İlk yazıma, Yeni Çağrı ailesine katılmanın vermiş olduğu heyecan ve mutluluk ile başlıyorum. Bana bu sorumluluğu ve görevi veren herkese çok teşekkür ediyorum. Sizlerle ilk buluşmam olduğu için, önce çok kısa kendimi tanıtmak isterim. 1987 Çanakkale doğumluyum, makine mühendisiyim ve Balıkesir ‘de İşbir Holding ‘in, İşbir Sentetik Fabrikası ‘nda çalışmaktayım.

Uzun yıllardır kitap okuyor ancak yazmıyordum. İki yıl önce Knarr Kitap Kulübü adı altında İnstagram ‘da bir kitap kulübü kurdum ve kitaplarla ilgili inceleme yazıları yazmaya başladım. Kitap kulübümde her üç haftada bir, bir kitap okuyup, bu kitabı online toplantılarda ekip olarak değerlendiriyor ve konuşuyoruz. Toplantılara iş dünyasından insanlar, televizyon dünyasından insanlar ve yazarları da konuk ediyoruz. İşte bu vesile ile tanıştığım kıymetli yazar Hülya Habbabe sayesinde de kendimi Yeni Çağrı ailesinde buldum. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Siz değerli okurları, bana ayrılan bu köşede yapacağım kitap inceleme yazılarım ve yazarlar ile buluşturacağım. Sizlerle aramdaki dostluğun bugün itibariyle başlaması ve sonsuza kadar devam etmesi dileğimle.

Matt Haig ‘in yaşamına dair

1975 İngiltere doğumlu olan yazar Matt Haig, Hull Üniversitesi ‘nde İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimini almıştır. Roman ve çocuk kitapları yazmaktadır. Ayrıca senarist olarak da çalışmaktadır. Çok okunan ve edebiyat dünyasının başarılı yazarlarındandır. Eserleri birçok dilde yayınlanmıştır.  48 yaşında olan yazar, Brighton ‘da eşi, iki çocuğu ve bir köpeği ile beraber hayatını sürdürmektedir.

Matt Haig romanlarında depresyonu, intiharı, yaşamın kıymetini ve yaşama tutunma çabalarını konu alan yazılar okumanız kaçınılmaz oluyor. Çünkü yazar yirmi dört yaşında bir zihinsel çöküntü dönemine giriyor. Doktoru tarafından kendisine, intihara eğilimli depresyon, hiperaktivite bozukluğu ve ağır anksiyete teşhisi konuluyor. Daha sonra ise yazar kendini uçurumun eşiğinden kurtarıp, hayata yeniden tutunuyor.

Yazarın çok okunan eserlerinden bazıları, Zamanı Durdurmanın Yolları, İnsanlar, Yaşama Tutunmak İçin Nedenler, Ölü Babalar Kulübü ve bu yazımda incelemeye alacağım Gece Yarısı Kütüphanesi.

Gece Yarısı Kütüphanesi

İnsan hayatında keşkeler hiç bitmez. Ömrümüz pişmanlıklarımız ve vicdan azaplarımız ile kum saatinin içindeki kumlar gibi saatin üst kısmından, alt kısmına akmaya devam eder. Hayat bu kadar hızlı akıp giderken, kimisi yaptığı okul tercihine, kimisi seçtiği işe, kimisi yaptığı evliliğe, kimisi ekonomik alanda yaptığı bir yatırıma, kimisi de belki önüne gelen bir fırsatı değerlendirmedim diye pişmanlık duyar.  Peki sizce de yaptığımız bu tercihler gerçekten pişmanlık duyulacak ve ömür boyu vicdan azabı çekmemize neden olacak yaşamlar mıdır? 

İşte Matt Haig ‘de bu kitabında, yaşayamadığımız, yaşamayı hayal ettiğimiz ve pişman olduğumuz geçmişimizin, aslında hiç de düşündüğümüz gibi pişmanlıklarla dolu olmadığını anlatıyor.

Gece Yarısı Kütüphanesi ‘nde kitabın protagonisti Nora Seed intihar düşüncesiyle kendisini yaşamla ölüm arasında bir kütüphanede bulur. Bu kütüphanede seçeceği her bir kitap daha önce yaşamak isteyip de yaşayamadığı hayatlar olacaktır.  Ancak hangi kitabı seçerse seçsin, hangi hayatı yaşarsa yaşasın, deneyimlediği hiçbir yaşam, kök yaşamı gibi olmayacaktır. En sonunda ise intihardan vazgeçerek, hayatın ve kök yaşamın güzelliğine, kıymetine varacaktır.

Matt Haig, gençlik yıllarında önce intiharı düşünüp sonrasında ise pişmanlıklarından vazgeçip, hayata tutunarak, yaşamın kıymetini anlamasını ve bu psikolojiyi Nora Seed ‘in üzerinden Gece Yarısı Kütüphanesi romanıyla okuyucusu ile buluşturmuş.

Kesinlikle okunması gereken, özellikle hayatta pişmanlıklar ve vicdan azabı yaşayanlar için belki de bir baş ucu kitabı olabilecek, bir solukta bitireceğiniz bir eser.

Unutmayın, yapamadıklarımıza üzülerek başarı gelmez. Bazen hayat zannettiğimiz gibi çıkmayabilir ve öğrenmenin tek yolu da yaşamaktır. Hiçbiri pişmanlık değil, aksine öğrenilmiş tecrübelerdir. Dolayısı ile yapamadıklarımıza değil, yapmak istediklerimize odaklanırsak, hayat zaten mutluluklar ve başarılarla bizim olacaktır. Hayallerinizin peşinden gitmeniz için hiçbir zaman geç değildir.

Yazımı, Matt Haig ‘in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabından aldığım çok güzel bir alıntıyla bitirmek isterim.

‘’ Kaçıp gitmek istediğiniz yerin, kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı.’’

Çok okuyun, kitapla ve sevgiyle kalın…