Tanımlayamadığımız bir şeyi asla çözümleyemeyiz. Dolayısı ile gelin işe önce stresi tanımlamakla başlayalım. Vücudun iç ve dış uyarıcılara karşı verdiği içsel tepkiye, stres diyoruz.

Aslında biraz stres olmak, stresi hissetmek kötü bir şey değildir, hatta iyi yanı bile vardır. “Nasıl yani, sen delirdin mi?” dediğinizi duyar gibiyim. Stres, olası tehlikeyi algılayıp reaksiyona geçmemizi sağlar ve bu durum tam anlamıyla bizi hayatta tutan bir süreçtir. Hareketli ve taze kalabilmek için belirli bir düzeyde strese vücudun ihtiyacı vardır. Dolayısı ile biraz stres iyidir ancak bu durumu yönetebilmek, bunun içinde farkındalık sahibi olmak önemlidir.

Stres nasıl zarar vermeye başlar? Olmadık yerlerde kendini strese sokarsan, işte bu durum sana zarar vermeye başlayacaktır. Güzel zamanlarında, keyifli anlarında sizi strese sokacak şeyleri düşünmeyin ve o anların tadını çıkarın. Bir sonraki gün işinizde yapmanız gereken bir konuyu keyifli zamanlarınıza katarsanız, işte bu stres size zarar veren stres olarak karşınıza çıkacaktır. Çünkü hem o keyifli anlarınızı mahvederken hem de sizin bu durumunuzdan dolayı, etrafınızda bulunanların da keyfini kaçıracaksınız.

Bazı durumlarda kendinizi çok gergin hissedebilir ve anlık olarak stres seviyeniz yüksek bir durumda bulunabilirsiniz. Bu anlarda da kısa vadede rahatlatıcı tekniklere başvurabilirsiniz. Bir bebeğin ya da kedi, köpeğin nefes alması gibi, diyaframı kullanarak doğru bir nefes alıp vermek ve bu nefese odaklanabilmek bunun en basit tekniklerindendir. Ve gün sonunda o gün içinde yüksek bir stres yaşamana sebep olan o olay için “Bundan beş sene sonra bu strese nasıl bakacağım?” sorusunu kendine sorarak, iç sesini mutlaka dinle.

Genellikle çoğumuz yüksek stresi iş hayatımızda yaşarız. Yapmamız gereken bir işten kaçmak, hiç çalışmamak ya da sürekli bunun üzerine odaklanmak stres düzeyimizi artıran faktörlerdendir. En doğrusu ise düzenli ve belirli aralıklarla molalar vererek, ardından merdivenin basamaklarını bir bir çıkmaktır.

Andre Maurois:

“Dinlenme sanatı, çalışma sanatının önemli bir parçasıdır.”

Matt Haig:

“Dinlenmeye hiç zamanınız olmadığını hissettiğiniz an, dinlenmek için en fazla zaman yaratmanız gereken andır.”

Harry Emerson Fosdick:

“Dinlenemeyen, çalışamaz; bırakamayan, tutunamaz; ayak basamayan, ilerleyemez.”

Stresi azaltmanın en kolay yöntemlerinden birisi de yine gün sonunda yapacağımız yürüyüş, koşu ya da kısa egzersizlerdir. Kendinizi şarj etmenizin en kolay yollarından birisidir. Tabii en önemli kısım da sağlıklı bir uykudur. Stresi azaltmak için vücudun kaliteli bir uykuya ihtiyacı vardır. Bunun için de düzenli uyku saati oluşturmak, uyku ortamının huzurlu olması, uyumadan en az bir saat önce elektronik cihazlardan uzaklaşmak dikkat edilmesi gereken kısımlardır.

Melatonin, uyku ritminin düzenlenmesinin yanı sıra bağışıklık sisteminin güçlenmesi, vücut ısısının ayarlanması ve hücre yenilenmesi gibi biyolojik ve fizyolojik süreçlerde önemli bir rol oynayan hormondur. Lipofilik ya da farklı bir deyişle yağ tipi çözücülerde çözünme yeteneğine sahip olmasından dolayı da bilinen en güçlü antioksidandır. Melatonin hava kararmaya başlayınca salgılanmaya başlasa da vücudun melatonini en sık salgıladığı saatler gece 2-4 arasındadır. Melatoninin verimli salgılanmasında ışığa maruz kalmadan uyumak da çok önemlidir. Dolayısı ile melatonin hormonundan faydalanmak için karanlık bir ortamda ve her gün saati düzenli bir uyku şarttır.

Stresi azaltmak için yine önemli yollardan birisi de iş yaşamı ile iş dışı yaşamınızı dengede tutabilmekten geçiyor. Bunun için de iş dışı yaşamınızda mutlaka bir hobi edinmeniz en önemli detaydır. Fatih Sultan Mehmed’in okuma tutkusu ve bahçıvanlık merakı, Mustafa Kemal Atatürk’ün kitapları ile olan dünyası, büyük liderlerin de kendileriyle kaldıkları zamanlarda bir hobi edindiklerinin örneğidir. Kitap okuyun, kendinize bir dal seçin ve bu dal üzerine kendinizi yetiştirin, hatta bu dalı ilgi alanınızdan etki alanınıza getirecek seviyeye kadar geliştirin, araştırmalar yapın, yazı yazın, günlük tutun, düzenli spor yapın, sabahları erken kalkarak kendinize zaman yaratın, sevdiklerinizle vakit geçirin. İşinizi iş yerinizde bırakarak, dışarıda lütfen kaliteli zaman geçirmeye özen gösterin.

Unutmayın, hobi ile dinlenmek, aklı dinlendirmektir; aklı dinlendirmek ise vücudu dinlendirmenin en iyi yoludur.

Son olarak gelelim stresi eksi seviyelere indirecek yani stres seviyesini düşürecek bilinen o meşhur stres formülüne. Stresi rakamlarla açıklayacak ve bir formüle dökecek olursak:

Stres= Baskılar – Kaynaklar

Baskıların sayısı, kaynaklarınızın sayısından ne kadar fazla ise stres düzeyi o kadar artı bir şiddetle yüksektir. Stres düzeyinizi eksi değerlere getirebilmek için kaynaklarınızın sayısını baskılarınızın sayısından fazla hâle getirmeniz gerekmektedir. Bunun için de stres yaşadığınız konu ne ise, o alanda kendinizi geliştirmeli, yetkinlik matrisinizde kaynaklarınızın sayısını artırmalısınız. Bilgi, beceri ve deneyim seviyenizi artırmalısınız ve bu da sizi tecrübeye götürecektir. Çünkü herkes aynı olayda aynı stresi yaşamaz; o olay için tecrübesi olan her zaman daha az stres yaşar.

Bunu bir örnekle açıklarsak, ben bir iş bulmak istiyorum. Baskılarım 7 adet: Tecrübe eksikliği, o işle ilgili program bilgisi eksikliği, raporlama yeteneği eksikliği, duygusal zekâ eksikliği, yabancı dil eksikliği, network eksikliği, bilgisayar donanımı eksikliği. Kaynaklarım ise 2 adet: Diploma ve iyi ikili ilişkiler. Bu -durumda 7-2 beni + 5 gibi yüksek bir strese sokar.

Senaryoya bir de 180 derece ters taraftan bakalım. Baskılarım 3 adet: Tecrübe eksikliği, raporlama yeteneği eksikliği, duygusal zekâ eksikliği. Kaynaklarım ise 6 adet: Diploma, o işle ilgili program bilgisine sahiplik, iyi bir yabancı dil, stajları verimli kullanarak yaratılan yeterli bir network sahipliği, bilgisayarda Microsoft Office programlarına hakimiyet ve iyi ikili ilişkiler. Bu durumda 3-6 beni – 3 gibi düşük bir strese sokar.

Stresle ilgili bundan sonra söz sizde. Onu yönetmek ve düşük seviyede tutmak tamamen sizin elinizde. Hiç stres olmaması metabolizmaya aykırıdır ancak seviyesi düşük bir stres ise tehlikeyi önceden sezerek, beyne “Bu durumla ilgili reaksiyona geç!” komutunu verir.