve nüselyin için eve bir yavru köpek alınmıştı. Cibrîl-ü Emîn indiğinde, Resûlu’llâh Efendimiz kendisine serzenişte bulununca, Cebrail aleyhisselâm, “Ey Allah’ın Resûlü! Bilmiyormusun ki, biz, melekler içinde kelp(köpek) ve suret olan evlere girmeyiz.”
Rivâyet olunduğuna göre Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem: Cibrîl-ü Emîn’e, “ Seni çok özledim, niçin bana gelmedin? Diye sorduğunda, Cibrîl-ü Emîn, ben de seni senden beni özlediğinden daha fazla özledim, ama, ben me’mur bir kulum,” dedikten sonra,”Biz, ancak Rabbi’nin emriyle ineriz.Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aid’dir. Senin Rabbin unutkan değildir,” Meâlindeki, Meryem Suresinin /19/64) âyet-i Kerimesini okudu.
KUR’ÂN-I KERİM’DE EN SON NAZİL, SÛRE VE ÂYET’LER: Kur’ân-ı Kerium’in, üç âyetten müteşekkil en kısa surelerden, 110. Sure, Nasr Serisi ki, meâli âlîsi, “ Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük, Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbi’ne hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbe’leri çok kabul edendir,” Mekke’nin feth’inden evvel nazil olmuştur. Mekke’nin feth’inden sonra nazil olduğunu söyleyenler de varıdr. Mâverdî, Resûl-i Zişân Efendimiz bu Sure nazil olduktan sonra tesbih ve istiğfara mütemâdiyen devam ederek altmış gün yaşamıştır,” diyor. Mukâtil ise, “ bu Sure nazil olduktan sonra bir sene yaşamıştır,” der.
Sonra, Mâide Suresi’nin( 5/3) âyeti kerimesi ik, meâli âlisi,” Bugün size dininizi ikmâl ettim, üzerinize ni’metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’I beğendim.” Bu âyet nazil olduktan sonra Peygamber’imiz, 80 gün yaşamıştır.
Bundan sonra, Nisâ Suresi’nin (4/176). Kelâle âyeti nazil olmuş,Bu âyetin nüzûlünden 50 gün sonra Peygamber’imiz ebediyyete intikal buyurmuştur.
Bundan sonra, meâl-i Âlîsi,” Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” Olan Tevbe Suresi’nin ( 9/128). Âyet-i Kerimesi nazil olmuş, Sevgili Peygamber’imiz bu âyet-i Celîle’nin nüzûlün’den 35 gün sonra Refîk-ı Âlâ’ya yükselmiştir. Daha sonra, Kur’ân-ı Kerim’in en son nâzil olan âyet-i Kerimesi ki, Bakara Suresi, ( 2/ 281). Âyet-i Kerimesi ki, meâl-i âlî’si şöyledir: “ Allah’a döndürüleceğiniz, sonra da herkese hak ettiğinin eksiksiz verileceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden sakınınız.”
Sevgili Peygamber’imiz bu âyet-i Kerime’nin nüzûlünden sonra on bir gün, başka bir rivâyete göre, yedi gün yaşamıştır. Filhakîka bu hususların ne keyfiyyete vuku’ bulduğunu en iyi, Allâhu Te’âLâ ve Te’kaddes Hazret’leri bilir...