AHMED HAMDİ AKSEKİ DİYANET REİSİ OLUNCA!...
AHMED HAMDİ AKSEKİ DİYANET REİSİ OLUNCA!...
Merhum, Ahmed Hamdi Akseki, 1947 yılında, Diyanet İşleri Reisliği’ne ta’yin edilince, Mürşid-i Kâmil ve mükemmil, Medar Mürşid, Müceddid, Süleyman Hilmi Silistrevî (k.s.) Efendi Hazret’leri, Ankara’yı teşrif buyurmuşlar, Diyanet İşleri Reisliği’nde, Merhum, Ahmed Hamdi Akseki’yi ziyaret etti. İki Bahîr, alim’in bu mülakaatında, 1924 yılından i’tibaren, devam edegelen, fetret devri, değerlendirilmiş, bundan sonra neler yapılabileceğine dair ortaya bir vizyon konulmuştur. Bu devirde, Diyanet İşleri Reisliği bünyesinde mahdud sayıda kadro vardı.Hademe-i hayrat, maaş’larını Mazbut ve mülhak vakıflardan alırlardı. Ayrıca, Diyanet İşleri Reisliği, bir Eğitim Kurumu da olmadığı için, Diyanet Kadro’larına ta’yin edilecek, hademe-i hayrat, dışarıdan yetiştirilmeliydi. Fetret döneminin sonlandırılması için aralarında ba’zı tensip kararları alındı. Buna göre, henüz, İlahiyat Fakültesi açılmamış, İmam-Hatip Mektepleri Tedrisata bşlamamış olduğune göre, Mutlaka,bütün şartlar zorlanarak, elemanlar haricen yetiştirilmeliydi. Süleyman Efendi Hazret’leri, Divan-ı Salihîn’de, fetret döneminde, Tecdid, ihya ve irşad’ın yanında, “ Tedris,” ile de vazifelendirildiği için, 1936’dan i’tibaren, çok zor şartlara rağmen, Tedrisat vazifesine devam ediyordu.1936’da, Merhum, Hacı Refik Bürüngüz’ün Gedikpaşa, Azakyokuşunuda bulunan Azak Apartmanı’n bodrum katında, Tesbihci Baba, Murtaza Efendi, Avukat Osman Bey, Hacı Refik bürüngüz, Hacı Mustafa Doğanbey ders okuttuğu talebesiydiler.1940’lı yıllarda, İkamet buyurduğu, Beyceğiz Mahallesinden, Şehzadebaşı Cami’i’nin tam karşısında, Merhum, Kemal Kacar’ın Merhum Pederlerinin maliki olduğu Köşke taşınınca, Şehzade Cami’i’nde, yatsı namazlarından sonra, sabah namazına kadar ders okuturdu. Burada, ders okuyanlar, Merhum, Ali Erol( Beypazarlı, Terzi Ali), Merhum Mehmed Ergin,( Ege Bölgesinde pekçok ilçede müftülük yaptı.1940’lı yılların sonlarında, Vefa’da Taştekneler Cami’i’nde, daha ziyade, Fatih civarında, Üçbaş Medresesi, Merhum, Hacı Fahri Kiğlı’nın yurtlarında kalanlarla, Ermenekli Hacı Saffet Efendi de okumakta olan, Mustafa Yumak, Feyzullah Değerli, İhsan Toksarı, Emin Saraç, Mahmud Hoca ve diğer talebe’ye ders okutmuştur.
Süleyman Efendi Hazretleri, ikamet’lerini Anadolu Yakası, Üsküdar, Çamlıca- Kısıklı’ya nakl buyurduklarında, Taştekneler’de Tedrisatı, bir müddet daha, Merhum, Kemal Kacar devam ettirmişti,Daha sonraki yıllarda, Mustafa Yumak, Feyzullah Değerli ve İhsan Toksarı uzun yılar İstanbul Merkez vaizi olarak hizmet etmişlerdi. Merhum, Ahmed Hamdi Akseki’nin kısa dönem Diyanet İşleri Reisliği,09.01.1951 tarihinide ebediyyete intikalı üzerine, 12.04.1951 tarihinde yerine ta’yin edilen, Merhum, Eyüp Sabri Hayırlıoğlu dönemlerinde, Türkiye çapındaki, tarihî ve BüyüK Cami’i’lere kadro’lar tahsis edildi.Bu arada, Diyanet’in kadrosundaki bütün kadrolu imam’lara, Fahrî, Kur’ân Kursu Muallimliği yetkisi verilmişti. Bu uygulama, Tedrisat hususunda Süleyman Efendi Hazret’lerinin elini çok kuvvetlendirmişti.Günün şartlarına göre çok büyük imkanlar te’min ediyordu. Efendi Hazret’lerinin ikamet buyurduğu, Kısıklı’ya çok yakın, Bulgurlu Köyün’deki Bayrampaşa Cami’i’ne kadro tahsis edilmişti. Talebe’sinden, Mustafa Özaltın’a, “ Mustafa, Üsküdar Müftüsü, İbrahim Edhem Elmalı’ya Selamımı söyle, imtihana katıl, Bayrampaşa Cami’i imam-hatiepliğine talip ol,” ta’limatını verir, Mustafa Özaltın, imtihana girer, kazanır, Bulgurlu Bayrampaşa Cami’i imam-Hatipliğine ta’yin edilir.yine,” Mustafa! İstanbul Müftüsü, Ömer Nasûhî Bilmen, Kadrolu imam-Hatiplere, Kur’ân Kursu mullimliği yetkisi için, mührü, Gönenli Mehmed Efendi’ye( Mehmed Öğütcü) verdi, Gönenli, Kısıklı, Abdullahağa Cami’i’nde Kadınlara va’az için geliyor, Git, benim selamımı söyle, Hazırlanmış yetgi Belgesine ismini soyadını yazar, mühürü basar,” buyurmuştu.Gerçekten de Gönenli,Belge’ye Mustafa Özaltın ismini soy ismini yazdı, mührü bastı ve belge’yi verdi. Artık, Mustafa Özaltın, Bulgurlu Bayrampaşa Cami’i İmam-Hatibi ve Fahrî Kur’ân Kursu Muallimiydi.Bu glişme üzerine, Kısıklı’da, Efendi Hazret’lerinin Ziyarethane’sinde, Merhum, Konyalı, Mustafa Doğanbey tarafından tahsis edilen Küçük Çamlıca’daki Köşk’te, talebe’nin kendi aralarındaki muhaverede, “üçler, yediler ve kırklar,” diye tavsif ettikleri, şimdilerde, E 5 ve Tem Çamlıca bağlantı yolunun altında kalan, Kısıklı’ya takriben 6 km. mesafedeki Kırklar Bağ evinde, onlarca talebe tedrisata başlamıştı. Diğer taraftan, Süleyman Efendi Hazret’leriyle, Merhum, Ahmed Hamdi Akseki arasınd tensip kararıyla kararlaştırıldığı gibi,1950 yılında, ilk müftülük-vaiz’lik imtihanları açıldı. Süleyman Efndi Hazret’lerinin talebesi arasında,bu imtihanlara katılan ve kazanan, ilk ve tek icazet verdiği talebesinden Merhum, Mustafa Çırpanlı Hoca’mızdı.Müftülük- vaiz’lik imtihanları, Merhum, Eyüp Sabri Hayırlıoğlu zamanında da, her altı ayda bir olmak üzere, 1963 yılına kadar devam etmişti.