Bazen bir insanla tanışırsınız ve hayatınıza bir iz bırakır. Sadece iz bırakmazlar bazen de hayatlarınıza olumlu bir şekilde dokunurlar. Karşılıksız, iyi niyetle. Ve hayatınız boyunca o tarz insanlara büyük bir saygı duyarsınız.

Bu haftaki köşe yazımda sadece bana değil bir çok insanın hayatına unutamayacakları bir dokunuş yapan ve son dönemlerimde de benim hayatıma dokunuş yapan bir sinema aşığı bir dostumdan bahsedeceğim.

Bahsedeceğim kişi ekranların fenomen dizisi “Çukur”da canlandırdığı “Victor” karakteri ile sinema ve dizi dünyasına adım atan ardından TRT Belgesel ekranlarında yayınlanan ve 17 ülkeye satılan “Savaşın Efsaneleri” dizisinde yayınlanan Viking Kralı Guthrum ve Selahaddin Eyyubi bölümlerinde bu karakterlere hayat veren Doğan Barış Yaşar.

Doğan Barış Yaşar bu başarısını adeta taçlandırırcasına kısa bir süre önce yönetmenliğini Guy Ritchie’nin yaptığı başrollerinde Jason Statham dahil olmak üzere birçok ünlü Hollywood yıldızının da rol aldığı “Operation Fortue: Ruse de Guerre, Türkiye’deki yayınlanan ismi ile “Servet Operasyonu” adlı filmde oynama başarısı gösterdi.

Daha sonra kendi imkanları ile sinema filmleri yapmaya başlayan Yaşar geçtiğimiz yıl hem yapımcılığını hem başrolünü üstlendiği “Sen” adlı sinema filmi ile çeşitli uluslararası festivallere katılırken bu festivallerden 8 ödül ile döndü.

Dönüp baktığınızda muhteşem bir başarı. Ama bu tarz başarıları bizim medyamız nedense çok görmez. Onun yerine bir ünlü oyuncumuz herhangi bir festivale katılsa kıyafetiyle veya orada sadece katılımcı olmasıyla haber olurken bizim medyamızın eminim ki ne Doğan Barış Yaşar’dan ne aldığı ödüllerden bihaberdir.

Kendisi ile ilk kez bir sinema filmi setinde tanışma fırsatı buldum. Hiçbir ciddi oyunculuk deneyimim olmamasına rağmen sadece aldığım eğitimlere ve sektöre duyduğum saygıyı ve özlemi bilerek bana yapımcılığını üstlendiği bir sinema filminde başrollerden birisini verdi.

Aslında bana sunduğu sadece bir oyunculuk fırsatı değildi. Bana kendime daha çok güvenmem ve inanmam gerektiğini, katı kabuklarımı kırmayı öğretti. Artık benim için bir üstattan, yönetmenden fazlasıydı. Benim için bir rehber, bir ilham kaynağı…

Sonra bir gün ikinci kez bir sinema filmi teklifi ile geldiğinde gözlerim doldu. “Bu adam nasıl bu kadar donanımlı, naif, hassas ve ince düşünceli olabilir?” dedim içimden. Cevabı Ankara’da aldım. Bizi evinde ağırladığında, onu yetiştiren harika kadını tanıma şansı buldum: Yıldız Yaşar… Her detayıyla sevgi dolu bir ev, samimi bir ortam, sıcak bir ekip… Orada sadece bir projede yer almadım; bir aileye dahil oldum.

Doğan Barış Yaşar, sadece bir oyuncu, yönetmen, senarist ya da müzisyen değil. Aynı zamanda kalplere dokunan bir insan. Kova burcunun yaratıcılığını ve Oğlak burcunun disiplinini taşıyor ama en önemlisi, yaptığı her işi aşkla yapıyor. Bunu “Sen” filmiyle kazandığı 7 ödülden ya da yeni projelerinde gösterdiği özveriden anlamak mümkün.

Bu yazıda minnettarlığımı dile getirmek istiyorum. Sevgili Doğan Barış Yaşar’a, ilk rol arkadaşım Alaaddin Özgünay başta olmak üzere Ahmet Pay’a, bizi evinde misafir eden Ebru Alp ve Aybüke Alp’e, ekibin her bir üyesine ve en önemlisi, bu güzel dostlukların kurulmasında köprü olan ve kalbimde yeri büyük olan, Kamil Hızer hocama sonsuz teşekkürler.

İyi ki tanıdım sizi. Bu hayat yolculuğunda iz bıraktığınız için teşekkür ederim.